Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/11546 E. 2023/6059 K. 10.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11546
KARAR NO : 2023/6059
KARAR TARİHİ : 10.10.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/148 E., 2020/308 K.
SUÇLAR :Kasten öldürme, yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi
KARAR : Direnme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma – CGK gönderme

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2020 tarihli ve 2020/148 Esas, 2020/308 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 24.02.2020 tarihli ve 2019/3486 Esas, 2020/653 Karar sayılı bozma kararına karşı direnme kararı verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 6763 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesiyle değişik 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 6763 sayılı Kanun’un 38 … maddesiyle 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10 uncu maddesi uyarınca yapılan incelemede;
Mahkemece verilen direnme kararının; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Dosya duruşmalı olarak incelendi;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.07.2018 tarihli ve 2018/42 Esas, 2018/270 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanıklar …, …, … ve … hakkında yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 98 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 … maddesi uyarınca ayrı ayrı 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve ertelemeye karar verilmiştir.
2. Sanıklar … ve … hakkında ihmal suretiyle kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 83 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 11 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 24.02.2020 tarihli ve 2019/3486 Esas, 2020/653 Karar sayılı kararı ile sanıkların eylemlerinin hatalı vasıflandırılması ve 5271 sayılı Kanun’un 225 … maddesinin birinci fıkrasına aykırı davranılması nedenleriyle İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin bozulmasına karar verilmiştir.

C. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2020 tarihli ve 2020/148 Esas, 2020/308 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 24.02.2020 tarihli ve 2019/3486 Esas, 2020/653 Kararına direnilmesine karar verilmek suretiyle;
1. Sanıklar …, …, … ve … hakkında yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçundan 5237 sayılı Kanun’un 98 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 … maddesi uyarınca ayrı ayrı 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve ertelemeye karar verilmiştir.
2. Sanıklar … ve … hakkında ihmal suretiyle kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 83 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 11 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; sanıklar ….., ve …’nın kasten öldürme suçundan mahkûmiyetleri gerektiğine ve sanıklar , …….,…..,…..,….., ve ……,hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından beraatlerine karar verilmesi ile bildirim yükümlülüğü yönünden haklarında suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık … müdafinin temyiz istemi suçun vasfına, gerekçenin yetersizliğine, eksik incelemeye ilişkindir.

C. Sanık … müdafinin temyiz istemi sanığın suç işleme kastı olmadığına, suçun sübutuna ilişkin yeterli delil olmadığına ilişkindir.

D. Sanık … müdafiinin temyiz istemi, sanığın kastının bulunmadığına ilişkindir.

E. Sanık … müdafiinin temyiz istemi; suçun sübutuna, kararın hukuka aykırı olduğuna, ek savunma hakkının verilmediğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, uygulanan kanun maddelerinin olayla uyumlu olmadığına ilişkindir.

