Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/10027 E. 2023/2606 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10027
KARAR NO : 2023/2606
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2132 -2020/1270
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü / İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/2954 E., 2019/674 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde ; 12.09.2014 tarihinde sürücü …’un sevk ve idaresindeki zorunlu trafik sigortasız aracın, müvekkili davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralandığını, kazanın gerçekleşmesinde sürücünün kusurlu olduğunu, bu nedenle iş göremezlik nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 128.431,32 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından rücuya tabi herhangi bir ödemenin yapılıp yapılmadığının araştırılmasını, öncelikle tüm delillerin toplanmasına müteakip tarafların kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini ve davacının maluliyetinin İstanbul Adli Tıp Kurumunca belirlenmesi gerektiğini, tazminat hesaplamasının aktüer bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile;”…. davacının maddi tazminat davasının talep artırım dilekçesi doğrultusunda kabulü ile, 128.431,32 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının, davalı … yönünden temerrüd ve aynı zamanda dava tarahi olan 10/12/2014’ten itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; talep olmadığı ve vekil eden kurumun sorumluluğu bulunmadığı halde olay tarihinde 16 yaşında olan davacı için geçici iş göremezlik yönünden hesaplama yapılarak karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, 18 yaş altında küçükler için geçici gelir hesaplanamayacağını, kaza tarihinde 16 yaşında olup 18 yaşına kadar Asgari Geçim İndirimi hesaplanması ve yine askerlik döneminde gelir elde edeceği şeklinde hesaplama yapılmasının yerinde olmadığını, davacı yanın soruşturma aşamasında haksız fiil faili ile uzlaşmış olması nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253 üncü maddesinin 17 numaralı fıkrası uyarınca vekil eden kurum aleyhine tazminata hükmedilmesinin yerinde olmadığını, zira davacı yana yapılacak herhangi bir ödemede araç sürücüsüne rücu edileceği gibi feragat tüm müteselsil borçlulara da sirayet edeceğinden …’ndan herhangi bir talepte bulunulamayacağını belirterek kararı istinaf etmiştir.

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkilinin yaralanmasına neden olan kamyonetin ticari bir araç olduğunu, maddi tazminata yasal faiz işletilmesi yönünde verilen kararın aracın ticari olması nedeniyle hukuka aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin hükmünün yasal faiz yerine avans faizi olacak şekilde düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile”… İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kazaya karışan aracın hususi araç olduğundan hükmedilen tazminata yasal faizi uygulanmasının doğru olduğu, soruşturma evraklarında ve uzlaştırma tutanağında uzlaşma aşamasında davacı küçüğün velilerinin olay nedeniyle şikayetinin bulunmadığı, ceza hukuku anlamında bir taleplerinin olmadığı ve ceza dosyasında uzlaşmak istediklerini ifade ettiklerinden uzlaştıkları, davacıların ceza soruşturmasında yapılan uzlaşma ile gerçek amacı, ceza soruşturmasının sonuçlanmasını istedikleri, bunu uzlaşma tutanağında da açıkça belirttikleri, bu nedenle CMK’nın 253/19 uncu maddesi gereğince tazminat talep edilemeyeceği düşüncesinin hatalı olacağı,hükme esas alınan hesap raporunda hata edilmediği” gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı yanın soruşturma aşamasında haksız fiil faili ile uzlaşmış olması nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253 üncü maddesinin 17 numaralı fıkrası uyarınca, vekil eden kurum aleyhine tazminata hükmedilmesinin yerinde olmadığını, zira davacı yana yapılacak herhangi bir ödemede araç sürücüsüne rücu edileceği gibi feragat tüm müteselsil borçlulara da sirayet edeceğinden müvekkili …’ndan herhangi bir talepte bulunamayacağını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 253 üncü maddesinin 19 uncu fıkrası, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14 üncü maddesi, … Yönetmeliği’nin 9 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava dışı sürücü ile davacı çocuğun velileri (anne-baba) arasında savcılık soruşturması aşamasındaki uzlaştırma işlemi sırasında, davacının velilerinin, ceza hukuku anlamında taleplerinin olmaması nedeniyle ceza dosyasında uzlaşmak istemeleri sonucunda, uzlaşmanın sağlanmış olması ve bu sebeple verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın, eldeki maddi tazminat davasını etkilemeyecek olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Kararın bir suretinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.