Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/9311 E. 2023/3455 K. 08.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9311
KARAR NO : 2023/3455
KARAR TARİHİ : 08.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/195 E., 2016/597 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.02.2016 tarihli ve 2016/10208 Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında, şikayetçinin kaldığı otel odasına girerek cep telefonunu ve kullandığı aracın anahtarını aldığı ve akabinde aracı park halinde bulunduğu yerden çalması şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 53 ve 63. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli ve 2016/195 Esas, 2016/597 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 62, 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz istemi, kararın bozulmasına ilişkindir
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi ise; eylemin gece vakti gerçekleştiği için 5237 sayılı Kanun’un 143. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1-Sanığın, katılanın kaldığı otel odasına girerek cep telefonunu ve kullandığı aracın anahtarını aldığı ve akabinde aracı park halinde bulunduğu yerden çaldığının tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2. Olay yeri ve yakalama tutanağı, sanık savunması, tanık ve şikayetçi beyanı dosyada bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
A- Tebliğname Görüşü Yönünden
Sanığın eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-d-h maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 492/son maddesindeki “…suçun işlenmesinde yukarıda yazılı hallerden iki veya daha fazlası birleşirse cezanın yukarı haddi verilir.” şeklindeki hükme 5237 sayılı Kanun’da yer verilmediği için “birden fazla nitelikli halin varlığı nedeniyle” teşdiden ceza verilemeyeceğinden, Tebliğname’nin 2. No’lu bendindeki bozma düşüncesine bu yönüyle iştirak edilmemiştir.
B- Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın, katılanın konakladığı otel odasına, gece sayılan zaman diliminde girerek odadan cep telefonu ve otomobil anahtarını çaldıktan sonra otel dışında bulunan otomobili bu anahtarla açıp çalıştırmak suretiyle çalması şeklindeki eylemi karşısında;
1-Eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-d-h bentleri uyarınca hüküm kurulması gerekirken sadece 142/2-h bendi gereğince hüküm kurulması,
2- Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 143/1. maddesi gereği yarı oranda arttırım yapılması gerektiği gözetilmeden suçun gece işlendiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe kısmının B bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli ve 2016/195 Esas, 2016/597 Karar sayılı kararına yönelik sanık, müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılğına TEVDİİNE, 08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.