Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/9001 E. 2011/13183 K. 19.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9001
KARAR NO : 2011/13183
KARAR TARİHİ : 19.09.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde takibe itirazın iptaliyle %40 tazminatın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece dava dosyasının yetkili Dazkırı Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde; davacının kızı ile nişanlanan davalının maddi durumunun iyi olmaması nedeni ile öğrenim kredisinin davacı tarafından ödendiği, askerlik yaptığı sırada da davacının harçlık gönderdiği, evliliğin yapılacağı inancı ile ev eşyası sipariş edip masraf yaptığı, ancak davalının evlilikten vazgeçtiği, davacının da yaptığı ödemeler ve masrafların tahsili için takip başlattığı ileri sürülerek, takibe itirazın iptaliyle %40 tazminatın tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece davanın nişan ilişkisinden kaynaklandığı, bu nedenle sözleşmeden … yetki kurallarına dayanılamayacağı ve yetkili mahkemenin genel yetki kuralı uyarınca Dazkırı mahkemeleri olduğu gerekçesiyle yetki itirazının kabulüyle yetkisizlik kararı verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yazılı gerekçe ile mahkemenin yetkisine yapılan itirazın kabulüne karar verilmiş ise de; nişan ilişkisinin davacı ile davalı arasında olmayıp, davacının kızı ile davalı arasındaki olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı, kızı ile davalı arasındaki bu ilişkinin evliliğe dönüşeceği inancı ile yaptığı ödeme ve masraflar nedeniyle takip başlatmış, davalı ise Çardak İcra Müdürlüğüne verdiği dilekçe ile kendi ikametgahı icra dairesinin yetkili olduğunu ileri sürerek icra dairesinin yetkisine itiraz etmiştir.
Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davasını gören mahkemece öncelikle takip dosyasındaki icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesi gerekir. (Yargıtay HGK.20.3.2002 tarihli 2001/13-241 Esas, 208 Karar sayılı kararı). Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması bu incelemenin yapılmasına etkili değildir. Kaldı ki itirazın iptali davasını tetkik görevi takibin yapıldığı yer mahkemesine aittir. İcra dairesinin yetkisine yapılan itirazın incelenmesi sonucunda mahkeme kendisinin de yetkili olup olmadığını belirleyecektir. Diğer yandan itirazın iptali davasının görülebilmesi geçerli bir icra takibinin varlığına bağlıdır. Ortada geçerli takip yoksa itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. İcra dairesinin yetkisine itiraz halinde bu itiraz usulünce incelenip sonuçlandırılmadığı sürece geçerli bir takibin varlığından söz edilemez. O halde mahkemece icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği gözetilerek eldeki davada öncelikle bu itiraz incelenerek sonuçlandırılmalıdır.
Kabule göre de; yetkisizlik kararı usule ilişkin nihai kararlardan olup, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.