YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14273
KARAR NO : 2023/10427
KARAR TARİHİ : 21.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/1433 E, 2016/883 K.
SUÇLAR : Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, sahte banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlamak
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 17.06.2015 tarihli iddianamesiyle, başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme ve sahte banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlamak suçlarından cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2016 tarihli kararıyla, sanık hakkında,
A. Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine,
B. Sahte banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlamak suçundan ise 3 yıl 4 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın temyiz isteği;
Kararın kanuna aykırı olduğuna ve re’sen gözetilecek diğer nedenlere ilişkindir.
B.Sanık müdafiinin temyiz isteği;
1. Sanık hakkında aynı suçlardan farklı mahkemelerde devam eden yargılama dosyalarının birleştirilmesi gerektiğine,
2. Dosyada mevcut delillerin sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurmaya yeterli olmadığı nedenlerine ilişkindir.
C. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği;
Sanık hakkında sahte kredi kartı üretme suçundan verilen beraat kararının usûl ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
D. Katılan Ziraat Bankası A.Ş. vekilinin temyiz isteği;
1.Sanık tarafından sahte kredi kartı üretme suçunun işlendiğine,
2. Sahte kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunda bankanın zararının giderilmediğine ve re’sen gözetilecek diğer nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanığın Ziraat Bankası Antalya Sanayi Sitesi ATM’sine oluşturulan düzenekle katılan …’a ait ve şikayetçi Ziraat Bankası A.Ş’den verilme banka kartına ait bilgileri kopyaladığı ve bu kart bilgilerini kullanarak üretilen sahte banka kartıyla 20.03.2015 tarihinde saat 23:45’de Antalya Muratpaşa 1 ATM’de 1.000,00 TL nakit çekim işlemi gerçekleştirmek suretiyle sahte banka veya kredi kartı üretme ile sahte kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarını işlediği iddialarına ilişkindir.
2. 29.05.2015 tarihli CD çözüm tutanağında; 20.03.2015 tarih,saat 23.42-23.50 arasındaki görüntülerde suça konu ATM’de para çekim işlemini gerçekleştiren 1 nolu şahsın sanık … olduğu tespit edilmiştir.
3. Ziraat Bankası A.Ş’nin 11.05.2015 tarihli yazı cevabında;şikayetçiye ait 5276 ….6804 nolu banka kartının kopyalandığı ana dair görüntünün bulunmadığı ancak 20.03.2015 tarihinde sahte banka kartıyla ATM’den şifre kullanılarak yapılan nakit çekim işlemine ilişkin görüntü kaydının bulunduğu belirtilmiştir.
4. Ankara Kriminal Polis Laboratuvar Müdürlüğünün 02.07.2015 tarihli uzmanlık raporunda; İzmir Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce gönderilen görüntü kaydında yer alan ve … olduğu belirtilen şahıs ile sanığa ait fotoğraflar arasında yapılan mukayesede uyum görülmüş,fotoğrafların aynı şahsa ait olduğu tespit edilmiştir.
5. Sanık savunmasında; 2015 yılı Şubat ve Mart aylarında Antalya ilinde bulunmadığını,şikayetçiye ait kredi kartını kopyalamadığını ve sahte kredi kartıyla çekim işlemi gerçekleştirmediğini ancak açık kimlik bilgilerini bilmediği Utku isimli bir şahsın kendisine 4-5 tane sahte banka kartı vererek para çekmesini istemesi üzerine para çekimini gerçekleştirdiğini beyan ederek kaçamaklı ikrarda bulunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sahte banka veya kredi kartı üretme suçu yönünden verilen beraat hükmüne yönelik suçtan zarar gören Ziraat Bankası vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz taleplerinin değerlendirilmesinde;
Davadan usulüne uygun yargılama sürecinde haberdar edilmeyen suçtan zarar gören müşteki bankanın gerekçeli karanın tebliği üzerine hükmü vekili aracılığıyla temyiz ettiği anlaşıldığından, müşteki bankanın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Müşteki bankanın davadan haberdar edilip delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hükümler kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 233 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 234 üncü maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan suçun seçimlik hareketli suç olduğu, sahte kredi kartının üretilmesi dışında satılması,devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi hareketlerinden birinin de atılı suçu oluşturduğu somut olayda;sanığın aşamalarda açık kimlik bilgilerini bilmediği Utku isimli şahıstan sahte kredi kartları aldığına dair ikrar içeren savunması ve görüntü kayıtları ile bilirkişi raporu karşısında;sahte kredi kartını kabul ettiği anlaşılmakla atılı suçtan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçu yönünden verilen mahkumiyet hükmüne yönelik suçtan zarar gören Ziraat Bankası vekili,sanık ve sanık müdafiinin temyiz taleplerinin değerlendirilmesinde;
Davadan usulüne uygun yargılama sürecinde haberdar edilmeyen suçtan zarar gören müşteki bankanın gerekçeli karanın tebliği üzerine hükmü vekili aracılığıyla temyiz ettiği anlaşıldığından, müşteki bankanın 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Müşteki bankanın davadan haberdar edilip delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hükümler kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 233 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 234 üncü maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre de; oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın Ziraat Bankası Antalya Sanayi Sitesi ATM’sine oluşturulan düzenekle katılan …’a ait ve şikayetçi Ziraat Bankası’dan verilme 5276…. 6804 nolu banka kartına ait bilgileri kopyaladığı ve bu kart bilgilerini kullanarak üretilen sahte banka kartıyla 20.03.2015 tarihinde 1.000,00 TL nakit çekim işlemi gerçekleştirdiğinin;29.05.2015 tarihli CD çözüm tutanağı,görüntü kaydı ve bu kayıtları doğrulayıp destekleyen 02.07.2015 tarihli uzmanlık raporuyla sabit olduğu anlaşılan somut olayda;
Başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin ikinci fıkrasında; sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlanması ise anılan maddenin üçüncü fıkrasında birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçları oluşturduğu, başkasına ait kimlik bilgileriyle sahte bir banka veya kredi kartı üretilmesi ve bu kartı kullanmak suretiyle yarar sağlanması halinde suçtan zarar görenin ilgili banka olduğu, kartları gerçeğe aykırı olarak üretilen banka sayısınca 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin ikinci fıkrası ile aynı bankanın birden fazla kartın değişik zamanlarda sahte olarak üretilmesi veya oluşturulması durumunda aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin, sahte olarak oluşturulan kartların para çekme veya alışveriş harcamalarında kullanılması halinde ise, banka sayısınca 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile aynı bankaya ait birden fazla kart ile veya bir kart ile değişik zamanlarda para çekilmesi veya harcama yapılması halinde ise aynı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca uygulama yapılması gerektiği cihetle;
Dosya ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinde yapılan incelemede; sanık hakkında aynı mağdur banka olan Ziraat Bankası A.Ş’ye yönelik sahte banka veya kredi kartı üretme ve sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarını işlediği iddiaları ile ilgili 09.04.2015 suç tarihli eyleme ilişkin 04.11.2015 tarihli iddianame ile Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/768 Esas sayılı, 29.03.2015 suç tarihli eyleme ilişkin 21.10.2015 tarihli iddianame ile Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/656 Esas sayılı, 08.02.2015 suç tarihli eyleme ilişkin 15.09.2015 tarihli iddianame ile Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/673 Esas sayılı, 20.03.2015 ve 21.02.2015 suç tarihleri eyleme ilişkin 31.08.2015 tarihli iddianame ile Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/1186 Esas sayılı,20.03.2015 suç tarihli eyleme ilişkin 11.11.2015 ve 09.09.2015 tarihli iddianameler ile Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/830 Esas sayılı, 02.04.2015 suç tarihli eyleme ilişkin 30.09.2015 tarihli iddianame ile Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/1266 Esas sayılı davaların açıldığı anlaşılmakla; mükerrer cezalandırmanın önlenmesi bakımından sanık hakkındaki söz konusu dava dosyaları ve varsa başkaca dava dosyaları araştırılarak derdest olması halinde mümkün olduğunda davanın incelemeye konu dava dosyasıyla birleştirilmesi, suç ve iddianame tarihleri nazara alınarak aynı mağdur bankaya karşı olan eylemleri arasında hukuki ve fiili kesinti bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra ayrı suç mu oluşturduğu yoksa zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanmasının gerekip gerekmeyeceğinin tespiti, hukuki ve fiili kesinti olmadığının tespiti halinde üretilen kredi kartı sayısı ve sanığın kastı ile meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığı gözetilerek 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tayin edilecek temel hapis ve adli para cezasının üst sınırdan yada üst sınıra yakın bir oranda belirlendikten sonra 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca en yüksek oranda arttırım yapılması suretiyle cezanın belirlenmesi, birleştirmenin mümkün olmadığı taktirde dosyaların getirtilerek incelenmesi, bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örnekleri dosyaya konularak ve kesinleşen dava dosyası olması, hukuki ve fiili kesintinin olmaması halinde yukarıda belirtilen şekilde 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 43 üncü maddesi uyarınca belirlenecek sonuç ceza ile kesinleşen hüküm veya hükümlerdeki sonuç ceza arasındaki fark kadar ek cezaya hükmolunması gerektiği gözetilmeden eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı olduğundan suçtan zarar gören Ziraat Bankası vekili, sanık ve sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık hakkında Sahte banka veya kredi kartı üretme suçu yönünden verilen beraat hükmüne yönelik suçtan zarar gören Ziraat Bankası vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yönünden;
Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenlerle Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 12.05.2016 tarihli kararına yönelik suçtan zarar gören Ziraat Bankası vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
B. Sanık hakkında Sahte banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçu yönünden verilen mahkumiyet hükmüne yönelik şikayetçi Ziraat Bankası vekili,sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yönünden;
Gerekçe bölümünde B bendinde açıklanan nedenlerle Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 12.05.2016 tarihli kararına yönelik şikayetçi Ziraat Bankası vekili, sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının,Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.12.2023 tarihinde karar verildi.