Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/7666 E. 2023/9273 K. 05.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/7666
KARAR NO : 2023/9273
KARAR TARİHİ : 05.10.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2007 E., 2023/663 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 41. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/182 E., 2021/159 K.

Taraflar arasındaki 5125 gün yurtdışı borçlanmasının, 12.10.1992 tarihinden ileriye doğru maledilmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin, 15.03.1990- 05.02.1992 tarihleri arasında 428 gün Türkiye (yurtiçi) çalışması bulunduğunu, 12.10.1992- 15.07.2014 tarihleri arasında Almanya’da sigortalı olarak çalıştığını, yurtdışında çalışılan ve boşta geçen sürelerin tamamının borçlanılması için yapılan başvuru üzerine düzenlenen borç tahakkuk cetveline göre 7834 gün karşılığı 213.789,86 TL borçlanma bedeli çıkarıldığını, çıkarılan borçlanma bedelinin 5125 gün karşılığı 139.862,00 TL’sinin ödendiğini, tahsis talebi üzerine yaşlılık aylığı bağlandığını, kuruma yapılan başvuru ile borçlanılan 5125 günün 12.10.1992 tarihinden itibaren sayılmasının istenmesine karşın Kurum tarafından talebin reddedildiğini, borçlanma tahakkuk cetvelinde 1992- 2014 dönemi borçlanılmış iken sigorta hizmet cetveline göre yurt dışı borçlanmaların 21.04.2000 tarihinden 15.07.2014 tarihine kadar hizmet verilmek sureti ile işlem tesis edildiğini, oysa Türkiye hizmeti olanların borçlanma dönemlerinin Türkiye hizmetinden sonraki dönemlere mal edilerek işlem yapılması gerektiğini belirterek, dava konusu Kurum işleminin iptaline, davacının borçlandığı 5125 günün Almanya çalışma başlangıç tarihi olan 12.10.1992 tarih esas alınmak suretiyle borçlanma ve aylık bağlama işlemlerinin düzeltilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, yapılan Kurum işlemlerinin usul ve Kanun’a uygun bulunduğunu belirterek davanın reddini istemişir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, borçlanılan sürelerin Türkiye hizmet başlangıcından itibaren mal edilmesi gerektiği, davacının borçlanma dilekçesine sehven yazdığı tarihleri sonrasında düzelttiğini, dava açmakta hukuki yararı bulunduğunu, zira maaşının eksik hesaplandığını, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu usul ve Kanun’a aykırı olarak verildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlanma süresinin ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere belirlenmesi gerektiği ve borçlanma bedelinin ihtirazi kayıt konularak ödenmiş olmasının dahi sonuca etkili olmaması karşısında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden Kanun’a aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının borçlanıp ödediği 5125 gün yurt dışı borçlanma süresinin 12.10.1992 tarihinden ileriye doğru maledilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile, 3201 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi

2 Davanın yasal dayanağı olan 3201 sayılı Kanun “Süre tespiti, sigortalılığın başlangıcı ve sürelerin değerlendirilmesi” başlıklı 5 inci maddesi;

“Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır.

Sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür.

Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir.
(Ek fıkra: 17.04.2008-5754/79 md.) (Değişik fıkra:17.07.2019-7186/10 md.)Yurt dışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir.

(Ek fıkra: 17.04.2008- 5754/79 md.) Sosyal Güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini, bu Kanuna göre borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz.(Ek cümle: 10.09.2014-6552/29 md.) Ancak, uluslararası Sosyal Güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce âkit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların âkit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilir.

(Ek fıkra:17.07.2019-7186/10 md.) Türkiye’deki sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki sürelerin borçlandırılması hâlinde bu süreler 5510 sayılı Kanun’un 41 inci maddesinde yer alan hükümler esas alınarak Türkiye’deki sigortalılık başlangıç tarihinden, Türkiye’de sigortalılık yok ise borçlanma tutarının tamamen ödendiği tarihten geriye götürülen sürelere ait ilgili aylara mal edilir.” düzenlemesini içerir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.