Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/5354 E. 2023/7984 K. 25.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5354
KARAR NO : 2023/7984
KARAR TARİHİ : 25.10.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/18 E. 2016/185 K.
SUÇ : Parada Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında parada sahtecilik suçundan kurulan hükmün karar tarihi itibariyle temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I.HUKUKİ SÜREÇ
1-Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 14.12.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2-Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.04.2016 tarihli kararı ile atılı suçtan sanık … hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.

II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suçun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, hakkında lehe kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III.OLAY VE OLGULAR
1-Dava konusu olay, sanığın temyiz dışı sanık … ile birlikte iken Atatürk Havalimanı kontrol noktasında arama yapıldığı, bulundukları araçta yapılan aramada arka koltuğun alt kısmında toplamda 111 adet sahte 20,00 TL’lik banknotların ele geçirilmesi nedeniyle parada sahtecilik suçunun işlendiği iddiasına ilişkindir.
2-T.C. … Bankası tarafından 23.11.2015 tarihinde düzenlenen raporda; ele geçirilen banknotların sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin bulunduğu, sahte olduğunun ilk bakışta herkesçe anlaşılamayacağı, ancak uzman kişilerce sahteliğin anlaşılabileceği bildirilmiştir.

IV.GEREKÇE
Anayasamızın 38 inci maddesinin 6 ncı fıkrası “Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez.” hükmü ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217 nci maddesinin ikinci fıkrası, 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının da hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceği, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklindeki açık düzenlemeleri karşısında, sanığın bulunduğu araçta, arama yapılabileceğine ilişkin usulüne uygun bir önleme arama kararı bulunmadığı gibi suç süphesi üzerine alınan bir adli arama kararı da bulunmadığı, aramanın 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’na istinaden yapıldığının bildirildiği, 5442 sayılı Kanun’un ek 1 inci maddesinde ” Aramanın kimler tarafından yapılacağı kaydını da taşıyan arama emri yazılı olarak verilir. İvedi durumlarda sözlü olarak verilen emir derhal yerine getirilir ve en kısa zamanda yazılı olarak teyit edilir.” şeklinde düzenleme olduğu, dosya içeriğinde kanun hükmüne uygun yazılı bir arama emrinin bulunmadığı, bu nedenle araçta yapılan arama işleminin hukuka aykırı olduğu, ele geçirilen suç eşyasının hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş delil olmasından dolayı hükme esas alınamayacağı gözetilerek arama kararı bulunup bulunmadığı sorularak bulunmadığının tespiti halinde suç eşyasının müsaderesiyle sanığın beraati yerine atılı suçtan yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.04.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2023 tarihinde karar verildi.