Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2023/3584 E. 2023/10586 K. 25.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3584
KARAR NO : 2023/10586
KARAR TARİHİ : 25.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/351 E., 2023/71 K.
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığını ihlal etme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onanma, bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla uygulanan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sarıgöl Cumhuriyet Başsavcılığının 28.06.2010 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından dava açılmıştır.
2. Sarıgöl Asliye Ceza Mahkemesinin 03.04.2012 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından mahkumiyet kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3. Sarıgöl Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından verilen hükmün ihbar üzerine açıklanmasına karar verilmiştir.
4. Sarıgöl Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2015 tarihli kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 12.05.2022 tarihli kararı ile gerekçe yazılmadan hükmün açıklanması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Sarıgöl Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.01.2023 tarihli ve 2022/351 Esas, 2023/71 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından mahkumiyet kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz istemi, eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiği ve benzeri nedenlere ilişkindir.
2. Katılan vekilinin temyiz istemi, sanık hakkında tayin edilen ceza miktarının az olduğu, katılan lehine maktu vekalet ücreti takdir edilmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu ve benzeri nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, olay günü katılanın bulunduğu yazlık eve temyiz dışı sanıklarla birlikte giden sanığın kapıyı çalması üzerine katılan …’nin kapıyı açtığı, bu sırada sanıklardan …’in katılan kolundan tutarak annesi Derya’ya hitaben “kızının ölüsünü de dirisini de göstermeyeceğim sana” diyerek tehdit kullanarak katılanı kaçırmaya teşebbüs ettiği, diğer sanıklar …, … ve …’ın da eylem esnasında sanık ile birlikte hareket ettikleri, katılan …’nin bağırması üzerine sanıkların olay yerinden kaçtıkları, sanığın böylece birden fazla kişi ile birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüs ve gece vakti birden fazla kişi ile birlikte konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarının işlediği iddiasına ilişkindir.
2. 27.11.2011 tarihli rapor ile sanıkların katılanın kaldığı yazlık evin kapısının önüne kadar habersiz gelmeleri nedeniyle konut dokunulmazlığını ihlal suçunun oluştuğu imza altına alınmıştır.
3. Davaya konu olayın gerçekleştiği yere ilişkin olay yeri basit krokisi dosyaya sunulmuştur.

IV. GEREKÇE
Temyiz dışı sanık …’in eski kız arkadaşı olan katılan …’yi kaçırmaya yönelik eylemi cinsel amaçla gerçekleştirdiği, eyleme iştirak eden sanık … hakkında ceza tayin edilirken, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, hüküm kurulurken aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca bir kat artırım yerine yarı oranında artırım yapılarak hesap hatası ile devamında uygulanan aynı Kanun’un 35 inci ve 62 nci maddeleri uyarınca eksik ceza tayini hukuka aykırı görülmüşse de, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin son fıkrasında düzenlenen kazanılmış hak gereği bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Olay ve olgularda belirtilen hususlar dikkate alındığında eski kız arkadaşı olan Hatice’yi kaçırmak isteyen temyiz dışı sanık … ile birlikte geç saatte katılanın ikametine giden sanığın, katılan …’nin bağırması üzerine diğer sanıklar ile birlikte olay yerinden ayrıldığı, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, sanığın böylece cinsel amaçla birden fazla kişi ile birlikte cebir tehdit ve hile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüs suçunu ve dosyaya sunulan basit kroki çizimi ve katılan anlatımından sanığın temyiz dışı sanıklarla birlikte gece vakti katılan konutuna giderek birden fazla kişi ile birlikte gece vakti konut dokunulmazlığını ihlal suçunu işlediği anlaşılmakla yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, alt sınırdan uzaklaşmayı gerektiren bir durum bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında az ceza verildiğine dair katılan vekili ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak her iki suç yönünden verilen Mahkeme kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen kendisini vekil ile temsil ettiren katılan … yararına, sanık aleyhine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sarıgöl Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.01.2023 tarihli ve 2022/351 Esas, 2023/71 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümler fıkrasına “katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin II. kısmının II. bölümü gereğince 9.200,00 Türk Lirası maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.