YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4651
KARAR NO : 2023/3220
KARAR TARİHİ : 10.10.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2257 E., 2022/946 K.
DAVA TARİHİ : 02.11.2020
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/543 E., 2021/482 K.
Taraflar arasında açılan hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili ; davalı üniversitenin 18/09/2018 tarihinde yapmış olduğu ihale sonucunda taraflar arasında yemek hizmeti alımı konusunda sözleşme imzalandığını ve sözleşmenin teknik şartnamesi gereğince üniversitenin mutfağında 31 personel bulundurulmasının zorunlu olduğunu, ihale tarihinde asgari ücretin 2.029,50 TL olduğunu, 2019 yılında ise brüt asgari ücretin 2.558,40 TL olduğunu, davalı üniversitenin 2019 yılında oluşan asgari ücret farkını dikkate almadan 2018 yılına göre ödeme yaptığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla hak edişe yansıtılmayan 1.000,00 TL asgari ücret farkının ve buna bağlı oluşan işverence karşılanması gereken sosyal sigorta primleri ile sigorta primi alt sınır artışından kaynaklanan fark ile bu farklara ait işsizlik ödeneğinin sözleşme bitim tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; ihale sözleşme ve şartnamesinde, sözleşme kapsamında yapılan işler için fiyat farkı hesaplanamayacağına ilişkin hüküm bulunduğunu, ilgili Sayıştay kararlarında da eğer hatalı olarak fiyat farkı hesaplanmış ve bu kapsamda ödeme yapılmış ise de bunun kamu zararı olarak kabul edileceğinin açıkça belirtildiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62 nci maddesi kapsamında yapılan değişikliğe göre, davalı kurumun personel çalışmasına dayalı hizmet alımı yapamayacağı, yine aynı madde ile personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı sözleşmesinin yaklaşık maliyetinin asgari %70 inin işçilik maliyeti olduğu ve çalıştırılan personelin mesai saatinin tamamını idarede geçirmesi gerektiğinin hüküm altına alındığı, bu kanun maddesi değişikliğinin 24.12.2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp dava konusu sözleşme imzalanmadan yürürlüğe girdiğini, bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu sözleşme sırf personel çalıştırılmasına ilişkin olmadığından ve sözleşmenin imza bedelinin %19,19unun işçilik maliyeti olduğundan, yani kanun ile uygulanmasına ilişkin esaslardaki gerekli şartları taşımadığından davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde: mahkeme gerekçesinde ihale dokümanında personelin haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmadığının belirtildiğini, ancak 27.06.2013 tarihli Bakanlar Kurulu Kararnamesinde belirtildiği üzere aranacak kriterin haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörülmesi hususu olduğunu, Teknik Şartnamenin 14. maddesinde sürekli çalışan işçilerin aylık (30 günlük) sigorta primlerinin tam olarak yatırılacağının belirtilmiş olduğunu, ilgili personelin tam gün çalıştırıldığını, 2019 yılında oluşan asgari ücret farkı ile buna bağlı olan SGK primleri ödemelerinde oluşan farkların davalı kurum tarafından karşılanması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurdukları görülmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki sözleşmelere, asgari ücretin değişmesi sebebiyle fiyat farkı ödenmesi gerektiğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmamasına, dava konusu iş ile ilgili idari şartnamenin 46.1 hükmüne göre fiyat farkının istenmeyecek olmasına, taraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesine göre idari şartnamenin sözleşmenin eki olmasına, aynı sözleşmenin 14. maddesi gereğince yüklenicinin fiyat farkı istemeyeceğinin düzenlenmiş olmasına, tacir olan davacının imzaladığı sözleşme ile bağlı olduğuna, davacının fiyat farkı talebinin kanuni bir dayanağının bulunmamasına, 2018 yılında sözleşme imzalandıktan sonra 2019 yılında asgari ücretin artacağının bilinmesine, buna rağmen basiretli davranması gereken davacı tacirin fiyat farkı ödenmeyeceğine ilişkin sözleşmeyi imzalamasına göre davacının fiyat farkı talebinde bulunmasının mümkün olmadığı gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuşlardır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hizmet sözleşmesine dayanan alacak davasıdır.
2. İlgili Hukuk
696 sayılı KHK 83. madde, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu 6, 62. maddeleri ve Kamu İhale Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ 4. madde, Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği 10. madde.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.