YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24026
KARAR NO : 2023/4882
KARAR TARİHİ : 18.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) Eskişehir 1.Hava Kuvveti Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 18.10.2012 tarihli ve 2012/522 Esas, 2012/219 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 22.09.2011-15.07.2012 tarihleri arasında firar suçundan, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. (Kapatılan) Eskişehir 1.Hava Kuvveti Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 18.10.2012 tarihli ve 2012/522 Esas, 2012/219 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askerî Yargıtay 2. Dairesinin 12.06.2013 tarihli ve 2013/933 Esas, 2013/943 Karar sayılı ilâmı ile;
“…Birliğini izinsiz olarak 13.09.2011 günü terk ettiği anlaşılan sanığın, atılı firar suçunu 22.09.2011 tarihinden itibaren işlemeye başladığının kabulünde isabet bulunmadığı, ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin 23.1.2013 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 17.1.2013 tarihli, 2012/80 E. ve 2013/16 K. sayılı kararıyla; ASCK’nın 47’nci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin birinci ve ikinci cümlelerinin, Ek 8’inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “…kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile…” ibaresinin ve ASCK’nın Ek 10’uncu maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması karşısında uygulamaya yönelik bu konularda, yeniden değerlendirme ve tartışma yapılması gerekliliği bulunması…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine (Kapatılan) Eskişehir 1.Hava Kuvveti Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 30.09.2013 tarihli ve 2013/831 Esas, 2013/489 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 13.09.2011-15.07.2012 tarihleri arasında firar suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 24.01.2014 tarihinde kesinleşmiştir.
4. Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 24.01.2014 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 01.07.2014 tarihinde 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçunu işlediğinin İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2015 tarihli ve 2014/1283 Esas, 2015/173 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine dosyanın yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, temyize konu edilen Bilecik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2017 tarihli ve 2017/801 Esas, 2017/887 Karar sayılı kararı ile önceki hükmün açıklanarak sanığın 13.09.2011-.15.07.2012 tarihleri arasında firar suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin hükmün temyiz edilmesi iradesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın askerlik hizmetini yerine getirmekte iken 13.09.2011 tarihinde birliğini izinsiz olarak terk ettiği, durumun aynı gün akşam 18.45’de alınan yoklamada tespit edildiği, 15.07.2012 tarihinde Kırıkhan İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı ekipler tarafından yakalandığı, müsnet suç nedeniyle 15.07.2012-16.07.2012 tarihleri arasında gözaltında, 16.07.2012-18.10.2012 tarihleri arasında tutuklu kaldığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın aşamalardaki savunmalarında ailevi sorunları nedeniyle birliğinden firar ettiğini, 15.07.2012 tarihinde yakalandığını, pişman olduğunu beyan ettiği belirlenmiştir.
3. Birliği Komutanlığınca düzenlenen 13.09.2011 tarihli tutanakta; sanığın 13.09.2011 tarihinde akşam 18.45’de alınan yoklamada olmadığı, kışlada yapılan aramalara rağmen bulunamadığı belirtilmiştir.
4. Kırıkhan İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından gönderilen 17.07.2012 tarihli tutanakta; sanığın 15.07.2012 tarihinde yakalandığı belirtilmiştir.
5. Sanık hakkında psikiyatri uzmanı bilirkişi tarafından tanzim olunan ve “sanıığın suç tarihlerinde askerliğe elverişli olduğu, adlî gözlem altına alınmasına gerek olmadığı ve 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği” görüşünü içeren bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.
6. Sanık hakkında (Kapatılan) Eskişehir 1. Hava Kuvveti ve Hava Füze Savunma Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 30.09.2013 tarihli ve 2013/831 Esas, 2013/489 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan 29.04.2015 kesinleşme tarihli İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2015 tarihli ve 2014/1283 Esas, 2015/173 Karar sayılı kararı dava dosyasında mevcuttur.
7. Sanığa ait güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı firar suçu, … kişinin, kıtasından veya görevi icabı hazır bulunmak zorunda olduğu yerden bilerek ve isteyerek izinsiz olarak altı günden fazla bir süreyle uzaklaşmasıyla oluşan, özel kastın (saikin) aranmadığı, genel kastla işlenen bir suç olduğu ve unsurları arasında mazeret hâline yer verilmediği, buna göre “Olay ve Olgular” başlığı altında ayrıntılarına yer verilen delillere ve tüm dosya kapsamına göre sanığın 13.09.2011-15.07.2012 tarihleri arasında kesintisiz süren ve yakalanmakla son bulan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına giren “firar” suçunu işlediği belirlenmekle, sanığın tüm unsurları ile oluşan atılı suçtan hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. İhbara konu İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2015 tarihli ve 2014/1283 Esas, 2015/173 Karar sayılı ilamının 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçuna ilişkin olduğu, UYAP sisteminde yapılan incelemede, ihbara konu ilamla ilgili olarak hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (7242 sayılı Kanun) ile değişik 5607 sayılı Kanunun 3 ve 5 inci maddeleri ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddesinin birinci fıkrasının hükümlü lehine uygulanıp uygulanmayacağı yönünden yapılan değerlendirmede İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.07.2021 tarihli ve 2014/1283 Esas, 2015/173 Karar sayılı ek kararı ile uyarlama yargılaması yapılmasına yer olmadığına karar verildiği ve sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanma koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, sanığın, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra denetim süresi içinde kasıtlı suç işlemesi karşısında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca cezanın ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara karar verilmesi mümkün olmadığı gözetilerek hükmün aynen açıklanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uygulanmamış ise de, hak yoksunluğu kasıtlı suçtan verilen hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olup, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
4. Sanığın 15.07.2012-16.07.2012 tarihleri arasında gözaltında, 16.07.2012-18.10.2012 tarihleri arasında tutuklulukta geçirdiği sürelerin 5237 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi uyarınca verilen ceza süresinden mahsubunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, cezai ehliyet ve askerliğe elverişlilik hususlarında doğan şüphelerin, psikiyatri uzmanı bilirkişi raporuyla dosya içeriğine uygun şekilde ortadan kaldırıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bilecik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2017 tarihli ve 2017/801 Esas, 2017/887 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.05.2023 tarihinde karar verildi.