Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2010/3607 E. 2012/6879 K. 26.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/3607
KARAR NO : 2012/6879
KARAR TARİHİ : 26.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yalan yere yemin etme
HÜKÜM : Beraat

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Tanıklık, yasa gereği kişilere yükletilen bir görevdir. Kendisine tanıklık görevi yüklenen kişi, beş duyusu ile elde ettiği bilgileri, değiştirmeden, gizlemeden, objektif gerçekliğe uygun olarak, kendisini dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde eksiksiz şekilde anlatmakla yükümlüdür. Tanıkların, hukuki yükümlülüklerine aykırı olarak yalan tanıklıkta bulunmaları, adil yargılanmayı etkilediği, kimi durumlarda da kişilerin hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğurduğu, masumiyet karinesini zedelediği için TCK’nun 272. maddesinde suç olarak düzenlenmiştir. Kanun’un 273/1. fıkrası, ceza yargılamasının soruşturma ve kovuşturma aşamasında işlenen yalan tanıklık suçunda şahsi cezasızlık ya da cezada azaltmayı gerektiren şahsi nedenlere yer verirken, ikinci fıkrasında, birinci fıkradaki şahsi cezasızlık ya da cezada azaltmayı gerektiren şahsi nedenlerin özel hukuk uyuşmazlıkları kapsamında yapılan yalan tanıklık suçunda uygulanamayacağını düzenlemiştir.
Yargılamaya konu somut olayda; Davacı …’ın, davalı katılan … ile 2002 yılında kira sözleşmesi yaptığı, sözleşmenin imzalanması sırasında sanığın, müteselsil kefil sıfatıyla …’in ve katılanın annesi …’in hazır bulunduğu, tanıkların ve katılanın anlatımına göre; davacı …’ın Oğlu …’ın kayınpederi olan ve emlakçılık yapan sanığın, oturulacak vaziyette olmayan ev için, katılanın tadilat yapmasını, tadilat masrafını kiradan düşmemesini, karşılığında da kirayı ödemek koşuluyla 10-15 yıl evde oturmasını kararlaştırdıkları, sanığın bu anlaşmayı kira kontratına yazdırmadığı, …’ın, 09.11.2005 tarihinde, oğlu …’ın ihtiyacı olduğundan bahisle katılan aleyhine ihtiyaç sebebiyle tahliye davası açtığı, bu davanın 10.05.2006 tarihli duruşmasında, katılan tanığı olan ve yeminli ifade veren sanığın, “kira kontratı düzenlenirken ben tarafların yanındaydım, aynı zamanda emlakçılık yaparım, kira kontratı düzenlenirken kiracının uzun süre, tadilatlar karşılığında burada oturmasına izin verildiğine ilişkin taraflar arasında bir konuşma geçmemiştir” şeklinde beyanda bulunduğu, anlatımlarının, katılan ve sözleşme sırasında hazır bulunan tanıklarca doğrulanmadığı olayda ;
TCK’nun 273/2 maddesi gereğince özel hukuk uyuşmazlığı kapsamında bulunan ihtiyaç nedeniyle tahliye davasında, davacı Bilge Yılmaz ile TCK’nun 273/1-a maddesi kapsamında akrabalığı olmayan sanığın, TCK’nun 273/2. maddesindeki şahsi cezasızlık veya cezanın azaltılmasını gerektiren
sebeplerden yararlanmasının hukuken de mümkün olmadığı gözetilmeden hükmün gerekçesinde de “yalan tanıklık yapma durumunun bulunabileceği” kabul edilerek, TCK’nun 273/2 maddesine yanlış anlam verilip, kanıtlar yeterince tartışılmadan yetersiz gerekçelerle beraat kararı verilmesi,
Yasaya aykırı ve katılan … vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.