YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25941
KARAR NO : 2023/5373
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’na aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) Muharebe Hizmet Destek Eğitim Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 22.09.2011 tarihli ve 2011/305 Esas, 2011/205 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında firar suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2.(Kapatılan) Muharebe Hizmet Destek Eğitim Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 22.09.2011 tarihli ve 2011/305 Esas, 2011/205 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 2. Dairesinin 13.03.2013 tarihli ve 2013/616 Esas, 2013/607 Karar sayılı ilamı ile Anayasa Mahkemesinin 17.01.2013 tarihli sırf askeri suçlar hakkında öngörülen cezaların uygulanması bakımından verilen iptal kararı doğrultusunda mahkumiyet hükmünün uygulama yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; (Kapatılan) Donanma Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 29.11.2013 tarihli ve 2013/970 Esas, 2013/752 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında firar suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 18.03.2014 tarihinde kesinleşmiştir.
4.(Kapatılan) Donanma Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 29.11.2013 tarihli ve 2013/970 Esas, 2013/752 Karar sayılı kararının; sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için gerekli olan ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendinde öngörülen objektif koşulun somut olayda gerçekleşmediği, ayrıca iddianamede sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin tatbiki talep edilmesine rağmen bu konuda bir karar verilmediği gerekçeleriyle, Millî Savunma Bakanı’nın 17.01.2017 tarihli, MÜS. YRD.: 51393309 -9010-484-16/As.Adlt. ve Kan. Gn. Md. As. Adlt. Czev. ve Müt.D. Rap. Tet. ve İşl.Ş. (26.B -109-16) sayılı istemi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 2. Dairesinin 08.03.2017 tarihli ve 2017/Esas, 2017/86 Karar sayılı ilamıyla kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir.
5.Bozma hususunda değerlendirme yapmak üzerine devam olunan yargılamada (Kapatılan) Donanma Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 04.04.2017 tarihli ve 2017/109 Esas, 2017/131 Karar sayılı kararı ile suç tarihinde Jandarma Genel Komutanlığı Personeli olan sanığın 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile (668 sayılı KHK) 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu’nda (2803 sayılı Kanun) yapılan değişiklikler doğrultusunda görevsizlik kararı verilmiştir.
6.İznik Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2018 tarihli ve 2017/244 Esas, 2018/372 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında firar suçundan 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğine ve askerliğe elverişiz olduğuna dair raporun hükme esas alınmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Yapılan incelemede; 30.11.2007 tarihinde birliğinden izinsiz olarak ayrılan sanığın, bir süre firar
hâlinde kaldıktan sonra 04.04.2011 tarihinde yakalandığı ve 16.07.2008 tarihinden itibaren askerliğe elverişli olmadığının saptandığı maddi vakıa olarak belirlenmiştir.
2.Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; olay tarihinde eşinin hamile olduğunu ve ailesinin yanında kaldığını, maddi sıkıntılarının olduğunu, bu sebeple firar etmek zorunda kaldığını, hakkında askerliğe elverişli olmadığına dair rapor tanzim edildiğini, suç işleme kastının bulunmadığını, Askeri Mahkemenin kararının … olduğunu ancak Askeri Yargıtayın kararının yerinde olmadığını, öncelikle beraatine aksi takdirde hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini istediğini beyan etmiştir.
3.Yargılama aşamasında dinlenen bilirkişi yazılı mütalaasında; sanığın antisosyal kişilik yapısında olduğunu, bu durumun sanığın davranışlarını yönlendirme yeteneğini kısmen ya da tamamen etkileyecek nitelikte olmadığını, suç tarihlerinde davranışlarını yönlendirme yeteneğinin tam olduğunu ancak yapılan inceleme sonucunda sanığın ıslah olmaz kişilik yapısında bulunma ihtimali olduğu değerlendirilerek suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişliliğinin tespiti amacıyla adli gözlem altına alınmasının uygun olacağı tıbbi kanaatine vardığını ifade etmiştir.
4.Sanığın hizmet hesabına ilişkin düzenlenen bilirkişi raporunda atılı firar suçlarını işlediği esnada … kişi sıfatının devam ettiği tespitine yer verilmiştir.
5. Derince … Hastanesinin 09.06.2011 tarihli ve 621 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri sağlık raporunda sanığın antisosyal kişilik bozukluğu tanısıyla askerliğe elverişli olmadığına karar verilerek, sanığın 16.07.2008 tarihinden itibaren askerliğe elverişli olmadığı ve seferde görev yapacağı bildirilmiştir.
6.Sanığın birliğine katılmadığına dair olay tespit tutanağı, vaka kanaat raporu, sevk belgesi, hizmet durum çizelgesi, sanığa atılı muhtelif suçlara ilişkin ceza ve infaz evrakları ve dosya kapsamında bulunan diğer bütün belgeler incelenerek değerlendirilmiştir.
7.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
III. GEREKÇE
1.Sanık hakkında tekerrüre esas olan hükmün 07.09.2006 tarihinde kesinleştiği ve sanığa atılı yargılama konusu firar suçunun 30.11.2007-16.07.2008 tarihleri arasında vuku bulduğu göz önüne alındığında; sanığın tekerrür hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğu yönündeki temyiz sebeplerine itibar edilmemiştir.
2.1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı firar suçu, … kişinin, kıtasından veya görevi icabı hazır bulunmak zorunda olduğu yerden bilerek ve isteyerek izinsiz olarak altı günden fazla bir süreyle uzaklaşmasıyla oluşan, özel kastın (saikin) aranmadığı, genel kastla işlenen bir suç olduğu ve unsurları arasında mazeret hâline yer verilmediği hususları göz önüne alındığında, tetkik edilen tüm dosya kapsamına göre; sanığın birliğinden izinsiz ayrıldığı 30.11.2007 tarihi ile askerliğe elverişsizlik halinin başladığı 16.07.2008 tarihleri arasında kesintisiz süren, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının a bendinde düzenlenen “firar” suçunu işlediği ve savunmasında da suçunu ikrar ettiği belirlenmekle, eylemi sabit görülerek Mahkemece, sanık hakkında
alt sınırdan ceza tayin edilip ardından takdiri indirim uygulanmasında, adli sicil kaydı bulunduğu gözetilerek sanığın suça meyilli kişiliği nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme hükümlerinin uygulanmamasında ve seçenek yaptırımlara çevrilmemek suretiyle mahkumiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 30.11.2007-16.07.2008 olarak gösterilmesi gerekirken 30.11.2011 olarak yazılması yerinde düzeltilmesi mümkün maddi yazım hatası olarak görülmüştür.
4.5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.
5.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İznik Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.12.2018 tarihli ve 2017/244 Esas, 2018/372 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2023 tarihinde karar verildi.