YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4201
KARAR NO : 2023/3805
KARAR TARİHİ : 13.11.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2008/242 E., 2012/380 K.
DAVA TARİHİ : 25.07.2008
HÜKÜM/KARAR : Karar Verilmesine Yer olmadığına
Taraflar arasındaki kayıt kabul davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 09.05.2006 tarihli sözleşme ve 19.06.2006 tarihli protokol imzalandığını, müvekkili davacının sözleşme ve protokoldeki edimlerini yerine getirdiğini, davalı şirketin getirmediğini, şimdi ise mali açıdan zor duruma düştüğünden edimini yerine getirme imkan ve ihtimalinin kalmadığını, davalının müvekkili ile birlikte birçok kimseden arsalarını kat karşılığı alarak büyük bir proje vaadiyle sözleşme yaptığını ancak edimini yerine getirmediğini ve mütemerrit duruma düştüğünü ileri sürerek Kocaeli ili, İzmit ilçesi, Durhasan Köyü, ada 269, parsel 7 ve parsel 5’te kayıtlı taşınmazların davalı şirket adına olan tapularının iptali ile davacı adına tesciline, taşınmazların davalının elinde çıkması halinde arsalarının tespit edilecek bedelinin eskale edilip davalıdan tahsiline, davacının şirkete ödediği 9 adet 715,00-TL miktarlı bonoların bedeli olan 6.435,00-TL’nin her bir bonunun ödendiği tarihten itibaren işleyecek ticari/temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalının edimini yerine getirmediğinden konusuz kalan ve halen davalı şirkette bulunan ve davalı şirketçe iade edilmeyen, ibraz edilmeyen, ciro yoluyla devredilip edilmediği bilinmeyen bonoların iptaline ve davacının borçlu olmadığının tespitine, sözleşmenin yerine getirilmeyişi nedeniyle davacının elde edeceği kira gelirinden yoksunluğu nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL’nin ve davacının yaptığı giderler için 500,00-TL’nin davalıdan yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiş, davalı vekili duruşmadaki beyanında davanın reddini istemiş, tüzel kişinin iflas ertelemesi ile ilgili dava açtığını, tedbir kararı verildiğini ve yönetimin kayyıma verildiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin iflası ile ilgili Kocaeli Ticaret Mahkemesinin 2008/151 esası ile açılan davanın kesinleştiği ve Kocaeli 4. İcra Müdürlüğünün 2009/1 sırasına kaydı yapıldığı, … davaya dahil edildiği, toplanan deliller ve dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, davacı alacağının iflas masası tarafından kabul edilerek kaydı yapıldığı gerekçesiyle davanın konusu kalmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilin aynı hak sahibi olduğu ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği 495 m² miktarlı iki adet arsasını davalı müflis şirkete devrettiğinin dosya kapsamıyla sabit olduğunu öncelikle kat karşılığı inşaat taahhüdünü yerine getirmeyen ve getirmesinin imkansız olduğu dosya kapsamından açıkça anlaşılan müflis şirketin, kat karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle sözleşme gereğini yerine getirmediğinden tapu iptal ve tescil talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, oluşan Kocaeli 4.İcra Müdürlüğünün 2009/1 iflas masasından müvekkile karar tarihinden önce veya bugüne değin herhangi bir ödeme yapılmadığını temyiz sebepleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kayıt kabul istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 ncı ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 ncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 427 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere özellikle davalı şirketin iflası halinde İİK’nın 194. maddesi gereğince hukuk davalarının duracağı, İİK’nın 230. maddesine göre davacı alacağının masa tarafından kabul edilerek masaya kayıt edildiği ödemenin iflasın tasfiyesi aşamasında yapılacağı dolayısıyla davanın konusuz kaldığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenden alınmasına,
Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine,
13.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.