Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/16597 E. 2023/1673 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16597
KARAR NO : 2023/1673
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/607 E., 2021/491 K.
HÜKÜM/KARAR : Davacının istinaf başvurusunun esastan reddine/Davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/489 Esas, 2018/1224 Karar

Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.05.2015 günü dava dışı aracın meydana getirmiş olduğu trafik kazasında müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını ve kalıcı genel beden gücü kaybına uğradığını belirterek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın, davalı …Ş. yönünden başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kaza karayolu sayılmayan yerde meydana geldiğinden trafik poliçesi teminatı dışında olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu kazanın meydana geldiği yerin 2918 sayılı KTK kapsamında “Karayolu” tanımına uymadığı ve bu nedenle davalı … şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde;Aladağ Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/73 Esas sayılı dosyasında söz konusu kazaya Karayolu Trafik Kanunu’nun uygulandığını, 25.06.2018 tarihli bilirkişi raporunda kaza yerinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre karayolu olmadığının belirtildiğini, söz konusu raporlar arasında çelişki olduğundan bu çelişkinin giderilmesi için dosyanın Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesi gerektiğinden bahisle rapora itirazlarını sunduklarını, ancak mahkemece itirazları değerlendirilmeden söz konusu kararın verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazanın meydana geldiği yerin HES barajı inşaat sahası olduğu, davalı … şirketinin kaza yerinin karayolu olmadığı ve bu nedenle rizikonun teminat kapsamında bulunmadığı savunması dikkate alınarak, mahkemece 07.06.2018 tarihinde keşfe gidildiği, yapılan keşif neticesinde mahkeme heyetince yapılan gözlemde, kazanın gerçekleştiği yerde baraj gövde inşaatının tamamlandığı, baraj gövde inşaatının yükselmesi sebebi ile kazanın gerçekleştiği yerin artık yol olarak kullanılmadığı ve yine 05.07.2018 havale tarihli bilirkişi raporuna göre; kazanın gerçekleştiği yerin kamuya kapalı alan olup, baraj gövdesi dolgu alanı olduğu, bu alanın dolgu malzemesi taşınması için şantiye sahası içinde geçici olarak ayrılan, iş makinelerinin kullandığı yol niteliğinde olduğu dikkate alındığında, kaza yerinin kaza tarihi itibariyle karayolu sayılan bir yer olmadığı, bu suretle rizikonun teminat kapsamında kalmadığı gerekçesiye davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar etmiş ve kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, trafik kazası sebebiyle çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan maddi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 2, 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 2 nci maddesinde bu kanunun, karayollarında uygulanacağı belirtildikten sonra, bu kural genişletilerek aynı maddenin (a) ve (b) fıkralarındaki durumlarda da kanunun uygulanabileceği öngörülmüş; karayolu tanımına girmediği halde genel trafiğin kullanımına açık olan yerler “karayolu gibi” kabul edilmiştir. Bu bağlamda, karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile, erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, kararyolu araçlarına ayrılan kısımlarında da, bu kanun hükümlerinin uygulanacağı; bu haliyle, toplu trafiğin bulunduğu yerler ile karayoluyla bağlantısı olan yerlerin de bu kapsama alındığı belirtilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler gereğince kamunun yararlandığı tüm yollar karayolu tanımı içindedir. Bu açıdan karayolunda taşıt trafiğine kamu yönetimince izin verilip verilmemesi önemli olmayıp fiilen bu amaçla kullanılması yeterlidir. Yine karayolu zemininin asfalt, beton, taş veya toprak olması arasında herhangi bir fark bulunmamaktadır. Bu açıdan köy, orman, dağ, tarla ve yayla yolları da karayoludur.
Somut olayda, kazanın meydana geldiği yerin HES barajı inşaat sahası olduğu, kamuya kapalı alan olduğu, dolgu malzemesi taşınmak üzere şantiye sahası içinde geçici olarak ayrılan, iş makinelerinin kullandığı yol olduğu dikkate alındığında, Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanması için kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesi gerekmeyip karayolu ile bağlantısı olan, karayolu sayılan bir alanda meydana gelmesi halinde de karayolunda meydana gelmiş gibi kabul edilmektedir. (HGK’nın 28.09.2011 tarihli 2011/17-499 Esas 2011/557 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.)
2918 sayılı KTK’nun 2 nci maddesi gereğince karayolu bağlantısı olan yerlerde, kazanın meydana geldiği yer karayolu sayılan yerlerdendir. Tüm dosya kapsamına göre kazanın gerçekleştiği yerin araçla giriş çıkışların yapıldığı bir yer olup karayoluna bağlantılı karayolu sayılan yerlerden olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, zararın teminat kapsamında olduğu kabul edilerek toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru olmayıp hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.