Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/1010 E. 2023/6574 K. 25.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1010
KARAR NO : 2023/6574
KARAR TARİHİ : 25.09.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/344 E., 2016/90 K.
SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 09.12.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 3 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, eksik incelemeye, müştekinin danışmanlık hizmeti satın aldığına, işlemin 3D güvenlik şifresi ile yapıldığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın … Elektrik isimli firmanın yetkilisi olduğu, cep telefonundan aranan müştekiye, Tüketici Hakem Heyetinden aradıklarını ve sigorta ücreti alabileceğini söyleyerek kredi kartı numarasını istedikleri, sonra cep telefonuna gelecek kodu okumasını istedikleri, müştekinin de bu numarayı okuduğu, … kredi kartından bilgisi ve rızası olmaksızın 770,00 TL çekim yapıldığı iddiasına ilişkindir.
2. … yazısında; müştekiye ait kredi kartından … Telekomünikasyon isimli iş yerinden 770,00 TL çekildiğini bildirdiği,
3. … Telekomünikasyon yazısında; alışverişi …-… Elektrik isimli firmanın yaptığını bildirdiği,
4. Sanığın savunmasında; … iletişimin alt bayisi olduğunu, 3D işlem yapmak için kendisine şifre verildiğini, bu şifreyi alt bayilerine verdiğini, söz konusu işlemin Afyon’da faaliyet gösteren ASM İletişim isimli bayinin yaptığını iddia ettiği,
5. Emniyet araştırmasında ASM İletişim isimli bir iş yerinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Hükmün verildiği oturuma katılmayan sanık hakkında iddianamedeki sevk maddesi olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendine göre daha hafif yaptırım içeren 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinden hüküm kurulmasında 5237 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 226 ncı maddesine göre ek savunma hakkı verilmesi zorunlu olmadığından Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1. Olay tarihinde sanığın yetkilisi olduğu çağrı merkezince müştekinin arandığı, Tüketici Hakem Heyetinden arandığının söylemesi üzerine inanarak kredi kartı bilgilerini verdiği, daha sonra müştekinin kredi kartından rızası hilafına 770,00 TL çekim yapıldığı, dosya içerisinde bulunan … A.Ş’nin cevabi yazısından işlemin 3D secure şifresi ile yapıldığının belirtildiği anlaşılmakla; sanığın, suç tarihinde katılanın iradesini fesada uğratarak elde ettiği kredi kartı bilgilerini kullanarak rızası dışında para tahsilatı suretiyle atılı 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen başkasına ait banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu işlediği anlaşılmakla; mahkemenin sübuta ve suç vasfına ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanık kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen “banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan hüküm kurulmasına rağmen, gerekçeli karar başlığında suç adının bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık yazılması” ve suç tarihinin 03.07.2014 yerine 03.07.2015 olarak gösterilmesi,”nin dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği gerekçeli karar başlığında suç adının “banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması”, suç tarihinin “03.07.2014” olarak yazılması suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy çokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2023 tarihinde karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE

Sanık hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereğince cezalandırılması için açılan davanın yargılaması sonunda suç vasfında değişiklik yapılarak Türk Ceza Kanunu’nun 245 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm kurulurken ek savunma vermeyerek sanığın savunma hakkının ihlal edildiği bu suretle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 226 ncı maddesine aykırı davranıldığından bozma kararı yerine onama kararı verilmesine ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.25.09.2023