Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/6838 E. 2023/10374 K. 07.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6838
KARAR NO : 2023/10374
KARAR TARİHİ : 07.11.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/819 E., 2021/844 K.
SUÇ : 4389 sayılı Bankalar Kanunu’na muhalefet
HÜKÜMLER : Sanık …’ın mahkûmiyetine,Sanık …’in beraatine,
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma

Sanık … müdafiinin temyizine ilişkin olarak; sanık müdafiinin tefhim edilen hükmü yasal süreden sonra temyiz etmesi nedeniyle temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Sanık … müdafiinin temyizine ilişkin olarak; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığının 26.10.2001 tarihli ve 2001/1750 Esas sayılı iddianamesi ile ; sanıklar …, …, … ve … hakkında 4389 sayılı Bankalar Kanunu’na (4389 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 4389 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemi ile açılan davada; Bandırma 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.03.2002 tarihli ve 2001/141 Esas, 2002/25 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında açılan davanın Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulundan gerekli iznin alınması için durdurulmasına karar verilmiş, anılan kararın Banka vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7.Ceza Dairesinin 15.06.2004 tarihli ve 2003/8868 Esas, 2004/8190 Karar sayılı ilâmıyla “durma kararının nihai mahiyette bulunmadığı” gerekçesi ile temyizi kabil olmadığından reddine karar verilmiştir.
2.Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 17.02.2005 tarihli ve 2004/287 Esas, 2005/16 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2009 tarihli ve 2005/127 Esas, 2009/44 Karar sayılı kararı ile dosyanın devren Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.03.2009 tarihli ve 2009/110 Esas, 2009/79 Karar sayılı kararı ile karşı görevsizlik kararı verilmesi üzerine Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 23.11.2009 tarihli ve 2009/10978 Esas, 2009/13027 Karar sayılı ilâmıyla Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararı kaldırılmıştır.
3.Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.01.2014 tarihli ve 2010/26 Esas, 2014/11 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4.Anılan görevsizlik kararına o yer Cumhuriyet savcısı, katılan Banka vekili ve sanık … müdafii tarafından itirazı üzerine Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 10.04.2014 tarihli ve 2014/420 Değişik İş numaralı kararı ile görevsizlik kararına itiraz merciinin Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesi olduğu anlaşıldığından görevli mahkemenin belirlenmesi hususuna karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 02.07.2014 tarihli ve 2014/6880 Esas, 2014/7328 Karar sayılı ilâmıyla Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararının zımni görevsizlik kararı niteliğinde olduğu gözetilerek Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararı kaldırılmıştır.
5.Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.12.2015 tarihli ve 2014/328 Esas, 2015/407 Karar sayılı kararı ile sanık …’in vefat etmesi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 64 üncü maddesi gereğince davanın düşürülmesine, sanık … Birav hakkındaki davanın tefrikine, sanık …’in beraatine, sanık … hakkında 4389 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 4389 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sonuç olarak 5 yıl 10 … hapis ve 1.468.485,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, banka zararının tazminine karar verilmiştir.
6.Anılan kararın sanık … müdafii ile katılan banka vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 23.10.2019 tarihli ve 2016/8670 Esas, 2019/36462 Karar sayılı ilâmıyla katılan vekilinin temyizinin sanık … hakkında verilen beraat kararına yönelik olduğu gözetilerek katılan vekili ve sanık … müdafiinin mahkûmiyet hükmüne ilişkin yapılan inceleme sonucu
“…sanık … Birav’ın tüm aşamalarda savunmasının alınmadığı ve söz konusu sanığın beyanlarının diğer sanıkların hukukî durumlarını ve suçun niteliğini etkileyeceği gözetilerek, sanık … Birav’ın savunmasının alınması ve sanık …’ın oğlu …’ın ifadesine başvurularak gerektiğinde dava açılması sağlanıp dosyalar birleştirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
7.Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.11.2021 tarihli ve 2019/819 Esas, 2021/844 Karar sayılı kararı ile sanık …’in 4389 sayılı Kanun’a muhalefet suçunu işlediği sabit olmadığından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) beraatine, sanık … hakkında 4389 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 4389 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 765 sayılı Kanun’un 80 inci maddesi, 65 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 59 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 765 sayılı Kanun’un 31 inci ve 33 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 10 … hapis cezası ve 1.160,00 TL adlî para cezasının nitelikli zimmet miktarının 3 katından az olamayacağından 1.468.485,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, bankanın toplam zararı olan 489.495,00 TL olan banka zararının sanıktan tazminine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık … müdafiinin temyiz isteği; sanık hakkında zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilerek düşme kararı verilmesi gerektiğine, banka zararının tazminine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olmasına, sanığın üzerine atılı suçu işlememesi nedeniyle beraatine karar verilmesine, hükmedilen adlî para cezanının hatalı olarak tahvil edilmesine ve re’sen nedenler ile hükmün bozularak sanığın beraatine, davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi talebine ilişkindir.
2.Sanık … müdafiinin temyiz isteği; sanık için 8.200,00 TL vekâlet ücreti yerine 3.600,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi nedeniyle hükmün tavzihen düzeltilmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık … Birav’ın Şekerbank T.A.Ş Bandırma şubesinde suç tarihlerinde muhasebeci olarak çalıştığı, olay tarihlerinde farklı müşterilerin hesaplarında bulunan USD, DEM, TL cinsi, iradeleri dışında muhasebe hesaplarından havaleler yaparak tediye ettiği paraların bir kısmını aralarında … ilişkisi olan …’in, … ile ortak oldukları … Zirai İlaçlar Aletler Ürünler ve Gıda Maddeleri Tic. Ltd. Şti hesabına veya bu şirketin borçlu olduğu şirket hesaplarına havale yaparak söz konusu şirketin borçlarının ve çeklerinin ödendiği, yine aynı şekilde akrabası olan sanık …’ın yurtdışında bulunan oğlu …’a havaleler yapıldığı, bu paraların sanık … Birav tarafından gönderildiği, böylece sanıklar … ve …’ın azmettirmesi üzerine sanık … Birav’in zimmet suçunu işlediği iddiasıyla sanıklar hakkında dava açılmıştır.
