YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5437
KARAR NO : 2023/6392
KARAR TARİHİ : 23.10.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/892 Değişik İş
SUÇ : Kasten yaralama
İNCELEME KONUSU
KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik itirazın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Konya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.05.2022 tarihli ve 2022/197 Esas, 2022/316 Karar sayılı kararları ile sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 … maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara yönelik itirazın reddine dair merci Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.09.2022 tarihli ve 2022/892 Değişik İş sayılı kararının kesin olmakla 23.09.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/31284 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58084 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58084 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, mercii tarafından sadece hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının var olup olmadığına ilişkin olarak ceza miktarı, adlî sicil kaydı ve somut zarar bulunmamasına yönelik sınırlı bir inceleme yapılmış ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2013 tarihli ve 2012/534 Esas, 2013/15 sayılı kararı ile itiraz merciinin sadece şeklî olarak değil, hem maddî olay, hem de hukukî yönden inceleme yapabileceği yönündeki kararı nazara alındığında, itiraz mercii Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesince işin esası hakkında da inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinde düzenlenen “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için, aynı maddenin altıncı fıkrasında belirtilen objektif ve subjektif koşulların bulunması ve yapılan yargılama sonucunda sanığın isnad edilen suçu işlediğinin belirlenmesi gerekmektedir.
2. 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin onikinci fıkrasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz yoluna başvurulabileceği hüküm altına alınmıştır. Olağan kanun yollarından olan itiraz, 5271 sayılı Kanun’un 267 ilâ 271 … maddeleri arasında düzenlenmiş olup aynı Kanun’un, “İtiraz olunabilecek kararlar” başlıklı 267 nci maddesinde yer alan “Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir” şeklindeki düzenleme gereği kural olarak sadece hâkim kararlarına karşı gidilebilecek olan itiraz yoluna, kanunlarda açıkça gösterilmiş olunması kaydıyla mahkeme kararlarına karşı da başvurulması mümkündür.
5271 sayılı Kanun’un 270 … maddesi ile aynı Kanun’un 271 … maddesindeki düzenlemeler gereği itiraz incelemesi kural olarak duruşmasız ve dosya üzerinden yapılacak, merci gerekli görürse Cumhuriyet savcısı, müdafii veya vekili de dinleyebilecektir. Bunun yanında merci, yazı ile cevap verebilmesi için itiraz istemini Cumhuriyet savcısı ve karşı tarafa bildirebilecek, kendisi de inceleme ve araştırma yapabileceği gibi gerekli gördüğünde bunların yapılması konusunda istekte bulunabilecektir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, 22.01.2013 tarihli ve 2012/10-534 Esas, 2013/15 Karar sayılı kararında;
“İtiraz mercii, O yer Cumhuriyet savcısının suç vasfına yönelik aleyhe başvurusu üzerine incelemesini sadece şekli olarak değil, hem maddi olay hem de hukuki yönden yapmalı, gerekli gördüğünde cevap vermesi için itirazı sanık müdafiine tebliğ etmeli ve Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiini dinlemeli, yine ihtiyaç duyduğu konular varsa gerekli araştırma ve incelemeyi yapmalı ya da bunların yapılmasını sağlamalı ve bunun sonucunda da TCK’nin 191/2. maddesi gereğince verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının isabetli olup olmadığına karar vermelidir.” Şeklindeki gerekçeyle itirazın hem
maddi hem hukukî yönden ele alınması ve kararın her yönden hukuka uygunluğunun denetlenmesi gerektiğine karar verilmiştir.
Kaldı ki YCGK, 2012/10-354 Esas, 2013/Karar sayılı kararı ile tespit edilen bu durumun, 05.04.2023 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun’un 21. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin on ikinci fıkrasında yer alan;
“(12) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir. İtiraz mercii, karar ve hükmü inceler; usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılık tespit ettiği takdirde, gerekçesini göstererek karar ve hükmü kaldırır ve gereğinin yapılması için dosyayı mahkemesine gönderir.”
Şeklindeki hüküm gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına itiraz halinde itiraz merciince, usule ve esasa ilişkin inceleme yapılması gerektiği hususu kanunî düzenleme ile de hüküm altına alınarak açıklığa kavuşturulduğu tespit edilmiştir.
3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; Konya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.05.2022 tarihli ve 2022/197 Esas, 2022/316 Karar sayılı kararları ile sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara itiraz edilmesi üzerine, mezkûr Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararında da vurgulandığı üzere, itirazı inceleyen merci tarafından hem usûl hem esas yönünden inceleme yapılarak her türlü hukuka aykırılığın denetlenebileceği gözetilmeden itirazın sadece şekil yönünden incelenmesi neticesinde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.09.2022 tarihli ve 2022/892 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.10.2023 tarihinde karar verildi.