Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/10987 E. 2023/4286 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10987
KARAR NO : 2023/4286
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
ASIL KARAR : Mahkûmiyet, suça konu eşyaların müsaderesi
EK KARAR : Temyiz talebinin kabule şayan olmamasından dolayı reddi
ASIL KARARI
EK KARARI
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2021 tarihli ve 2020/793 Esas, 2021/180 Karar sayılı kaçakçılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak sanık … müdafii ve sanık …’nün temyiz isteğinde bulundukları, sanık …’nün anılan karara yönelik temyiz isteği yönünden İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2021 tarihli, ek kararı ile temyiz isteminin süreden reddine karar verildiği, ek kararın sanık … tarafından temyiz edildiği saptanmıştır.

Sanıklar hakkında kurulan asıl karar ve ek kararın karar tarihleri itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir

oldukları, karar tarihlerinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği sanık … müdafiinin asıl karara yönelik, sanık …’nün ek karara yönelik temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığının 12.09.2013 tarihli, 2013/1546 nolu asıl dosya iddianamesi ile sanık … hakkında 23.07.2013 tarihli eylemi nedeniyle 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet ettiğinden bahisle kamu davası açılmıştır.

2.İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığının 03.10.2013 tarihli, 2013/1854 nolu iddianamesi ile sanıklar … ve … haklarında 04.09.2013 tarihli eylem nedeniyle 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açılmış olup, İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/780 Esasına kaydedilmiştir.

3.İskenderun 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2014 tarihli ve 2015/100 Esas, 2013/780 Karar sayılı kararı ile dosyanın İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/620 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

4.İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2014 tarihli ve 2013/620 Esas, 2014/248 Karar sayılı kararı ile;
– Sanık … hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına,
– Sanık … hakkında 23.07.2013, 04.09.2013 tarihli eylemleri yönünden açılan davalar açısından 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, aynı Kanun’un 43 üncü ve 53 üncü maddeleri, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 3 yıl 7 … 22 gün hapis ve 104 gün karşılığı 2.080,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

5.Anılan kararın sanıklar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 02.06.2020 tarihli ve 2019/12422 Esas, 2020/4873 Karar sayılı ilâmıyla “…Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 5.maddesi uyarınca, kovuşturma aşamasında “etkin pişmanlık” hükümlerinin uygulanmasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,…” nedeniyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

6.Bozma üzerine verilen ve temyiz incelemesine konu İskenderun 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2021 tarihli ve 2020/793 Esas, 2021/180 Karar sayılı kararı ile;
– Sanık … hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına,
– Sanık … hakkında 23.07.2013, 04.09.2013 tarihli eylemleri yönünden açılan davalar yönünden 5607 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası,5237 sayılı Kanun 62 nci maddesi, aynı Kanun’un 43 üncü ve 53 üncü maddeleri, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 3 yıl 7 … 22 gün hapis ve 104 gün karşılığı 2080 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

7.İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2021 tarihli ve 2020/793 Esas, 2021/180 Karar sayılı ek kararı ile sanık …’nün temyiz başvurusunun, 1412 sayılı Kanun’un 315 inci maddesinin birinci fıkrası gereği “temyiz talebinin kabule şayan olmamasından dolayı reddine” karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık … Müdafiinin Asıl Karara Yönelik Temyiz Sebebi;
Sanık …’ın suç işleme kastının olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve re’sen görülecek nedenlere ilişkindir.

B. Sanık …’nün Ek Karara Yönelik Temyiz Sebebi
Temyiz isteminin reddi kararın bozulması talebinden ibarettir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.23.07.2013 tarihinde, adlî arama kararına istinaden sanık …’ye ait iş yerinde yapılan aramada 14261 paket kaçak sigara ile 1110 paket kaçak puro ele geçirildiği, 04.09.2013 tarihinde ise, sanık …’ye ait depoda adlî arama kararına istinaden sanık … huzurunda yapılan aramada 13610 paket kaçak sigara ile puro ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık … Künce 04.06.2013 ve 23.07.2013 tarihli olaylara ilişkin bozma öncesi savunmalarında; atılı suçlamaları ikrar etmiş, bozma sonrası savunmasında ise atılı suçlamaları kabul etmediğini, kaçak eşyaların yakalandığı iş yerinin ve deponun kendisine ait olmadığını, asıl suçluların … ve Mustafa Yüksel (Yüksek) olduğunu, …’ın kimlik ve adresini bildireceğini, gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ve kamu zararını ödeyecek maddi durumunun olmadığını beyan etmiştir.

