YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5347
KARAR NO : 2023/4995
KARAR TARİHİ : 22.05.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii ve katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2014 tarihli ve 2013/723 Esas, 2014/938 Karar sayılı kararıyla, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası gereğince neticeten 1 yıl 8 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 51 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine, suça konu eşyanın müsaderesine, nakil aracının sahibine
iadesine karar verilmiştir.
2.Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 10.06.2020 tarihli ve 2019/18055 Esas, 2020/6231 Karar sayılı ilâmıyla, 7242 sayılı Kanun’un 61 inci ve 62 nci maddeleri ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde yapılan sanık lehine hükümler içeren değişliklerin yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2021 tarihli ve 2020/1534 Esas, 2021/407 Karar sayılı kararıyla, 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci ve yirmiikinci fıkraları gereğince neticeten hapisten çevrilen 4.000,00 TL adlî para cezası ve 1 gün karşılığı 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu eşyanın müsaderesine, nakil aracının sahibine iadesine karar verilmiştir.
4.Anılan kararın sanık müdafii ile katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 04.04.2022 tarihli ve 2022/2882 Esas, 2022/6509 Karar sayılı ilâmıyla, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun uyarınca belirlenen cezaya 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması ve tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmaması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5.Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.10.2022 tarihli ve 2022/758 Esas, 2022/1376 Karar sayılı kararıyla, 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (a) bendi ve yirmiikinci fıkrası gereğince neticeten 6 … 20 gün hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, verilen cezanın 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, suça konu eşyanın müsaderesine, nakil aracının sahibine iadesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
1. Sanık hakkında eksik ceza tayin edildiğine,
2. Nakil aracı hakkında da müsadere kararı verilmesi gerektiğine
İlişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Suç işleme kastı bulunmayan sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.06.08.2013 tarihinde güvenlik güçleri tarafından devriye görevinin ifası sırasında, sanığa ait iş yerinin açık olduğu ve iş yeri önünde, dükkânın kapısına aracın arkasının yaklaşık vaziyette ve arka kapılarının açık olarak durduğu, açık olan kapıdan aracın içerisine iş yerinden bir hortumun bağlı olduğunun görülmesi üzerine, Mersin 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.08.2013 tarihli önleme araması kararına
istinaden yapılan aramada, iş yerinde 1 adet 1.000 litrelik, iş yeri önündeki araçta ise 2 adet 1.000 litrelik olmak üzere toplam 3.000 litrelik fiberglas tank içerisinde gümrük kaçağı akaryakıt ele geçirilmiştir.
2. Ele geçirilen akaryakıt hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakası ile 04.12.2013 tarihli İNÖNÜ-PAL raporu dosya arasına alınmış olup, yakıtın cinsinin motorin olduğu ve ulusal marker ölçümünde marker seviyesinin geçersiz bulunduğu tespit edilmiştir.
3.Sanık aşamalardaki savunmalarında, ele geçirilen yakıtı araçlarında kullanmak amacıyla aldığını beyan etmiştir.
4.Yargıtay bozma ilâmlarının gereğinin yerine getirildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Olay ve Olgular bölümünde açıklanan olayın oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ile katılan vekilinin aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası delaleti ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları kapsamında bulunduğu nazara alınarak; suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası delaleti ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları (10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’nun 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek) ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, aynı Kanun’un 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (a) bendinin uygulanması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2014 tarihli ve 2013/723 Esas, 2014/938 Karar sayılı kararında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi gereğince tekerrür hükümleri uygulanmayıp hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği ve bahse konu hükmün yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi nedeniyle sanık lehine cezada kazanılmış hak teşkil edeceği anlaşılmakla, hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesininde uygulanması suretiyle 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasına aykırı hüküm tesis edilmesi,
3.Sanık hakkında belirlenen temel cezanın 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası gereğince 2/3 oranında indirilmesi esnasında hesap hatası yapılarak 1 gün yerine 2 gün adli para cezasına hükmolunması,
4.Kaçak eşya naklinde kullanılan 33 CLE 79 plakalı nakil aracının sanık adına kayıtlı olup suça konu
eşyanın miktar ve hacim bakımından, taşındığı nakil aracının ağırlıklı bölümünü oluşturduğunun anlaşılması karşısında, aracın kasko değeri, piyasa değeri ile dava konusu eşyanın değerine göre 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinde yer alan hakkaniyet ölçüsünün değerlendirilip tartışılarak, sonucuna göre nakil aracının müsaderesi ya da iadesi yönünde bir karar verilmesi gerekirken, eksik kovuşturma ile iadesine karar verilmesi,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.10.2022 tarihli ve 2022/758 Esas, 2022/1376 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2023 tarihinde karar verildi.