F. Sanık … müdafiinin temyiz istemi; suçun sübutuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

G. Sanık … müdafiinin temyiz istemi suçun sübutuna, sanığın kastının bulunmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanıklar … ve …’nun ……, Grubu Şirketi’nin sahibi ve ortakları oldukları, ……, Caddesi’nde ……, Apartmanı ve……., Apartmanlarında şirkete ait iki ayrı bürolarının bulunduğu, maktul …’ın 7-8 yıldan beri gayri resmi olarak bu şirketin muhasebe işlerini şirket muhasebecisi … … …. ile birlikte yaptığı, sanıklar …,….., …, …….,’ün şirket çalışanı oldukları, olay öncesi maktulün şirket adına fatura bastırıp bunu şirketin haberi olmaksızın kullanarak şirket adına tahsil ettiği parayı uhdesinde alıkoyduğunun, şirket sahibi sanıklar … ve ……, tarafından öğrenildiği, 13.08.2014 günü sanık …’nın bu konuyu görüşmek üzere maktulü telefonla arayarak ……,Apartmanındaki büroya çağırdığı, maktulün öğleden sonra söz konusu büroya geldiği, büronun girişinin sağ tarafında bulunan sanık …’ya ait camekanlı odada sanıkla birlikte oturup konuşmaya başladıkları, sanık …’nın konuyu gündeme getirerek maktulü darp etmeye başladığı, anılan büroda şirketin diğer çalışanlarının da bulunduğu, akşam saatlerinde şirket çalışanlarının bir kısmının ……. Apartmanındaki büroya giderek, …….., Apartmanında sanık … ve maktulün bulunduğunu sanık …’na haber verdikleri, akşam saat 20.00 ila 21.00 sıralarında sanık …’nun yanında kuzeni … …….., işyeri çalışanları……….,……….., …, …., …, … ile birlikte ……….. Apartmanındaki büroya gittikleri, sanık … ve … …….’nin sanık …’nın bürodaki odasına geçtikleri, maktulün yapmış olduğu yolsuzluklarla ilgili kendi el yazısıyla belge hazırlamasını istedikleri, maktulün böyle bir belge hazırladığı, sanık … ile … …………,’nin saat 23.00 sıralarında bürodan ayrıldıkları, sanık …’ın maktulü darp etmeye devam ettiği, gece 01.00 sıralarına doğru maktulün durumunun kötüye gitmesi üzerine sanık …’ın avukatı …’yi arayarak büroya gelmesini rica ettiği, avukat …’nin yardımcısı ………, ile birlikte büroya gittiği, büroda maktulü görünce onun hastaneye götürülmesi yönünde telkinde bulunduğu, sanık …’ın da “…’yı arayın, o gelsin götürsün” dediği, akabinde işyeri çalışanı……..,’in refakatinde Avukat ……..,in ve yardımcısı …..’in …’nun evine giderek ona durumu anlatıp onunla birlikte büroya döndükleri, büroya döndüklerinde sanık …’nun koridorda bitkin halde yatmakta olan maktulü gördüğünde “ben gittiğimde bu adam oturuyordu, buna ne yaptınız” şeklinde çıkıştığı, maktulün hastaneye götürülmesi gündeme getirildiğinde de “bu uyuyor, domuz gibidir, birşey olmaz” dediği, daha sonra saat 02.00 sıralarında …, Avukat …, …….., işyeri çalışanları ……..,……., … ve …’ın işyerinden ayrıldıkları, işyerinde sanıklar …, … ve …’nin kaldıkları, saat 08.30’da sanık …’nun maktulün nabzını kontrol ettiğinde atmadığını gördüğü, böylece maktulün ölmüş olduğunun anlaşıldığı, …’ın yapılan otopsisinde ölümünün künt kafa travmasına bağlı beyin kanaması sonucu gerçekleştiğinin belirlendiği anlaşılmıştır.
Sanıklar … ve ……’ın maktulü darp ettikten sonra kötüleştiğini görmelerine rağmen, keza bu konuda çalışanlarının uyarmasına rağmen maktulü büroda tuttukları, hastaneye götürmeyerek ve sağlık birimlerine haber vermeyerek ihmali davranış sonucu onu öldürdükleri sonuç ve kanaatine varıldığından bu yönde hüküm kurulmuştur.
Sanıklar …., …, …..,ve ……,ın maktulün iş yerinde zorla tutma eylemine katılma iradesi içinde bulunmadıkları, patronları sanıklar … ve ……’ın istekleri doğrultusunda büroda kaldıkları ancak maktulün durumunu yetkili makamlara haber verme yükümlülüğü altında oldukları, bu yükümlülüklerini yerine getirmedikleri, dolayısıyla belirlenen eylemlerinin hürriyeti tahdit suçunu değil ve fakat işlenen suçu yetkili makamlara haber vermeme suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, sanıklar ….., …,…….., ve ……,ın bu eylemleri nedeniyle yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçundan hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan hükmolunan cezasının Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 24.02.2020 tarihli ve 2019/3486 Esas, 2020/653 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşıldığından müdafiinin bu suça yönelik yapmış olduğu temyiz başvurusunun 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Cumhuriyet savcısının sanıklar …… ve …’nın kasten öldürme suçundan mahkûmiyetleri gerektiğine ve sanıklar …….,…., ……,, … ve …… hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından beraatlerine karar verilmesi ve bildirim yükümlülüğü yönünden haklarında suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesi gerektiğine; sanık … müdafinin suçun vasfına, gerekçenin yetersizliğine, eksik incelemeye; sanık … müdafinin sanığın suç işleme kastı olmadığına, suçun sübutuna ilişkin yeterli delil olmadığına; sanık … müdafiinin sanığın kastının bulunmadığına; sanık … müdafiinin suçun sübutuna, kararın hukuka aykırı olduğuna, ek savunma hakkının verilmediğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, uygulanan kanun maddelerinin olayla uyumlu olmadığına; sanık … müdafiinin suçun sübutuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın beraat etmesi gerektiğine; sanık … müdafiinin suçun sübutuna, sanığın kastının bulunmadığına yönelen temyiz istemleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, öldürme eyleminin öldürme kastıyla hareket ettiklerini kabule yeterli delil bulunmayan sanıkların haksız nitelikteki yaralama fiillerinin yol açtığı ağır neticeyi engellememek suretiyle ihmali davranış sonucu sanıklar … ve ……. tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanıklar ….., …, ……, ve………’nin ise maktulün durumunu yetkili makamlara haber vermeyerek, bildirim yükümlülüğünü ihlal suçunu işlediklerinin anlaşıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, mağdurdan sanıklara yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında indirim oranının doğru belirlendiği bu itibarla incelenen direnme hükümlerinin isabetli olduğu anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
1. Gerekçenin (A) bendinde açıklanan nedenle sanık … müdafiinin kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçuna yönelik yapmış olduğu temyiz talebinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca REDDİNE,

2. Gerekçenin (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2020 tarihli ve 2020/148 Esas, 2020/308 Karar sayılı direnme kararı yerinde görülmekle, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 24.02.2020 tarihli ve 2019/3486 Esas, 2020/653 Karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,

3. Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2020 tarihli ve 2020/148 Esas, 2020/308 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafiilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.10.2023 tarihinde karar verildi.

10.10.2023 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı İstiklal Akkaya’nın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii, Avukat …’ün yokluğunda 19.10.2023 tarihinde usulen ve açık olarak anlatıldı.