Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/7356 E. 2023/9078 K. 02.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/7356
KARAR NO : 2023/9078
KARAR TARİHİ : 02.10.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/272 E., 2023/474 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ: … 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/159 E., 2022/439 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti ve sigorta başlangıç tarihinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle hizmet tespiti davasının açılmamış sayılmasına, sigorta başlangıç tarihinin tespitine yönelik talebin reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer’i müdahil Kurum vekilince ve davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı nezdinde 01.12.1990 – 31.03.1991 tarihleri arasında çalışmalarının tespiti, bu mümkün olmazsa en bir gün hizmeti olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı 1 nolu celsede talebinin sigortalılık başlangıç tespitine yönelik olduğunu, hizmet tespitine yönelik talebinin olmadığını, hizmet tespiti talebini atiye bıraktığını, 01.12.1990 tarihinde sigortalılık başlangıcının tespitini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilen karardan sonra dosyaya davalı tarafından sunulan kabul beyanına istinaden davanın kabul edilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP
Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çalıştığını iddia ettiği sürelerin hak düşürücü süreye girdiğini, Kurum işlemlerinde hata olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.

Davalı usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemiş, istinaf kararına müteakip sunmuş olduğu dilekçe ile davayı kabul ettiğini bildirmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile dosya kapsamında dinlenen tanıklardan Halime İlknur’un davacının ablası olduğu, …’in davacının akrabası olduğu, davalı işyerinde çalışmamış oldukları, tanıklardan …’nin ise tarafları tanımadığını ifade ettiği, davacının davalıya ait iş yerinde 01.12.1990 tarihinde çalışmaya başladığının her türlü tereddütten uzak bir şekilde ispat edemediği, davacının hizmet tespiti talebi yönünden ise talebini atiye bıraktığı yönündeki beyanının dosyaya takip etmeme olarak değerlendirildiği, takip edilmeyen talebin de yenilenmediği anlaşılmakla davacının 01.12.1990-31.03.1991 tarihleri arasındaki çalışmasının tespitine yönelik davasının açılmamış sayılmasına,

Davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.12.1990 olarak tespitine yönelik talebinin reddine dair karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
1. Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacının 32 yıl önce çalıştığından dolayı çalıştığı iş yerinin ya da iş arkadaşlarının tespitinin mümkün olmadığını, yapılan tüm araştırmalara rağmen iş yeri ya da komşularıyla ilgili bilgi edinilememesinin hayatın olağan akışına uygun olduğunu, tanık beyanlarının bu nedenle hükme esasa olması için uygun olduğunu, 32 yıl öncesinde düzenlenen işe giriş bildirgesinde davacı ve davalı işverene ait imzalar bulunduğunu belirterek davanın kabulünü istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davacı adına … adına tescilli … sicil nolu işyerinden 01.12.1990 tarihinde işe başladığına dair işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiği, işyerinin ihtilaflı dönemde yasa kapsamında olmasına rağmen dönem bordrosunun verilmediği, dinlenen tanıkların işyerinden sigortalı bildirimlerinin bulunmadığı, kolluk araştırmasına göre beyanına başvurulan komşu işyeri tanığının davacıyı tanımadığını beyan ettiği, bu durum karşısında davanın reddi kararının yerinde olduğu, mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilen Ek Karar ile; sosyal güvenlik hakkından vazgeçilemeyeceği, bu tür davalarda davadan feragat veya davanın kabul edilmesinin HMK m 310’daki sonuçları doğurmayacağından davanın kabul edilmesi talebinin reddine dair karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum vekili ve davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Feri müdahil vekili; talebin sigortalılık başlangıcının tespiti olduğu, bu davalarda Kurumun sıfatının davalı olması gerektiğini, davacının talebinin reddedilmesi halinde Kurum lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğini beyanla temyiz talebinde bulunmuştur.

Davacı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile birlikte davalı tarafın sunmuş olduğu kabul beyanı ile davanın kabul edilmesi gerektiği iddiasıyla temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının davalı nezdinde 01.12.1990 – 31.03.1991 tarihleri arasında çalışmalarının ve 01.12.1990 tarihinde sigorta başlangıcının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
506 sayılı Kanun 108 inci maddesinin 1 inci fıkrası davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin 1inci fıkrası ve 79 uncu maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

İlgili yasalarda hizmet tespiti davasında ispat yönteminin ne şekilde olması gerektiğine dair herhangi bir açıklama bulunmadığından, kamu düzenine ilişkin bu tür davalarda taraflar her türlü delile dayanabileceği gibi mahkemece kendiliğinden araştırma ilkesine göre delil toplanabilir ve inceleme yapılabilir. Bu davaların kamu düzenine ilişkin olduğu da gözetilerek davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığı yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmelidir. Bu nedenle fiili çalışma olgusunun somut şekilde ispatlanabilmesi için sadece taraf delilleriyle yetinilmeyip mahkemece resen araştırma yapılmalıdır.

3.Değerlendirme
Dava sigorta başlangıç tespitine yönelik olup, davanın reddine yönelik karar hatalı değerlendirme ve eksik incelemeye dayalıdır. Mahkemece işe giriş bildirgesinde belirtilen sigorta sicil numarasının 1990 yılı serilerinden olup olmadığı, devam eden süreçte bu sigorta sicil numarasının kullanılıp kullanılmadığının Kurumdan sorulması, davacının davayı somutlaştırması kapsamında davacının beyanının alınması suretiyle davalının iş yeri adresi, davacının bu iş yerinde kimlerle çalıştığı, ne iş yaptığı gibi somut belirlemeler yapılmalı, davacının birlikte çalıştığını beyan ettiği kişilerin adresleri tespit edilebiliyorsa tanık olarak dinlenilmeli, davalının yargılama aşamasında verdiği beyan üzerinde durulmalı, beyanda geçen muhasebeci tanık olarak dinlenilmeli, iş giriş bildirgesindeki imzanın davacı eli ürünü olup olmadığı araştırılmalı, sigorta başlangıç tespiti davalarında SGK’nın davalı sıfatında yer alması gerektiği hususu da dikkate alınmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.10.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.