Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/16198 E. 2023/7345 K. 25.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/16198
KARAR NO : 2023/7345
KARAR TARİHİ : 25.09.2023

İ T İ R A Z

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmî belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İTİRAZA KONU KARAR : Onama
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 04.07.2023 tarihli ve 2023/12199 Esas, 2023/6626 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.09.2023 tarihli ve 11-2023/46024 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, mahkemece dosya kapsamında yer alan bilirkişi incelemesine göre suça konu eşyanın kırık pirinç olduğunun bildirildiği, tespit edilen kırık pirincin gümrük vergisinin %45, KDV’sinin ise %8 olduğu, bu itibarla sanıkların kamu zararına neden oldukları ve beyana aykırı olarak sahte belgeler kullanmak sureti ile pirinç-yemlik olarak kayıtlı bulunan eşyanın

ithali için Mersin Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğüne serbest dolaşıma giriş beyannamesi tescil ettirdikleri gerekçesiyle sanıkların müsnet suçtan mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılan somut olayda; dosyada mevcut Orta Akdeniz Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü Laboratuvar Şube Müdürlüğü tarafından yapılan analiz sonucu düzenlenen 25.03.2013 tarihli ve 4170 sayılı raporda dava konusu gümrük giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın “kırık pirinç” olduğu bildirilmesine rağmen, sanıkların talebi üzerine Mersin 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/22 değişik iş sayılı dosyasında ziraat yüksek mühendisi ve kimya mühendislerinden oluşan bilirkişi heyetinin düzenlediği 07.05.2013 tarihli rapora göre tespite konu ürünün “yemlik” vasfında olduğunun belirtildiği, yine 24.03.2014 ve 28.03.2014 tarihli raporlara göre de dava konusu pirincin yemlik vasfı taşıdığının anlaşıldığı, bunun yanında Gıda Mühendisi tarafından düzenlenen 27.10.2014 tarihli raporda ise eşyanın Pirinç tebliğine göre kusurlu pirinç vasfında yer alan kırık pirinç olduğu, kırık pirincin insan beslenmesinde kullanılabileceği gibi hayvan beslenmesinde de kullanılabileceğinin bildirildiği öte yandan sanıklar … ve …’nun aşamalarda, suça konu eşyanın yemlik pirinç olduğunu, Gaziantep ilindeki Tad Tavukçuluğa gideceğini, bu hususta aralarında satış sözleşmesinin bulunduğunu, eşyanın Mersin Serbest Bölgeden yurda ithali sırasında sevk irsaliyesine sehven yemlik pirinç yerine kırık pirinç yazıldığını savunmaları, tanık olarak dinlenilen işletme çalışanı Murat …’ün yargılama esnasında, her üç sevk irsaliyesini de bizzat kendisinin imzaladığını, bu irsaliyelerin araçlar yüklendikten sonra düzenlendiğini, beyannamelerde yemlik pirinç yazılı olmasına rağmen sevk irsaliyelerinde kırık pirinç yazılı olmasının, sevk irsaliyesinin düzenlendiği sırada bilgisayardan hatalı seçim yapması sebebiyle kendisinden kaynaklandığını beyan etmesi, bu ürünlerin yem fabrikası dışında başka bir yere gönderileceğine ilişkin delil olmaması karşısında, sanıkların dava konusu pirinçleri içeriği itibariyle sahte fatura ekli serbest dolaşıma giriş beyannamesi yoluyla gümrük vergilerinin eksik ödenmesi kastıyla yurda sokmaya teşebbüs ettiklerine dair cezalandırılmalarına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden bahisle Dairemizin bahsi geçen onama kararının kaldırılmasına ve sanıklar hakkında resmî belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Olay tutanağı, 09.04.2013 tarihli Gümrük İdaresi tarafından düzenlenen fezleke, celp edilen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre Dairemiz kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

III. KARAR
1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE,

2.5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 04.07.2023 tarihli ve 2023/12199 Esas, 2023/6626 Karar sayılı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.09.2023 tarihinde karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE

