Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/605 E. 2023/2340 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/605
KARAR NO : 2023/2340
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/978 E., 2021/2228 K.
KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2008/487 E., 2019/28 K.

Taraflar arasındaki Kadastro Tespitine İtiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davacılar …, …, … ile asli müdahiller …, …, …, …, …, … tarafından açılan davaların kabulüne, … mirasçılarının davalarının reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sonucu, … ili … ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan, 149 ada 1 parsel … 75.365,55 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, mera vasfıyla orta malı olarak tespit edilmiştir.

2. Davacılar …, … …, … ve … vekili, … ili … ilçesi … Köyü149 ada 1 parsel … taşınmazın mera olarak tespit edildiğini, taşınmazın vekil edenleri olan davacıların ve murislerinin 75 yıla yakın süredir zilyetliğinde olduğunu belirterek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın davacılar adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

3. Asli müdahiller … ve müşterekleri vekili müdahale dilekçesinde; vekil edenleri olan asli müdahillerin dava konusu taşınmazda hak sahibi olduklarını belirterek, taşınmazın payları oranında tapuya tescil kararı verilmesini istemiştir.

4. Asli müdahil … müdahale dilekçesinde; dava konusu taşınmazda hak sahibi olduğunu belirterek, taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın 1963 yılında yapılan toprak tevzi çalışmaları sonucunda 53 nolu toprak tevzi komisyonunca mera olarak tespit edilen 1 ve 14 parsel … taşınmazlar kapsamında olduğunu, mera olarak tespit edilen dava konusu taşınmazın kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği ile mülk edinilmesinin olanaksız olduğunu beyan ederek, davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı … Köyü Tüzel kişiliği temsilcisi keşifte alınan beyanında; kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmazın her ne kadar mera olarak tespit görmüş ise de taşınmazın mera olmadığını ve davacılara ait olduğunu beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tüm dosya kapsamından her ne kadar dava konusu taşınmazın davalı Hazine dayanağı olan 913 numaralı toprak tevzi parseli kapsamında kaldığı tespit edilmiş ise de, keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler ile kadastro tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları, bilirkişi raporları, … mirasçıları adına olan 5 numaralı tahrir kaydı, davalı … tüzel kişiliği temsilcisinin kabul beyanı ve toplanan tüm belgeler doğrultusunda, dava konusu taşınmazın 1963 yılında yapılan toprak tevzi çalışmalarından uzun yıllar önce yaklaşık 100 yıldır davacı ve asli müdahiller ile taşınmazın evveli zilyetleri tarafından malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız olarak kullanıldığı, taşınmazın hiçbir zaman mera yada harman yeri olarak kullanılmadığı, her zaman şahıs arazisi olarak kullanıldığı, hava fotoğrafları incelemesi sonucunda da taşınmazın 1955, 1968, 1988 tarihlerinde de tarım arazisi olarak kullanıldığının tespit edildiği, gerek belirtmelik tutanağında gerekse tablendigatif tutanağında davalı taşınmazın kaçak, yitik veya gaip kimselerden kaldığı hususunda bir beyana yer verilmediği, davalı Hazinenin ise dava konusu taşınmazın mera olduğunu ispatlar nitelikte 53 Nolu Toprak Tevzii Komisyonu çalışmalarına dayanak belirtmelik ve tablendigatif tutanakları haricinde bir delil sunamadığı, aynı şekilde davacı … mirasçılarının dava konusu taşınmazın kendilerine ait olduğunu ispatlar nitelikte herhangi bir delil sunmadığı ve davacı … vekilinin sehven davacı adına dava açtıklarını beyan ettiği anlaşılmakla, davacılar …, …, … ile asli müdahiller …, …, …, …, …, …’in evveli zilyetleri ile birlikte davaya konu taşınmaz üzerinde 1963 tarihinde belirlenen mera kaydının öncesinde 3402 … Kadastro Kanunu’nun 14 ve 46 ıncı maddelerinde belirlenen 20 yıl süreyle nizasız ve fasılasız olarak malik sıfatıyla zilyet olma koşulunu lehlerine olacak şekilde ispatladığı gerekçeleri ile, davacılar …, …, … ile asli müdahiller …, …, …, …, …, … tarafından açılan davaların kabulüne, … mirasçılarının davalarının reddine, … İli … İlçesi … Köyü 149 ada 1 parsel numaralı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile, 17.10.2018 havale tarihli fen bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 16727,88 m2’lik alanın taşınmazdan ifraz edilerek … oğlu … adına, B harfi ile gösterilen 20088,62 m2’lik alanın taşınmazdan ifraz edilerek … oğlu … adına, C harfi ile gösterilen 17407,00 m2’lik alanın taşınmazdan ifraz edilerek, 1/5 hissesinin … oğlu … adına, 1/5 hissesinin … oğlu … adına, 1/5 hissesinin … oğlu … adına, 1/5 hissesinin … kızı … adına, 1/5 hissesinin … oğlu … adına, D harfi ile gösterilen 21142,05 m2’lik alanın taşınmazdan ifraz edilerek, 1/2 hissesinin … kızı … adına, 1/2 hissesinin … oğlu … … … adına tarla vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın çekişmeli taşınmazla ilgili vergi kaydı ibraz etmesi gerektiğini, eklemeli zilyetliğe dayanılmakta ise önceki zilyetlerden kendilerine olan geçişleri somut belgelerle ispatlamaları gerektiğini, aynı çalışma alanı içerisinde zilyetlikle iktisap edilen taşınmaz miktarının araştırılmadığını, sulu ve kuru toprak ayrımının 3083 … Kanun hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, taşınmazın Hazinenin özel mülkiyetinde olup 1927 yılından bu yana Hazinenin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu, Hazine dışında kimsenin zilyet ve tasarrufunun bulunmadığını, 3402 … Kanunun 14 ve 46 ıncı maddelerine göre belirlenen zilyetlik koşullarının davacı lehine gerçekleştiğinin ispatlanamadığını ileri sürerek, bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ileri sürülen istinaf nedenleri, kamu düzenine ilişkin hususlar, dosyadaki belgeler, taraflarca ileri sürülen ve kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebepler ve özellikle ilk derece mahkemesince delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırılık görülmemesine ve davacılar ve asli müdahiller yararına Hazine adına oluşan tapu kaydının oluşum tarihine kadar iktisabı sağlayan zilyetlik koşullarının oluştuğunun anlaşılmasına ve 3402 … Kanunun 46/1 maddesi gözetilerek hüküm kurulmasına göre, davalı Hazine temsilcisinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1. Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.

2. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın mera vasfında olup olmadığı ve davalı Hazine adına tapu kaydının oluştuğu tarihe kadar davacılar lehine zilyetlik yoluyla iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 … Kadastro Kanununun 14, 16/B, 17 ve 46 ıncı maddeleri,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 … Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.04.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.