Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/4329 E. 2023/5198 K. 25.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4329
KARAR NO : 2023/5198
KARAR TARİHİ : 25.05.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.07.2014 tarihli ve 2014/210 Esas, 2014/795 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 3 yıl 4 … hapis ve 5.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

2.Yukarıda bahsi geçen kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 13.12.2021 tarihli ve 2021/6253 Esas, 2021/17042 Karar sayılı ilâmıyla hükmün; yasa değişikliği nedeniyle değerlendirilmesi gerekliliği nedeniyle ve teşdit gerekçesinin hukuka uygun olmadığından bahisle bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

3.Bozma ilâmı sonrasında yapılan yargılamada; İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/507 Esas, 2022/2073 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında, 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 15.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın cezada kazanılmış hakkı gözetilerek neticeten 3 yıl 4 … hapis ve 5.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine, karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.02.2023 tarihli ve 7-2022/140389 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; mahkumiyeti halinde sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının uygulanması gerektiğine, aramanın usulüne uygun olmadığına, suçun oluşmadığına ve re’sen gözetilecek diğer sebeplere dayanılarak kararın bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Kolluk birimlerince gerçekleştirilen ring faaliyeti sırasında, gece vakti, farları açık vaziyette park halinde bulunan araçtan şüphelenilmesi üzerine araç yanına intikal edildiğinde, sanığın araç yanında bulunduğu ve aracın açık sürgülü kapısından bakıldığında koltuk kısmı ve bagaj bölümünde, yine sanığın yanında dışarıda yerde karton kutular görülmekle sanığa sorulduğunda kutularda sigara olduğunu belirtmesi ve kendi rızasıyla kutuları açması üzerine 1.686 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanığın aşamalarda alınan savunmasında; otogarda karşılaştığı Bayram isimli şahısla kolileri taşımak üzere anlaştığını, kolilerde sigara olduğunu bildiğini ancak kaçak olduğunu bilmediğini, sorun olmayacağını düşündüğünü, kiraladığı araçla sigaraları naklederken yakalandığını beyan ettiği görülmüştür.

3.Dosyada mevcut kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında, eşyanın gümrüklenmiş değerinin 139.900,23 TL olarak belirlendiği görülmüş olup, bu değerin suç tarihi itibarıyla Dairemiz kabulüne göre fahiş olduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki ikrar mahiyetindeki beyanları, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
Suç tarihi itibarıyla sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, suç tarihinde yürürlükte bulunmayan, eşyanın değerinin
fahiş olması ve usulüne uygun ihtarata rağmen ödeme yapılmadığından dolayı etkin pişmanlığa ilişkin hükümlerin de uygulanamayacağı cihetle lehe hüküm içermeyen 6545 sayılı Kanun uyarınca yazılı şekilde uygulama yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/507 Esas, 2022/2073 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.05.2023 tarihinde karar verildi.