YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10143
KARAR NO : 2023/6308
KARAR TARİHİ : 19.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/521 E., 2016/327 K.
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, onama
Sanık hakkında hakaret suçundan neticeten hükmolunan adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 20.10.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hakaret ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmedilen cezanın ertelenmesine, hakaret suçundan 1.500,00 Türk Lirası adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık vasisinin temyiz isteği; mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz isteği; müştekinin soyut ifadelerinden başka mahkumiyete yeterli delil olmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, re’sen dikkate alınacak nedenlerle mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Davaya konu olay; sanığın ayrı yaşadığı eşi olan müştekiye karşı hakaret içeren sözler söylediği ve cebir uygulamak suretiyle evinde zorla alıkoyarak hürriyetini kısıtladığı iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede,
Hükmün tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanık vasisi ve müdafiinin temyiz isteklerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B.Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede,
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanık ile müştekinin evli olup, boşanma aşamasında olduklarından ayrı yaşadıkları, sanığın konuşmak üzere evine çağırdığı müştekinin giyim tarzından rahatsız olarak müştekiye yönelik hakaret içeren sözler söylediği, müştekiyi darp ettiği ve müştekiyi tuvalete kapatıp darp etmeye devam ettiği, gitmek istediğini söyleyen müştekiyi bırakmadığı, sabah saatlerinde müştekinin evden ayrıldığı olayda sanığın eylemini cebir kullanmak suretiyle gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’ nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması yerine yazılı şekilde aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca temel cezanın belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hüküm yönünden,
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2016 tarihli ve 2014/521 Esas, 2016/327 Karar sayılı kararırına yönelik sanık vasisi ve müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden,
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2016 tarihli ve 2014/521 Esas, 2016/327 Karar sayılı kararında sanığın vasisi ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci ve 326 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2023 tarihinde karar verildi.