YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/15325
KARAR NO : 2023/9140
KARAR TARİHİ : 26.10.2023
İ T İ R A Z
İtirazname No : KD-KD – 2021/64561
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
İTİRAZA KONU KARAR : Bozma
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Dairemizin 08.06.2023 tarihli ve 2021/14369 Esas, 2023/5296 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.09.2023 tarihli ve KD-KD – 2021/64561 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, uyuşturucu madde ticareti yaptığı hususunda çokça şifai beyan ve istihbari bilgi bulunan sanıkla ilgili 17.06.2020 tarihli sanığın evinde uyuşturucu madde satışı yaptığına dair ihbar üzerine kolluk tarafından yapılan fiziki takipte evinin önüne kolluk tarafından bilinen uyuşturucu kullanıcısı birçok kişinin geldiğinin görülmesi üzerine usulüne uygun olarak mahkemesinden alınan adli arama kararı gereğince 19.06.2020 günü evinde mahalle muhtarı da hazır bulunduğu halde yapılan aramada sanığın dışında sanığın kardeşi… ile annesi …’ün de evde bulunduğu, sanık da dahil olmak üzere hazır bulunanlarca itiraz edilmeksizin altı imzalanan aynı tarihli ev arama muhafaza altına alma tutanağında belirtilen neredeyse aynı ölçüde tartılmış satışa hazır 10 paket sentetik uyuşturucu madde ile hassas terazi ve 72 adet şeffaf kilitli poşetin ele geçirildiği tutanağın son kısmında da yapılan aramaya ilişkin herhangi bir zararın bulunup bulunmadığı sorulduğundan ikamet sahibi sanığın annesi tarafından “yoktur” şeklinde beyanda bulunulduğu, tutanağın bu haliyle Ceza Genel Kurulu kararında olduğu üzere delillerin oraya yerleştirildiği iddialarını fazlasıyla önleyecek şekilde olduğu ve hükme esas alınmasının Anayasa Mahkemesi kararı gereğince adil yargılama hakkını ihlal etmeyeceği, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine dair verilen kararın onanması gerektiğinden bahisle bozma ilamının kaldırılmasına ve sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 119 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında “Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur” hükmünün düzenlendiği, söz konusu hüküm gereği, “ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi”nin aramanın başından sonuna kadar hazır bulundurulmalarının zorunlu olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.02.2020 tarih ve 2016/18-1146 Esas, 2020/68 Karar sayılı kararında bahsedildiği üzere “kollukça yapılan aramalarda arama tanığı bulundurma zorunluğunun kabul edilme sebebinin ileride doğabilecek iddiaların, aslında orada olmayan delillerin görevlilerce yerleştirildiği gibi uygulamada sıklıkla karşılaşılan suçlamaların önüne geçmek ve böylece aramanın her türlü şüpheden uzak bir şekilde yapılmasını ve arama sonucunda elde edilen delillerin güvenilirliğini sağlamak olduğu”, 5271 sayılı Kanun’un 119 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olarak “ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi hazır bulundurulmaksızın yapılan aramanın icrası bakımından hukuka aykırı olduğu ve bu arama işlemi sırasında ele geçirilen delillerin de hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş olduğu”, 5271 sayılı Kanun’un yüklenen suçun, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebileceği hükmünü düzenleyen 217 inci maddesinin ikinci fıkrası ile kanuna aykırı olarak elde edilen delilin reddolunacağı hükmünü düzenleyen 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hukuka uygun elde edilmeyen delillerin ispat aracı olarak kabul edilmeyeceği ve hükme esas alınmayacağı hususları gözetilerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 119 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olarak baştan beri evinde ele geçirilen uyuşturucu maddenin kendisine ait olmadığını savunan sanığa ait evde yapılan arama sırasında birlikte yaşadığı annesi ve kardeşi dışında sadece mahalle muhtarının hazır bulundurulduğu, bunun dışında ihtiyar heyetinden veya komşulardan bir kişinin daha aramanın başından sonuna kadar hazır bulundurulmadığı, yukarıdaki açıklamalar ışığında sanığa ait evde yapılan arama sonucu ele geçirilen uyuşturucu maddelerin hukuka aykırı olarak elde edilmiş delil niteliğinde olduğu ve mahkûmiyet hükmüne esas alınamayacağı, evde ele geçirilen uyuşturucu madde dışında uyuşturucu madde ticareti yapıldığına ilişkin başkaca da bir delil bulunmadığı gözetilmeden beraat yerine mahkûmiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Dairemizin, 08.06.2023 tarihli ve 2021/14369 Esas, 2023/5296 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.10.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
08.06.2023 tarihli karşı oy gerekçemizde belirtilen nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabul edilmesi gerektiği kanaatinde olduğumuzdan, itirazın reddi yönündeki çoğunluk görüşüne iştirak etmiyoruz.26.10.2023