Sanık …’nun yönetim kurulu başkanı ve ortağı, diğer sanık …’nun ise genel müdürü olduğu Tiryaki Agro Gıda San. ve Tic. A.Ş. adına tescilli Mersin Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğünde mavi hat üzerinden işlem gören 08.03.2013 tarihli IM001037 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile 361.760 kg yemlik pirinç beyan edilen eşyanın, serbest bölgeden araçlara yüklenerek 76.860 kg.lık kısmının çıkarıldığı sırada Gümrük İdaresi tarafından yapılan tespitte araçlarda taşınan eşyaya ilişkin düzenlenen 3 adet sevk irsaliyesinde eşyanın cinsinin beyan edilenden farklı olarak kırık pirinç yazması nedeniyle resmi belgede sahtecilik ve kaçakçılık suçlarından soruşturmaya başlanıldığı anlaşılmıştır.

Sahtecilik suçunun konusu oluşturan belge, 08.03.2013 tarihli/IM001037 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesidir. Söz konusu ithalat beyannamesi kapsamında yurda ithalatı yapılan eşya PİRİNÇ-YEMLİK vasfında beyan edilmiş ve beyanname eki belgelerde de bu şekilde belirtilmiştir.

Her ne kadar Gümrük İdaresi tarafından yaptırılan ilk analizde eşyanın kırık pirinç vasfında olduğu, bu nedenle ödenmesi gereken gümrük vergisi miktarının kırık pirinç yönünden %45, yemlik pirinç yönünden ise %5 olduğu, bu nedenle gümrük vergilerinin eksik ödenmesi için sahtecilik yapıldığı yönünde düzenlenen fezlekeye istinaden sanıklar hakkında kamu davası açılmış ve yapılan yargılama sonucunda Dairemizin aksi yöndeki 09.05.2022 tarihli bozma ilâmına karşı direnme ile Resmi Belgede Sahtecilik suçundan mahkûmiyet kararı verilmiş ise de;

1.08.03.2013 tarihli ithalat beyannamesi muhteviyatı eşyanın cinsinin dosyada münderecatında bulunan bilirkişi raporları ile yemlik vasfında pirinç olduğunun belirlendiği, zira gıda yüksek mühendisi Nazan Maraş tarafından düzenlenen 26.02.2014 tarihli bilirkişi raporunda özetle, “dosya muhteviyatı pirinçlerin insan beslenmesinde kullanılabildiği gibi hayvan beslenmesinde de yani yemlik olarak da kullanılabileceği, zira Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının web sitesinde yayınlanan Yem Kataloğunda da kırık pirinçlerin yem olarak kullanılabileceğinin…beyan edildiği,

Gıda Mühendisi Sevgi Evliya tarafından düzenlenen 27.10.2014 tarihli raporda özetle; dosya muhteviyatı pirinçlerin Pirinç Tebliğine göre kusurlu pirinç sınıfında yer alan kırık pirinç olarak tespit edilmiş olduğu, kırık pirincin insan beslenmesinde kullanılabileceği gibi hayvan beslenmesinde de yani yemlik olarakta kullanılabileceği, kırık pirincin hayvan yemi olarak kullanılabileceğinin ilgili mevzuatında yer aldığı, dosyada bulunan firmaya ait yem rasyonları incelendiğinde Tat Piliç Fenni Yem San ve Tic. Ltd. Yti.nin ürettikleri kanatlı hayvan yemlerinde kırık pirinç kullandıklarının görüldüğünün” bildirildiği,

Sanıkların talebi üzerine Mersin 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/22 değişik iş sayılı dosyasında ziraat yüksek mühendisi ve kimya mühendislerinden oluşan bilirkişi heyetinin düzenlediği 07.05.2013 tarihli rapora göre tespite konu ürünün “yemlik” vasfında olduğunun belirtildiği, keza mahkemece tanık sıfatıyla da dinlenilen 24.03.2014 ve 28.03.2014 tarihli uzman raporlarına göre dava konusu pirincin yemlik vasfı taşıdığının bildirildiği anlaşılmıştır.

