Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/10696 E. 2023/12487 K. 06.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/10696
KARAR NO : 2023/12487
KARAR TARİHİ : 06.12.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1541 E., 2023/1537 K.
KARAR : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ: … 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/45 E., 2022/143 K.

Taraflar arasındaki kesilen aylığın tekrar bağlanması, aksine Kurum işleminin iptali ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Kurum’un 14.06.2017 tarih ve 7.398,904 sayılı maaş kesme işlemi ile Kurum’un muhasebe servisinin 15.06.2017 tarih ve 2256 sayılı borç tahakkuk işleminin iptaline, emekli maaşının kesildiği 01.02.2016 tarihinden itibaren emekliliği hak ettiğine, ödenmeyen emekli maaşlarının hakediş tarihlerine göre yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özet olarak; müvekkili Kurumca yapılan işlemlerde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, SGK denetmenlerince yapılan araştırma sonucunda …İthal Malzeme Gıda Sanayi Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinin hiçbir zaman … Mah. 81. Sok. No:25 … İş Merkezinde faaliyet göstermediğinin belirlendiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilgili işyerinin davacının çalışmış olduğu dönemlerde vergi mükellefi olduğunu ve belirli adreste işyerinde faaliyet göstermiş olduğunu, tanık beyanlarının da davacının belirtilen işyerinde çalıştığını doğrulamakta olduğunu, kollukça yapılan incelemenin kabul edilemez olduğunu, 2011 – 2012 yıllarında kolluk araştırması yapılmadığı gibi 2011 – 2012 yıllarında adreste faaliyette olan komşu işyerlerinin de taşınmış olduğunu ve bilgi alınamadığının belli olduğunu, vergi beyannamelerinin, kira sözleşmesi ve sicil kayıtlarının dikkate alınması gerektiğini, davacıdan iptal edilen bildirim dönemlerinde ücretlerini aldığı banka sorulmak suretiyle ilgili bankadan tüm hesap hareketlerinin getirtilmesi gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Somut uyuşmazlıkta; davacı SGK denetmen raporu doğrultusunda kurumca iptal edilen 01.05.2012 – 18.10.2012 tarihleri arasındaki çalışmanın fiili ve gerçek olduğu iddiasıyla eldeki davayı açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında toplanan delillere, tanık beyanlarına, 16.12.2015 tarih ve 114 sayılı SGK denetmen raporu içeriğine, davalı işyeri ile ilgili vergi müfettişleri tarafından düzenlenen 03.12.2015 tarih ve 2015/A-749/34 sayılı vergi inceleme raporu kapsamı ve tespitlere, iptale konu hizmet bildirimi yapan dava dışı şirketin adresinin bulunduğu işhanının yöneticisi ve 28 yıldır aynı işhanında sigorta acentalığı yapan K.D.’nin denetim sırasında SGK denetmenine verdiği ifade ve yargılama sırasındaki açık beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesinin red kararı ve gerekçesi doğru olup davacının istinaf sebepleri yerinde değildir. ” gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı yerinde bulunarak istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, içerik itibariyle hizmet tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1.Dosya kapsamı incelendiğinde, 01.05.2012-18.10.2012 tarihleri arası bildirimleri iptal edilen davacının bildirimlerinin yapıldığı şirketin hiçbir vergi yükümlülüğünü yerine getirmediği, inşaat malzemesi satışı yaptığı belirtilen şirketin adresinde home-ofis muhasebe işlerinin yapıldığı, beyanları alınan bazı tanıkların şirkette hiç çalışmadıklarını belirtmeleri, çaycı olarak çalıştığını iddia eden başka bir tanığın şirketin adresini dahi bilmediğinin tespit edilmesi üzerine, davaya konu şirketin aslında hiç var olmadığı tespiti yapılarak tüm bildirimlerin iptal edildiği, İlk Derece Mahkemesince dinlenen tanık beyanları, vergi tekniği raporunun 01.03.2013 tarihi sonrası sonrasına ait faturaların sahteliğine ilişkin olması, şirket muhasebecisinin vergi müfettişine verdiği beyan ile mahkeme huzurunda vermiş olduğu beyanın çelişkili olması ile diğer deliller nazarında denetmen raporunun aksinin kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, araştırmanın yetersiz olduğu anlaşılmıştır.

2.Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalı, çalışmanın geçtiği iddia edilen iş yerine dair düzenlenmiş Kurum müfettiş raporu ve dayanak belgeler varsa dosya içerisine getirtilmeli, yine çalışmanın geçtiği iddia edilen işyerinden bildirimi bulunup iptal edilmeyen bordrolu tanıkların yeteri kadarının beyanlarına başvurulmalı, ilgili işyerinin hangi tarihten itibaren faal olduğu ile çalışma ruhsatı alıp almadığı araştırılmalı, işyeri işvereninin vergi kayıtları irdelenerek çalışan sayısı tespit edilmeye çalışılmalı, komşu işyeri bodro tanıkları ve işverenleri tespit edilerek beyanlarına başvurulmak suretiyle uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

3.Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, benzer şekilde açılmış ve Yargıtay incelenmesinden geçerek kesinleşmiş … 1. İş Mahkemesinin 21.04.2021 tarih ve 2017/211E – 2021/331K. sayılı dava dosyası ile aynı iş yerine ilişkin yöneticiler ve muhasebeci hakkında açılan … 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/158 Esas sayılı dava dosyası getirtilerek o dosyalardaki deliller incelenmeli, 25 kişinin sigortalılığı iptal edildiği anlaşılmakla, benzer şekilde başka dava açılıp açılmadığı davalı Kurumdan sorularak tespit edildiği takdirde o dosyalar da ikmal edilerek incelenmeli, şirketin faaliyeti açısından Vergi Tekniği Raporunda re’sen terk tarihi olarak 2013/10 döneminin dikkate alınması gerektiği belirtildiğinden, ilgili rapor daha detaylı incelenerek yapılan tespitler araştırılmalı, her ne kadar 2013 yılı faturalar vergi tekniği raporuna konu ise de şirketin faaliyeti açısından yapılan belirleme irdelenmeli, elektrik, su, telefon abonelikleri araştırması yapılmalı, iş yeri ticari defterleri irdelenip vergi bildirimleri de dikkate alınarak varsa çalıştırılacak kişi sayısı ile bildirimler karşılaştırması yapılıp elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
4.Yapılan araştırma sonucunda Kurum işleminin yerinde bulunması durumunda, kesilen aylığın bağlanması talebi de işbu davanın konusu olmakla, davacının 506 sayılı Kanun’un Geçici 81 inci maddesinin C bendinde belirtilen 15 yıl 55 yaş 3600 gün şartlarının tamamını 60 yaşını doldurduğu 08.07.2022 tarihinde ikmal ettiği dikkate alınarak karar verilmesi gerekmektedir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.