Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/4935 E. 2023/4773 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4935
KARAR NO : 2023/4773
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının
Düzenlenmesine Dair Kanun’a muhalefet
HÜKÜMLER : Sanıklar … ile … hakkında beraat, sanık … hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEMYİZ EDENLER : Şikâyetçi … vekili, sanık … müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, şikayetçi … vekilinin katılma talebi hakkında karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu gözetilip, şikayetçi kurumun suçtan zarar görme olasılığına göre sanıklar … ile … hakkındaki beraat hükmü temyize hakkı bulunduğu gözetilerek hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.05.2015 tarihli ve 2013/100 Esas, 2015/784 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında ayrı ayrı hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesi gereği 1 yıl 8 … hapis ve 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna, taksitlendirmeye, sanık … hakkındaki hapis cezasının mükerrirlere özgü infazına, ayrıca sahte bandrolleri bilerek bulundurumak ve kullanmak suçundan sanıklar hakkında ayrı ayrı 4733 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesi gereği 1 yıl 8 … hapis ve 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna, taksitlendirmeye, sanık … hakkındaki hapis cezasının mükerrirlere özgü infazına ve suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği müsaderesine karar verilmiştir.

2. Mahkemenin söz konusu kararının sanıklar ile müdafiileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 11.10.2021 tarihli ve 2019/4791 Esas, 2021/12383 Karar sayılı ilâmıyla;
“…1- Sanık …’a ait depoda sahte alkollü içki imalatı yapıldığı ve satıldığı bilgisi üzerine, suç tarihinde sanık …’in kapsını açtığı söz konusu işyerinde arama kararına dayalı suça konu eşyaların ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanıklar … ile …’in aşamalarda değişmeyen savunmalarında, sanık …’in eşya taşıma işi için kendilerini çağırdığını ve parkta beklerken yakalandıklarını ve suça konu eşyadan haberleri bulunmadığını beyan etmeleri, bu savunmalarını sanık … ve tutanak tanıklarının kovuşturma aşamasındaki beyanları ile doğrulandığının anlaşılması karşısında; sanıklar … ile …’in mahkumiyetlerini gerektirir, savunmalarının aksine her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraatleri yerine, dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle mahkumiyetlerine karar verilmesi,

2- Sanık …’ın kiraladığı depoda yapılan aramada ele geçen toplam 385 şişe sahte bandrollü alkollü içki yönünden eylemin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi, suça konu bandrollerle ilgili, aldatma yeteneği yönünden bilirkişiden rapor alınıp, aldatma yeteneği bulunduğu takdirde eylemin 4733 sayılı Yasanın 8/3. maddesi kapsamında kalacağı, fikri içtima nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun 44. maddesi uyarınca, sanık …’ın, daha ağır cezayı öngören 4733 sayılı Yasanın 8/3. madde fıkrası uyarınca cezalandırılması gerektiği, bandrollerin aldatma yeteneğinin bulunmaması halinde ise eylemin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilmeden, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi,

Kabule göre de;
1-Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62 nci maddesi ile

değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2 nci maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen Geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,

2- TCK’nun 53. maddesinin uygulanması açısından 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E. – 2015/85 K. sayılı kararı göz önünde bulundurularak hüküm oluşturulmasının gerektiğinin gözetilmemesi,

3- Sanık …’ın tekerrüre esas alınan adli sicil kaydının 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, sanık … hakkında tekerrüre esas alınan ilamla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının ve 5607 sayılı Yasanın 5/3. madde ve fıkrası kapsamında etkin pişmanlık müessesesinin uygulanmasına engel teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesinin gerekmesi,

4- Suçta ele geçen eşyanın 5607 sayılı Kanunun 13/1. maddesi yollaması ile TCK’nun 54/4. maddesi gereğince müsaderesi ile yetinilmesi gerekirken tasfiyesine hükmedilmesi,…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2022 tarihli ve 2021/1907 Esas, 2022/1782 Karar sayılı kararı ile sanıklar … ile … hakkındaki ayrı ayrı 4733 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraat; sanık … hakkında fikri içtima hükümleri gözönünde bulundurularak kaçak alkollü içki ve bandrol suçunu işlediği kabul edilerek 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesinin yollamasıyla anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği 1 yıl 3 … hapis ve 40,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hapis cezasının mükerrirlere özgü infazına ve denetimli serbestlik tedbirine, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.02.2023 tarihli ve 2022/124563 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Şikayetçi … vekilinin sanıklar … ile … hakkındaki hükümlere yönelik temyiz sebepleri; beraat eden sanıklar Eray ile Fethi hakkındaki beraat hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir.

2. Sanık … müdafinin temyiz sebepleri; sanık hakkındaki mahkumiyet kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, cezanın adil olmadığına, lehine hükümlerin uygulanmadığına, suça konu eşyanın Afacan lakabını kullanan Ender Kılıç’a ait olduğuna ilişkin savunmanın dikkate alınmadığına,

ele geçen eşya üzerinde inceleme yapılmadığına, eksik inceleme yapıldığına ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. 26.08.2011 tarihinde, arama kararına istinaden, sanık …’ın kiraladığı depoda sanık …’in huzurunda yapılan aramada toplam 385 şişe sahte bandrollü alkollü içki ile boş şişeler, etiketler, şişe kapakları ve sahte bandroller ele geçirilmiştir.

2. Sanık … bozma öncesinde savunmasında, kiraladığı iş yerinde ele geçen içkilerin kendisine ait olmadığını, içkilerin Afacan adını kullanan kişiye ait olduğunu beyan etmiş, bozma sonrası alınan savunmasında ise önceki beyanlarını tekrar ettiğini, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini belirtmiştir.

3. Suça konu alkollü içkilerin bandrolsüz ve gümrük kaçağı olduğuna dair bilirkişi raporu ile bozma sonrasında da ele geçen bandrollerin aldatma yeteneğinin bulunduğuna dair bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.

4. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.

5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Şikâyetçi … Vekilinin Sanıklar … ile … Hakkındaki Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
1. Sanıklar … ile … yargılama konusu eylemi için, 4733 sayılı Kanun’un 8 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 14.05.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık … tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddedilmiştir.

2. Sanığın kaçakçık suçundan mükerrir olduğunun anlaşılması karşısında; 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 50 nci, 51 inci maddeleri ve 5251 sayılı Kanun’un

231 inci maddesinin uygulanmasına kanuni engel bulunması nedeniyle, sanık lehine hükümlerin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Şikâyetçi … Vekilinin Sanıklar … ile … Hakkındaki Hükümlere Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2022 tarihli ve 2021/1907 Esas, 2022/1782 Karar sayılı kararına yönelik şikayetçi … vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar … ile … hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2022 tarihli ve 2021/1907 Esas, 2022/1782 Karar sayılı kararında sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.05.2023 tarihinde karar verildi.