YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21463
KARAR NO : 2012/28772
KARAR TARİHİ : 27.12.2012
Sayı : KYB-2012/112036
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 02.01.2012
Taksirle öldürme suçundan sanıklar …, …’un 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 455/1 maddesi uyarınca, sanık …’in 6 ay hapis ve 110,00 Türk Lirası adli para cezası, sanık Çetin’in ise 9 ay hapis ve 165,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 231. maddesine göre haklarındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmalarına ilişkin Şile Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2009 tarihli ve 2004/60 Esas, 2009/65 sayılı kararına yapılan itirazın reddine ilişkin Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.01.2012 tarih ve 2011/1744 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre;
1- 5271 sayılı Kanunun 231/5-c maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesinin objektif şartlarından birisinin suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinin gerektiği hususunun kararda tartışılmamasının itiraz mercince değerlendirilmemesinde,
2- Sanıkların üzerine atılı suçun kanunda öngörülen cezasının nev’i ve süresine göre 765 sayılı Türk Ceza Kanunun 102/4 ve 104/2 maddeleri uyarınca 7,5 yıllık dava zamanaşımı süresine tabi bulunduğu suçun işlendiği 21.01.2004 tarihi ile kararın verildiği 24.02.2009 tarihinde bu süre henüz dolmamış olduğu, bu nedenle mahkemenin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, merciin mahkemenin karar tarihi itibari ile zamanaşımının dolduğu takdirde zaman aşımı konusunda değerlendirme yapamayacağı ancak mahkemenin karar tarihinden sonra itiraz süresinde zamanaşımı dolduğu takdirde bu hususu inceleyebileceği, somut olayda itiraz merciinin karar tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu anlaşılmakla yapılan itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 17.04.2012 gün ve 2012/6347/22930 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.05.2012 gün ve 2012/12036 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki (2) nolu bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Üsküdar 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.01.2012 tarih ve 2011/1744 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, bozma nedenine göre (1) nolu itiraz hususunun bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.