Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/13879 E. 2023/8532 K. 09.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/13879
KARAR NO : 2023/8532
KARAR TARİHİ : 09.10.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2021 tarihli ve 2020/13 Esas, 2021/64 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 06.07.2022 tarihli ve 2021/585 Esas, 2022/1266 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin 04.09.2022 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinde bulunulmuş ise de; temyiz dilekçesinin 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinde belirtilen on beş günlük süre geçtikten sonra verildiği anlaşıldığından, temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 nci maddesi gereğince reddi yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanığın üzerine atılı suçun kanuni tanımında yer alan fiillerden herhangi birini gerçekleştirdiğine dair somut delil bulunmadığına,
2. Olayın oluş şekli, uyuşturucu maddenin bulunduğu yer, miktarı ve tanık beyanı da dikkate alındığında sanığın uyuşturucu maddeyi içmek amacıyla bulundurduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay döneminde Bade kod isimli sanık …’ın Hacı Tevfik Efendi sokak no:75/2 adresinde uyuşturucu madde sattığı yönünde bilgiler elde edildiği, bunun üzerine kolluk görevlilerince bu adresin takibe alındığı, binaya Seyhan ve başka bir bayanın birlikte girdiği, bir süre sonra binaya Ömer S. isimli tanığın girdiği ve kısa bir süre sonra Ömer’in binadan çıktığı, Ömer’e polis ekiplerince müdahale edildiği, Ömer’in pantolonunun cebinden eroin maddesini çıkartarak polislere rızası ile teslim ettiği, Ömer’in kollukta avukat huzurunda ve mahkeme huzurundaki beyanında eroin maddesini Bade lakaplı sanık Savaştan 150,00 TL karşılığında satın aldığını beyan ettiği, sanık savunmalarında uyuşturucu madde ticareti yapmadığını belirtmiş ise de, tanık Ömer’in beyanları, tanık Ömer’den ele geçirilen uyuşturucu ile sanık …’tan ele geçirilen uyuşturucu maddenin aynı oluşu ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine ve sanığın ticaretini yaptığı maddenin eroin olması sebebiyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca artırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükümde, adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarı belirtilemeyerek 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılması, Malatya Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığının 17.12.2019 tarih ve 2019/2974/2932/798 sayılı koli açma ve numune alma tutanağına göre, iade edilen ve şahit numune olarak alınan uyuşturucu madde bulunmadığı halde uyuşturucu madde ile şahit numunenin müsaderesine karar verilmesi nedenleriyle hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) “Sürelerin hesaplanması” başlıklı 39 uncu maddesinin birinci fıkrası; “Gün ile belirlenen süreler, tebligatın yapıldığının ertesi günü işlemeye başlar.” şeklinde, aynı maddenin dördüncü fıkrası ise “Son gün bir tatile rastlarsa süre, tatilin ertesi günü biter.” biçiminde düzenlenmiştir. Gün ile belirlenen sürelerin, tebliğin yapıldığı tarihin ertesi gününden itibaren işlemeye başlayacağı ve son günün tatile isabet etmesi durumunda sürenin tatil gününü takip eden ilk iş günü sona ereceği hüküm altına alınmıştır.

Sanık müdafiinin elektronik tebligat adresine gönderilen, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 06.07.2022 tarihli ve 2021/585 Esas, 2022/1266 Karar sayılı kararı, 07.07.2022 tarihinde elektronik posta adresine ulaşmıştır. Bu itibarla 7201 sayılı Kanun’un 7/a maddesinin dördüncü fıkrası gereği bu tarihten beş gün sonra ilgili evrak tebliğ edilmiş sayılacaktır.
Bu açıklamalar doğrultusunda ilgili kararın sanık müdafiine 12.07.2022 tarihinde tebliğ edildiği ve 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen 15 günlük kanunî temyiz süresinin son gününün adli tatile rastlaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 331 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca adli tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzamış sayılacağı, buna göre temyiz süresinin son gününün 03.09.2021 tarihi olduğu, 03.09.2021 gününün cumartesi gününe denk geldiği, temyiz süresinin 05.09.2022 tarihinde sona erdiği, sanık müdafiinin 04.09.2022 tarihli e-imzalı dilekçesi ile yaptığı temyizin süresinde olduğunun kabulü ile tebliğnamenin bu hususa yönelik düşüncesine iştirak edilmemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, sübutuna ve delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Hükümden önce 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 06.07.2022 tarihli ve 2021/585 Esas, 2022/1266 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
“TCK 53. maddesinin uygulanması” ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Sanık hakkında, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa

Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler gözetilerek, oluşan duruma göre, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması,

Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.10.2023 tarihinde karar verildi.