2.Sanık … suçlamayı kabul etmemiştir.
3.Bozma sonrası sanık …’ın oğlu …; yurtdışında yüksek lisans yaptığını ve yarı zamanlı olarak garsonluk yaptığını, sınav zamanı daha az çalıştığı için babasının para gönderdiğini, konuyla ilgili bilgisinin olmadığını ifade etmiştir.
4….’ın tanık olarak dinlenmesi için yazılan talimat üzerine … tanıklıktan çekinmiştir.
5.Dosya arasında bankanın suç duyurusu ve müdahale dilekçesi bulunmaktadır.
6.10.05.2001- 1 tarih ve sayı numaralı soruşturma raporu dava dosyasında mevcuttur.
7.Dosyada bilirkişi heyet raporları bulunmaktadır.
8…. (Birav) yönünden tefrik edilen dosyanın araştırılmasında; sanık hakkında Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.10.2016 tarihli ve 2016/67 Esas, 2016/315 Karar sayılı kararı ile iddianamede düzenleme tarihi olan 26.10.2001 den sonra zamanaşımını kesen işlem olmadığından 765 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği zamanaşımından düşmesine, emanetteki fiş ve belgelerin iadesine karar verildiği, anılan kararın 16.11.2016 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştirildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Müdafiinin Temyizi Yönünden
Sank müdafiinin 15.11.2021 tarihinde tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 02.12.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu cihetle, sanık müdafiinin temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanık … Müdafiinin Temyizi Yönünden
Sanık hakkında 4389 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında nitelikli zimmet suçundan kamu davası açıldığı, bu eylemin 4389 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasındaki cezasının türü ve üst sınırına göre lehe olan 765 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci, 104 üncü maddesinin ikinci fıkraları hükümlerine göre asli zamanaşımının 15 yıl, olağanüstü zamanaşımının ise 22 yıl 6 … olduğu, 17.02.2005 tarihi itibarıyla duran zamanaşımı süresinin işlemeye devam ettiği, temyiz inceleme gününde 15 yıllık asli zamanaşımı ve 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin gerçekleşmediği gözetilerek yapılan incelemede;
1.Dairemizin istikrar kazanan uygulamalarına göre sanık … Birav’ın Şekerbank T.A.Ş Bandırma şubesinde suç tarihlerinde muhasebeci olarak çalıştığı, olay tarihlerinde farklı müşterilerin hesaplarında yeralan USD, DEM, TL cinsi, iradeleri dışında muhasebe hesaplarından havaleler yaparak tediye ettiği paraların bir kısmını akrabası olan …’ın yurtdışında bulunan oğlu …’a havaleler yapıldığı, bu paraların … Birav tarafından gönderildiği iddia olunarak açılan kamu davasının yargılaması sonucunda sanık hakkında nitelikli zimmet suçundan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
Zimmetin banka içi kayıtların olağan bir denetimi, araştırma ve karşılaştırılması suretiyle kesin bir biçimde ortaya çıkarılabilecek durumda olması halinde basit olarak nitelendirilmesi mümkün olup ayrıca;tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit ya da nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından;
Tediye fişleri bulunamamış ya da bulunan tediye fişlerinde mudi imzası yok ise, eylem basit zimmet, Tediye fişine mudi yerine sahte imzalar atmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak, fişler üzerindeki sahte imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılması halinde eylem basit zimmet, sahteciliğin aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde ise eylem nitelikli zimmet suçunu oluşturacaktır.
Somut olayda, sanık …’ın oğlu … adına havale gönderilmesi üzerine aynı gün efektif vaziyeti hesabından karşılıksız olarak yapılan ödemelerin mudiler …, …, …,… , … , …, …, …, …’ün hesabından mudi talimatı ve imzası bulunmayan tediye fişleri ile yapılan ödemeler ve mudiler …, …, … ve … hesaplarından sanık … hesabına virman yolu ile aktarılması şeklinde gerçekleşen eylemlerde, sanık … ‘ın anılan mudilerin hesaplarındaki açığı takip edebilmesini engellemek için hesaplar arasında fiktif işlemler yapması, bazı belgelerin şubede olmadığı böylece sanığın zimmeti gizlemek amacıyla bir takım işlemlere ait belgeleri yok ettiği gibi zimmetine geçirdiği miktarları başkalarına ödenmiş gibi göstererek zimmet olayını gizlediği cihetle eylemlerin nitelikli zimmet kapsamında kaldığının kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, sanık …’ın yardım eden olarak sorumlu olduğu eylemlerin denetime olanak tanıyacak biçimde ortaya konulması, bu amaç ile bilirkişi heyetinden ek rapor alınıp sonucuna göre adlî para cezası hesabının yapılması gerekirken yetersiz olan bilirkişi raporuna dayanılarak eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Lehe olan 765 sayılı Kanun’un 80 inci, 65 inci, 59 uncu, 31 inci ve 33 üncü maddeleri yanında 5237 Kanun’un 52 nci maddesi birlikte uygulanmak suretiyle karma uygulama yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Hükmedilen banka zararı üzerinden nisbi harca hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … Müdafiinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.11.2021 tarihli ve 2019/819 Esas, 2021/844 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafiinin temyiz isteği 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık … Müdafiinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.11.2021 tarihli ve 2019/819 Esas, 2021/844 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.11.2023 tarihinde karar verildi.