Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/14327 E. 2023/6248 K. 18.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/14327
KARAR NO : 2023/6248
KARAR TARİHİ : 18.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/839 E., 2016/546 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcılığının 13.11.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2. Tavşanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temiz istemi somut bir nedene dayanmayan süre tutum dilekçesinden ibarettir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın arasında önceye dayalı gönül ilişkisi bulunan katılanı olay tarihinde 2 kez arabasına zorla bindirdiği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık ile katılan arasında olay öncesinde gönül ilişkisi bulunduğu, katılanın ayrılmak istemesi üzerine sanığın katılanın yanına geldiği zorla araca bindirdiği ve akabinde katılanı serbest bıraktığı, katılanın yanında arkadaşı varken sanığın yine katılanın yanına gelerek zorla araca bindirdiği bir süre sonra ise tekrar indirdiği anlaşılmıştır.
2. Katılanın aşamalarda alınan istikrarlı ifadelerinde sanık tarafından araca zorla bindirildiğini beyan ettiği tespit edilmiştir.
3. Sanık savunmasında, katılanın araca rızaen bindiğini beyan ettiğine dair dolaylı ikrarın mevcut olduğu görülmüştür.
4. Tanık ….’nin alınan ifadesinde sanığın katılanı zorla araca bindirdiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
5. Katılan ifadesi, sanık savunması, tanık anlatımları ve tüm dava dosyası kapsamından sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu tespit edilmiş olup, sanığın eylemini aynı suçun icrası kapsamında birden fazla kez işlediği belirlendiğinden sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
6. Yargılama sürecindeki işlemlerin yukarıda belirtilen husus dışında usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların bir üst maddede belirtilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
7. Mahkeme kararında Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanığın katılanı zorla götürdüğü bu nedenle temel cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasınca belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin hüküm fıkrasında aynı maddenin birinci fıkrasından başlayarak hüküm kurulması ve gerekçeli kararda eylemin çocuğa karşı işlenmesi nedeniyle artırım yapıldığı belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında aynı maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendinin de yazılması dışında hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Tavşanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (B) bendinin birinci paragrafının tamamı ile üçüncü paragrafında yer alan “birden fazla kişi ile birlikte işlendiği anlaşıldığından, 109/3-b” ibarelerinin çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygın olarak olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2023 tarihinde karar verildi.