3. Sanık … savunmalarında, diğer sanık …’ın iş yerinde çalıştığını, iş yerinde kaçak tütün ve sigara satışı yapıldığını, kendisininde kaçak tütün sattığını, 04.09.2013 tarihinde sanık …’ın kendisini kaçak eşyanın yakalandığı depoya gönderdiğini, kaçak tütün satmanın suç olduğunu bilmediğini, gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ve kamu zararını ödeyecek maddi durumunun olmadığını beyan etmiştir.

4.Tanık … ‘ın beyanı dosyada mevcuttur.

5.Suça konu sigara ile puroların bandrolsüz ve gümrük kaçağı olduğuna dair bilirkişi raporları dava dosyasında mevcuttur.

6.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakaları dava dosyasında bulunmaktadır.

7.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık …’nün Ek Karara Yönelik Temyiz İstemi Yönünden;
Sanık …’nün yokluğunda verilip 02.03.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 10.03.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği asıl kararın re’sen temyize de tabi olmadığı, aynı Kanun’un 315 inci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Temyiz isteği kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan mahkeme bir karar ile temyiz dilekçesini reddeder.” şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, ek kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanık …’nün temyiz isteği yerinde görülmemiştir.

B. Sanık … Müdafiinin Asıl Karara Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, sanık hakkında temel cezada 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, alt sınırdan hüküm kurmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

1.İskenderun 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2021 tarihli ve 2020/793 Esas, 2021/180 Karar sayılı kararında; olay tutanağı, sanığın ikrara yönelik savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, ele geçen gümrük kaçağı sigara ve puronun miktar itibarıyla ticari mahiyette olduğu anlaşılmakla, sanığın suça konu kaçak sigaraları ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile mahkûmiyet hükmü kurulmasında, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
A. Sanık …’nün Ek Karara Yönelik Temyiz İstemi Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin

03.05.2021 tarihli ve 2020/793 Esas, 2021/180 Karar sayılı ek kararında sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden ek kararın, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2021 tarihli ve 2020/793 Esas, 2021/180 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.05.2023 tarihinde karar verildi.

(K.K.D)

KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE

Kaçakçılık suçundan sanık … hakkında kurulan mahkûmiyete ilişkin hükmün, sanık müdafiinin temyizi üzerine sayın çoğunluğun onamaya ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;

Dosya kapsamına göre diğer sanık …’ye ait işyerinde yapılan aramada, 1.110 adet puro ile 14.261 adet gümrük kaçağı ve bandrolsüz sigara ele geçirildiği anlaşılmaktadır.

Sanık … Turan aşamalardaki savunmalarında özetle, üniversite öğrencisi olduğunu, olay tarihinde harçlığını çıkarmak için diğer sanık …’nün işyerinde çalıştığını, eylemin suç olduğunu bilmediğini, suç işleme kastının bulunmadığını söylemiştir.

Sanık … ise aşamalardaki beyanlarında özetle, suça konu puro ve sigaraları satmak için bulundurduğunu, sanık …’ın haftanın üç günü yanında çalıştığını ve yardımcı olduğunu söylemiştir.

Dosyada başkaca da delil bulunmamaktadır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 04/04/2006 tarih, 2006/3-35 E, 2006/97 K sayılı ilamı ile buna benzer birçok ilamında da“… ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “in dubio pro reo” kuşkudan sanık yararlanır kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlıdır. Şüpheli ve aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak hüküm tesis edilemez. Ceza mahkûmiyeti bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat teorikte olsa hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermektir. O halde ceza yargılamasında mahkûmiyet, büyük veya … bir ihtimale değil, kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmalıdır.”

Tüm bu anlatılanlar ile sanığın aşamalardaki savunmalarında, üniversite öğrencisi olduğunu, olay tarihinde harçlığını çıkarmak için diğer sanık …’nün işyerinde çalıştığını, eylemin suç olduğunu bilmediğini, suç işleme kastının bulunmadığını söylemesi, diğer sanık …’ın sanık …’ın anlatımlarını doğrulaması karşısında, üniversite öğrencisi olup harçlığını çıkarmak için çalışan sanık …’ın diğer sanık …’ın suçuna kasten iştirak ettiğine ilişkin savunmasının aksine kesin, inandırıcı ve şüpheden uzak delilin bulunmaması ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi dikkate alındığında müsnet suçtan sanık … Turan’ın beraati yerine mahkûmiyete ilişkin yerel mahkeme kararının onanmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 04.05.2023