Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/18548 E. 2023/10191 K. 19.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18548
KARAR NO : 2023/10191
KARAR TARİHİ : 19.12.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/106 E., 2021/243 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 18.05.2018 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
suçundan dava açılmıştır.
2. Sakarya 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmiştir.
3. Sanık ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf talebi üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 03.02.2021 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ilgili Bakanlık vekilinin temyiz isteği, üst sınırdan ceza tayin edilmesi ve zincirleme suç hükümleri uyarınca ceza arttırımının üst sınırdan yapılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, arkadaşının kızı olan 13 yaşındaki mağdur çocuk ile ormanlık alanda bulunan eve giderek mağdur çocuğa yönelik cinsel istismarda bulunduğu iddiasına ilişkindir.
2. Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde çocuğun cinsel istismarı suçundan açılan davada, sanık hakkında verilen mahkumiyet kararı, 13.01.2020 tarihinde kesinleşmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü;
Suç tarihinde 15 yaşından küçük olan mağdur çocuğun rızasının geçersiz olduğu, sanığın mağdur çocuğu birden fazla kaç kez ormanlık alana götürerek atılı suçu işlediği gerekçesiyle
suçun sabit olduğu kabul edilerek sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Hükümde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname yönünden;
T.C. Anayasasının 41 inci maddesine göre ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevi Devlete aittir. Aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun’un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği anlaşılmış ise de, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkindir. 5271 sayılı Kanun’un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmaması karşısında Tebliğnamedeki düzeltme isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
B.Temyiz sebepleri yönünden;
1. Sanık hakkında atılı suçtan hüküm kurulurken “suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı” dikkate alınarak belirlenen temel cezada 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesine bir aykırılık bulunmamış, katılan ilgili Bakanlık vekilinin bu hususa ilişkin temyiz sebebi reddedilmiştir.
2. Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ilgili Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde B numaralı bentte açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 03.02.2021 tarihli kararına yönelik katılan ilgili Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dosyanın Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.