Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/10736 E. 2023/2899 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10736
KARAR NO : 2023/2899
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/4376 D.İş – 2019/111
SAYISI : İHK-2019/5890
HÜKÜM/KARAR : Davalının itirazının reddine
SAYISI : K-2019/4980

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir.

… kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında karşı araçta yolcu konumunda olan davacıların oğlunun vefat ettiğini belirterek belirsiz alacak olarak her bir davacı için 2.500,00’er TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; taleplerini davacı … için 73.239,92 TL’ye, davacı … için 46.862,42 TL’ye yükseltilmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hatalı olduğunu, destek çocuğun camdan fırlaması nedeniyle koruma tebdiri almayan anne ve babanın ihmal ve kusurunun bulunduğunu, çocuk koltuğu bulundurmama nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmasını, kusur durumunun tespitini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak asgari ücret üzerinden hesap yapılmasını, Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan (SGK) ödeme alınıp alınmadığının araştırılması gerektiğini, faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. … KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı nezdinde trafik sigortalı aracın %100 kusuruyla neden olduğu kazada davacılarının oğlunun vefat ettiği, tazminat hesabının usulüne uygun yapıldığı, davacı annenin ev hanımı olması nedeniyle yetiştirme gideri tenzili yapılmadığı, araçta çocuk koltuğu bulunup bulunmadığına dair somut delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı … için 73.239,92 TL, davacı … için 46.862,42 TL’nin 25.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacı anne yönünden yetiştirme gideri tenzili yapılması, kaza esnasında çocuk oto koltuğunda oturmayan 4 yaşındaki mütevaffanın camdan fırlaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin tarifeye göre belirlenen ücretin 1/5’i oranında olması gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; araçta çocuk koruma koltuğu kullanılıp kullanılmadığına dair bilgi ve belgenin bulunmadığı, ev hanımı anne için hesaplanan tazminattan yetiştirme gideri tenzili yapılmamasının yerinde olduğu, tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; … kararına karşı yaptığı itiraz başvurusuna konu ettiği nedenlerle, … kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında karşı araçta yolcu konumunda olan davacıların oğlunun ölümü nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 ve 53 üncü maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40-2020/40 sayılı kararı.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, düzenli bir işi ve geliri olmayan ve ev hanımı olduğu anlaşılan davacı anne için hesaplanan tazminattan yetiştirme gideri düşülmemesinin isabetli olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Hâkim; TBK’nın 51 inci maddesi uyarınca tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler; aynı Kanun’un 52 inci maddesi uyarınca da zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.

Davalı vekili, davacının olay tarihinde 4 yaşında olmasına rağmen çocuk koltuğu olmadan seyahat ettiğini ve araçtan fırlaması sonucu yaralandığını belirterek müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunmuş, İtiraz Hakem Heyetince bu talep reddedilmiştir.

KTK’nın 78 inci maddesi ile Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca belirli sınıf araçlarda 150 cm’den kısa ve 36 kg’ın altındaki çocukların taşınması sırasında çocukların ağırlığına uygun anılan Yönetmelik ekinde yer alan (1) sayılı cetvelde yer alan çocuk bağlama sistemlerinin kullanılması zorunludur.

Müteveffa’nın olay tarihinde 4 yaşında olduğu dikkate alındığında araç içerisinde yolculuk yaptığı esnada mevzuatta belirlendiği üzere koruyucu tertibatla taşınması gerektiği açık olup bu hususta gerekli tedbirleri alma yükümlülüğü velayet hakkı kapsamında anne ve babaya aittir.
Dosya içerisindeki belge ve bilgiler dikkate alındığında, kaza tespit tutanağında destek 4 yaşındaki çocuğun camdan fırlayarak yolun sağındaki su kanalına düştüğü, yaşı itibarıyla bu hususlara yönelik tedbirleri alma yükümlülüğünün anne ve babaya ait olduğu anlaşıldığına göre, müterafik kusurun varlığının kabulü ile hesaplanan tazminattan Dairemizin istikrar kazanmış uygulaması gereği %20 oranında indirim yapılması gerekmektedir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.

3. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/17 nci maddesinde “Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir.” hükmü yer almaktadır.

Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” düzenlemesi mevcuttur.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise “Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” şeklinde düzenlenmiştir.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile ile temyiz olunan … kararının BOZULMASINA,

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

06.03.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, desteğin 22.08.2018 günü meydana gelen trafik kazasından kaynaklanan ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Uyuşmazlık hakem heyetince talebin kabulüne dair verilen karara davalı itiraz etmiş; itiraz hakem heyetince davalının itirazının kısmen kabulü ile … kararı kaldırılarak, ek hesap raporu esas alınarak başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı temyiz etmiştir.

Davacılar ölenin anne ve babası olup, destek olay tarihinde 4 yaşındadır. 4721 sayılı TMK’nun 327. maddesinde “çocuğun bakımı eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır” denilmektedir. İtirazı hakem heyeti tarafından karara dayanak yapılan ek hesap raporunda (%5) oranında yetiştirme gideri, yalnızca davacı babadan düşülmüş, davalı anne çalışmadığı gerekçesiyle anneden yetiştirme gideri düşülmemiştir. TMK’nun anılan hükmü ile yerleşik destekten yoksun kalma hesap yöntemlerinde, yapılacak bakım ve verilecek hizmet karşılığı esas alındığından, annenin yetiştirme giderinden sorumluluğunda çalışıp – çalışmamasının bir önemi yoktur. Bu haliyle davalının, davacı anneden de (%5) oranında yetiştirme gideri düşülmesi gerektiği hususundaki temyiz itirazının kabulü ile kararın bu nedenle bozulması gerektiğini düşündüğünden sayın çoğunluğun 1. bentteki temyiz itirazlarının reddi kararına katılmıyorum.