Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/3433 E. 2023/5969 K. 05.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3433
KARAR NO : 2023/5969
KARAR TARİHİ : 05.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/2244 E., 2022/3613 K.
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.03.2019 Tarihli ve 2017/243 Esas, 2019/59 Karar Sayılı Kararı ile;
1. Sanık … hakkında katılan …’e yönelik yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrası (d) bendi ve son cümlesi, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

2. Sanık … hakkında katılan …’e yönelik yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrası (d) bendi, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 50 nci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 07.12.2022 Tarihli ve 2020/2244 Esas, 2022/3613 Karar Sayılı Kararı ile ;
1. Sanık … hakkında katılan …’e yönelik yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrası (d) bendi, 266 ncı maddesi 21 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak 5271 sayılı Kanun’un 283 üncü maddesi gereğince kazanılmış hakkı gözetilerek cezasının 3 yıl 5 ay 20 gün üzerinden infaz edilmesine ve hak yoksunluklarına,

2. Sanık … hakkında katılan …’e yönelik yaralama suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesi ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanık … hakkında mahkûmiyetine yeter kesin her türlü şüpheden uzak inandırıcı delil bulunduğundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

2.Sanık … müdafiinin temyiz istemi; verilen emrin yerine getirilmesi sebebiyle hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suç tarihinde katılanın sanıkların görevli olduğu Askeri Kışla’ya bir arkadaşını bırakmak amacıyla araçla geldiği, arkadaşını beklerken aracıyla uygunsuz yerde durması üzerine sanıklar tarafından uyarıldığı, katılanın araç ile birkaç kez tur attığı ve ara ara durduğu, katılanın arkadaşını beklediğinden haberdar olmayan ve hareketlerini kuşkulu olarak değerlendiren sanıkların kendilerine görev nedeniyle verilmiş olan Askeri Birliğe ait … namlulu silahlarla mevzii aldıkları, bu sırada katılanın dur ihtarına uymayarak hızlıca nizamiye kapısından uzaklaşacak şekilde hareket ettiği, bunun üzerine nöbet görevi ifa eden sanıkların, katılanın hareketlerinden şüphelenmeleri üzerine, ellerinde görev için verilmiş olan tüfekleri olduğu halde katılanın içinde bulunduğu araca doğru yürüdükleri, sonrasında nöbetçi astsubay sanık …….’in, tanıklar … ve …’ın beyanlarından anlaşıldığı üzere, “ateş et” şeklindeki emri üzerine uzman … sanık …’ın araca doğru ateş ettiği, bu eylem sonucunda mağdurun hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.

2. Sanıklar üzerilerine atılı suçlamaları kabul etmemişlerdir.

3. Katılan ve tanık beyanlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.

4. Katılan hakkında tanzim olunan adli muayene raporunda yaralanmasının yaşamını tehlikeye soktuğu, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği, kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (3) derecede bulunduğu bildirilmiştir.

5. Askeri Mahkeme dosyası, olay yeri inceleme raporu, olay yeri krokisi, uzmanlık raporları, askeri tahkikat ve mevzuata ilişkin evraklar, görüntü CD dosya içerisinde bulunduğu bildirilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde sanık …’in ateş et emri verdiğine dair şüphe bulunduğu, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince sanık …’in ateş et emri verdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle bu sanık hakkında beraate hükmedilmesi gerektiği ve sanık …’ın uzaklaşmakta olan katılanın aracına … namlulu silahla dört el ateş etmesi eyleminin bilinçli taksir olarak değerlendirilmesinin de mümkün olmadığı, asker kişi olan sanığın belirtilen mesafeden … namlulu silahla içinde insan bulunan bir araca birden fazla kez ateş etmesinin olası kasıt ile yaralama olarak değerlendirilmesi gerektiği ve tayin edilen cezanın sanığın olayda kendisine görev nedeniyle verilen silahı kullanmış olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesi gereğince arttırılması gerektiğinden ilk derece Mahkemesi hükümlerinin kaldırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre sanık …’ın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından sanık … hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi yönündeki tebliğname düşüncesine iştirak edilmemiştir.

B. Sanık … Müdafii ve Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanık …’ın ateş emri vermediğine yönelik savunması, tanık …’ın sanık …’ın sanık …’e ateş emri verdiğini duyduğuna ilişkin aşamalardaki çelişkili beyanları, sanık …’ın sanık …’e ateş emri verdiğini duyan başkaca tanık da bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde eylemin sanık … tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanık …’ın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin inandırıcı delil bulunmadığından hakkında beraat kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, somut olayda hukuka uygunluk sebeblerinin gerçekleşmediği anlaşıldığından sanık … müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 07.12.2022 tarihli ve 2020/2244 Esas, 2022/3613 Karar sayılı kararında sanık … müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.10.2023 tarihinde karar verildi.