YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/25803
KARAR NO : 2013/8187
KARAR TARİHİ : 21.03.2013
Hakaret suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11/04/2012 tarihli ve 2012/5996 soruşturma, 2012/3933 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair, (ÇARŞAMBA) Ağır Ceza Mahkemesinin 09/05/2012 tarihli ve 2012/679 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığınca yasa yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/07/2012 gün ve 180266 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre, müşteki …’ın Samsun Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazdığı 16/03/2012 tarihli şikâyet dilekçesinde, çalıştığı kurumda müdür yardımcısı olan adı geçen şüphelinin 05/03/2012 tarihinde kendisinin üzerine yürüyerek, “geri zekalı, sen hastasın, doktora git psikopat, siktir ol” şeklindeki sözlerle hakaret ettiğini ve şüphelinin müşteki konumunda olduğu Samsun 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/214 esasına kayden devam eden bir davada, kendisinin tanık olarak verdiği ifadeyi kabul etmeyen müştekinin, mahkemeye verdiği 19/03/2012 havale tarihli dilekçesinde kendisine yönelik olarak hakaret içeren sözler sarf ettiğini iddia etmiş olması karşısında, 05/03/2012 tarihinde meydana gelen olayla ilgili hiçbir araştırma ve değerlendirme yapılmadan, sadece 19/03/2012 havale tarihli dilekçede geçen sözlerin savunma sınırlarını aşmadığından bahisle verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara yönelik itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Şüpheli … hakkında, hakaret suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 11/04/2012 tarihli kararı ile, olayın iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında olduğu gerekçesiyle, takipsizlik kararı verildiği müşteki …’ın karara süresinde itirazı üzerine, merci Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin 09/05/2012 tarihli kararı ile itirazın reddine karar verildiği, kesin olan bu karara karşı müştekinin eksik soruşturma yapıldığına ilişkin müracaatı üzerine, hakaret suçu yönünden Kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik, eksik soruşturma yapıldığı gerekçesiyle yapılan itirazın reddine dair merci kararının, hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinin 1. fıkrasında “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.” 2. fıkrasında, “Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” 170. maddesinin 2. fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler.” 173. maddesinin 3. fıkrasında ise “Başkan, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer sulh ceza hakimini görevlendirebilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder;” hükümleri yer almaktadır.
Diğer taraftan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 13. maddesi uyarınca da, hak ve özgürlükleri ihlal edilen kimselere etkili bir başvuru yapma hakkı tanınması zorunlu olup, anılan hükmün uygulanmasına ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında (Örn: Vilko E. – Finlandiya kararı 2007; Sürmeli – Almanya kararı 2006) etkili başvuru yolunun hem teoride, hem pratikte erişilebilir, yeterli ve etkili olması gerektiği belirtilmektedir.
İncelenen dosyada, aynı yerde görev yapan müşteki … ile şüpheli … arasında değişik tarihlerde meydana gelen hakaret iddiaları ile ilgili olarak, müştekinin 16/03/2012 tarihli dilekçesi ile Samsun Cumhuriyet Başsavcılığına müracaatta bulunduğu, yapılan soruşturma sonucunda, şüphelinin Samsun 4. Sulh Ceza Mahkemesine sunmuş olduğu dilekçesinde yer alan müşteki ile ilgili iddiaların, TCK’nın 128. maddesi kapsamında, iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında bulunduğu gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır. Ancak müştekinin 16/03/2012 tarihli dilekçesinde belirttiği ve kurum bahçesinde 05/03/2012 tarihinde meydana geldiğini iddia ettiği hakaret suçu ile ilgili savcılık tarafından bir araştırma yapılmadığı gibi, takipsizlik kararında da bu olayla ilgili gerekçeye yer verilmediği görülmektedir. Bu nedenle itiraz merciince soruşturmanın eksik yapılmış olduğu gözetilerek, gereğinin takdir edilmesi gerekirken itirazın reddine karar verilmesi hukuka aykırıdır.
Somut olayda, CMK’nın 160. maddesinin Cumhuriyet Savcısına yüklediği maddi gerçeği araştırma sorumluluğunun gereği, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca yerine getirilmemiştir. Ancak bu durumda soruşturmanın hangi merci tarafından yapılması gerektiği sorunu ortaya çıkmaktadır. YCGK’nın, 04.12.2007 tarih ve 2007/247-257 sayılı kararında özetle “Cumhuriyet Savcısı tarafından ceza yargılamasının temel hedefi olan maddi gerçeğe ulaşma amacına yönelik olarak gerekli kanıtların toplanmadığı hatta buna teşebbüs bile edilmediği çok açık olarak anlaşılmakta, başka bir anlatımla soruşturma evresinin tamamlanmadığı net bir biçimde tespit edilmekteyse, soruşturma evresi Cumhuriyet Savcısınca tamamlanmalıdır. Aksinin kabulü halinde, soruşturma safhasının asıl yetkilisi olan Cumhuriyet Savcısı varken istisnai yetkili olan sulh ceza hakiminin soruşturmayı yapması sonucuna ulaşılır ki bu CMK’nın getirdiği sisteme ve yasanın amacına aykırıdır.” denilerek soruşturma eksikliğinin nasıl giderilmesi gerektiği gösterilmiştir. Yapılan açıklamalara göre itiraz merciinin, itirazı kabul edip dosyayı soruşturmayı tamamlaması için Samsun Cumhuriyet Başsavcılığına göndermesi gerekmektedir.
IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- (ÇARŞAMBA) Ağır Ceza Mahkemesinin 09/05/2012 tarihli ve 2012/679 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- Aynı yasa maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin itiraz mercii tarafından mahallinde tamamlanmasına, 21/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.