Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/7606 E. 2023/9099 K. 03.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7606
KARAR NO : 2023/9099
KARAR TARİHİ : 03.10.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/1977 E., 2021/161 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: … 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/19 E., 2018/261 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle noksan tespit edilen hususların ikmali için dosya mahalline geri çevrildikten, noksan ikmal edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; iş verenin işyerinde gerekli iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini almaması nedeniyle 25.03.2014 tarihinde testere iş makinesinde çalışması esnasında iş kazasına uğrayarak sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle sigortalı … lehine 175.000 TL maddi ve 75.000 TL manevi tazminat ile eşi … lehine 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ayak pedalı ile çalışan teknik emniyet tedbiri bulunduğunu, ayağın pedaldan çekilmesi ile testerenin geri istikamette hızlıca gittiğini, ciddi bir zarar oluşmasının engellediğini, ameliyat ve tedavi masrafı olarak 65.000,00 TL harcama yapıldığını, kazadan sonrası 18 ay boyunca ödeme yapıldığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile sigortalı … lehine 129.989,04 TL maddi ve 70.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle tahsiline hükmedilirken, sigortalının eşi eşi …’ın olaydan doğrudan doğruya zarar görmediği gerekçe gösterilerek manevi istemi reddolmuştur.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvurusunda özetle; kusur oran ve aidiyetlerinin yerinde olmadığı, illiyet bağının davacı ağır kusuru nedeniyle kesildiği, müvekkili tarafından iş kazası akabinde yapılan ödeme ve sağlık harcamalarının tazminat takdirinde dikkate alınarak indirim yapılmasının hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu maddi tazminat isteminin kısmen reddi nedeniyle lehlerine ret vekalet ücreti takdir edilmediğinin hatalı olduğunu belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kusur oran ve aidiyetlerinin yerinde olduğu, maddi tazminat hesabının ve manevi tazminat hükmünün yerinde olduğu belirtildikten sonra davalı vekilinin istinaf başvurusu maddi tazminatın kısmen reddolan kısmı nedeniyle ret vekalet ücreti takdir edilmemesi nedeniyle kabul edilerek HMK 353/1-b.2 nci maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında kısmen kabul ve kısmen redde dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz başvurusunda özetle; istinaf başvurusundaki sebepleri tekrarla iş sağlığı ve güvenliği kapsamında her türlü önlemin alındığını, iş kazasının sigortalının ağır kusurlu eylemi ile gerçekleştiğini, davacının asli kusurlu kabulü gerektiğini, ameliyat masraflarının karşılandığını ve iş kazasından sonraki süreçte 18 ay boyunca maddi zarar görememesini temin etmek amacıyla ücret ödemesinin düzenli olarak devam ettiğini, davacı ve ailiesine raporlu dönemde maddi yardım yapıldığını bu ödemeler gözetilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, sigortalı lehine hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri ile 110 uncu maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 417 nci maddesi ile 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri ile 420 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunun 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleridir.

3. Değerlendirme
A) Manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazları yönünden;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3.Davacı vekilinin müvekkilleri lehine talep ettiği maddi ve manevi tazminat miktarları ile İlk Derece Mahkemesi kararı ve iş bu kararın istinaf edilmesi ile yeniden esas hakkında hüküm tesis eden Bölge Adliye Mahkemesi kararında hükmedilen maddi ve manevi tazminatlardan davacı … lehine talep ettiği manevi tazminat nedeniyle kısmen kabul edilen 70.000,00 TL manevi tazminatın diğer hükümlerden bağımsız olarak Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 78.630,00 TL’lik kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşıldığından temyiz eden davalı vekilinin temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

B) Maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazları yönünen;
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelerle temyiz edenin sıfatına temyiz kapsam ve nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup özellikle; kusur oran ve aidiyeti ile maddi tazminatın hesabında 6098 sayılı TBK’nun 55 inci maddesi kapsamında “ifa amacını taşımayan ödemelerin” tazminattan indirilmesinin mümkün olmaması karşısında, hükme esas alınan hesap raporunda olduğu gibi davalı tarafça yapıldığı iddia edilen tedavi, ücret ve yardım ödemelerinin tazminat hesabında gözetilmemiş olması yerinde olup, bu hususta Bölge Adliye Mahkemesi kararında açıkça gerekçe oluşturulmamış ise de sonucu itibariyle verilen kararın usul ve yasaya uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının manevi tazminat hükmünün 6100 sayılı Kanun’un 362 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kesinlik sınırı altında kalması nedeniyle davalı vekilinin bu hükme yönelik temyizi itirazlarının miktardan REDDİNE

2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının maddi tazminat hükmünün 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.