Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/5353 E. 2012/27021 K. 12.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/5353
KARAR NO : 2012/27021
KARAR TARİHİ : 12.12.2012

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 89/1, 89/2-b, 62, 50/1-d maddeleri gereğince mahkumiyet.

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Her ne kadar 05/12/1994 doğumlu mağdurun 11/02/2008 tarihinde kolluk görevlileri tarafından vekil hazır bulundurularak alınan beyanında, sanıktan şikayetçi olmadığını ifade etmiş ise de, suç tarihi itibariyle 15 yaşından küçük olması nedeniyle şikayet hakkının kanuni temsilcilerine ait olduğu ve mağdurun kanuni temsilcilerinin sanıktan şikayetçi oldukları anlaşılmakla, tebliğnamede bu konuda bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın olayda kusurunun bulunmadığına ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlıklı 50/1-d maddesinde, “Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama süresinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlemesindeki özelliklere göre; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya, çevrilebilir.” hükmüne yer verilmiş olup, sanığa tayin edilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı ceza seçenek yaptırıma çevrilirken, çevrilen seçenek yaptırımın işlenen suçla bir şekilde bağlantılı olması, başka deyişle suç işlemeye yönelten sosyal, psikolojik veya çevresel etkenlerle sanık arasındaki bağı ortadan kaldırarak yeniden suç işlemesini önlemeye yönelik olması gerektiği gözetilmeden bu amaca hizmet etmeyen ve sanık açısından infazı mümkün olmayacak şekilde, “sanığın 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca, 3 ay 22 gün süreyle her türlü ulaşım aracı kullanmaktan yasaklanması” seçenek yaptırımına çevrilmesi;
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince olarak BOZULMASINA,12/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.