2.Dava konusu beyanname muhteviyatı eşyanın yemlik pirinç olarak ithaline Mersin Tarım Müdürlüğü tarafından izin verildiği ve eşyaların ithalinin tamamlandığı, dosyada mevcut satış sözleşmesine göre sanıkların yetkilisi oldukları Tiryaki Agro firması tarafından Gaziantep ilinde mukim Tad Piliç ve Yem Sanayi Tic.Ltd.Şti’ye satıldığı, 3 adet sevk irsaliyesinde her ne kadar kırık pirinç yazmakta ise de eşyanın yemlik olarak serbest bölgede iken satışının yapıldığı ve bu amaç dışında kullanılacağına dair somut delilin bulunmadığı, mahkeme gerekçesinde yer alan sevk irsaliyelerinin ve 04.03.2013 tarihli faturanın içerik itibarıyla sahte olduklarını belirtmiş ise de, dosya kapsamında örneği bulunan faturanın incelenmesinde ürünün yemlik pirinç olarak belirtildiği buna karşın suça konu gümrük beyannamesinin de sahte olduğu şeklinde anlatımı yapılan eylemin, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin (27.09.2021 tarihli ve 2021/12167-7249 E.K., 15.11.2022 tarihli ve 2019/4335, 2022/18984 E.K. sayılı ilâmları) uygulamaya yerleşmiş içtihatları doğrultusunda belge mahiyetindeki evrakın sahteliğinin ancak maddi bir sahtecilik eylemi bulunması halinde düşünülebileceğinden, suç teşkil etmeyeceği açıktır.

3.Tüm bu açıklamaların ışığında, yapılan soruşturmada; Orta Akdeniz Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü Laboratuar Şube Müdürlüğü tarafından yapılan analiz sonucu düzenlenen 25.03.2013 tarihli rapora göre ithalata konu eşyanın kırık pirinç olduğu yönünde tespit yapılmış olmasına karşın;

a)Silahların eşitliği ilkesine aykırı olarak soruşturmanın, davanın katılanı konumundaki Gümrük Müdürlüğü tarafından düzenlenen rapora istinaden başlatılmış olması,

b)Gerek yargılama sırasında aldırılan bilirkişi raporları gerekse uzman görüşleri doğrultusunda davaya konu pirincin yemlik vasfında da kullanılabileceğinin anlaşılması ve bu hususun sanıkların savunmalarını desteklemesi,

c)18.03.2013 tarihinde 3 adet sevk irsaliyesi ile eşyanın araçlara yüklemesini yapan şoförlerin eşyayı Gaziantep’te yer alan Tad Piliç ve Yem sanayi firmasına ait yem fabrikasına götüreceklerine yönelik ifadeleri, keza serbest bölgede iken yani henüz serbest dolaşıma girişi yapılmadan yurt içerisinde mukim bu firmaya satılarak sevk edilen, yemlik pirinç olarak ithal edilen ve bu konuda serbest bölge idaresine ve gümrüğe bildirimi yapılarak buna ilişkin fatura düzenlenen eşyanın başka bir amaçla kullanılması mümkün olmadığı gibi yemlik pirinç dışında kullanılacağına dair somut delilin de bulunmaması karşısında, Dairemizin 09.05.2022 tarihli bozma kararında vurgulanan hususlar ve dosya kapsamına göre olayda eksik ödendiği iddia olunan vergi miktarı 46.433,49 TL olup, sanıkların yetkilisi oldukları şirketin yıllık iş hacmi de düşünüldüğünde sanıkların suç kastı ile hareket ederek gümrük vergilerini eksik ödemek amacıyla resmi belgede sahtecilik yaptıkları sabit olmadığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulü gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun itirazın reddi kararına iştirak etmiyorum. 04.10.2023