Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/23895 E. 2023/5008 K. 22.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23895
KARAR NO : 2023/5008
KARAR TARİHİ : 22.05.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/1619 E., 2018/1246 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’na aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 24.02.2011 tarihli ve 2011/47 Esas, 2011/53 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında üste fiilen taarruz suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 91 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 29 uncu ve 62 nci maddeleri uyarınca 7 … 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.(Kapatılan) Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 24.02.2011 tarihli ve 2011/47 Esas, 2011/53 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 2. Dairesinin 03.04.2013 tarihli ve 2013/694 Esas, 2013/688 Karar sayılı ilamıyla sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün uygulama yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; (Kapatılan) Kara Kuvvetleri Askerî Mahkemesinin 02.12.2013 tarihli ve 2013/787 Esas, 2013/613 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında üste fiilen taarruz suçundan 1632 sayılı Kanun’un 91 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu ve 62 nci maddeleri uyarınca 2 … 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim sürelerine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 22.04.2014 tarihinde kesinleşmiştir.
4.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının 22.04.2014 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 22.10.2016 tarihinde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediğinin … 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2017 tarihli ve 2016/685 Esas, 2017/121 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.11.2018 tarihli ve 2017/1619 Esas, 2018/1246 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (Kapatılan) Kara Kuvvetleri Askeri Mahkemesinin açıklanması geri bırakılan 02.12.2013 tarihli ve 2013/787 Esas, 2013/613 Karar sayılı hükmünün açıklanmasına, sanığın üste fiiilen taarruz suçundan 1632 sayılı Kanun’un 91 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 … 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; kanuni şartları oluşmasına rağmen hatalı olarak sanığın erteleme hükümlerinden faydalandırılmamasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, 26.02.2009 tarihinde 20.00-24.00 saatleri arasında, emekli generallerin ikametlerini koruma görevini yerine getirmekle görevli olduğu, mağdur J.Onb. …’ın ise, bu görevlileri nöbet yerlerine sevk etmekle görevli Tim Komutanı olduğu, sanığın başka bir görevden dönmesi ve yemekhanede yemeğini yemesi nedeniyle, doldur-boşalt istasyonuna gitmeden doğrudan araç sevk amirliğine giderek diğer nöbetçileri beklemeye başladığı, Tim Komutanı olan mağdurun, diğer nöbetçilere doldur-boşalt işlemi yaptırdıktan sonra, nöbet yerlerine araçla götürmek amacıyla araç sevk amirliğine geldiği ve nöbetçileri sıraya sokarak üzerlerini kontrol etmeye başladığı, bu esnada sanığın sigara içmeye başlaması üzerine mağdurun sanıktan sigarasını söndürmesini istediği, sanığın nöbet yerinde sigara içmenin yasak olduğunu, yemekten yeni çıktığını, bu nedenle sigara içmesine müsaade etmesini istediği, ancak mağdurun sanıktan tekrar sigarasını söndürmesini istediği, sanığın aynı isteğini tekrarlaması üzerine mağdurun bu kez söndür lan! şeklinde çıkıştığı, elini hafifçe kaldırarak sanığı göğsünden ittirdiği, mağdurun bu hareketi üzerine bir anda sinirlenen sanığın mağdurun yüzüne … kafa attığı maddi vakıa olarak belirlenmiştir.
2.Sanık savunmalarında özetle; mağdurla aralarında geçen başka bir meseleyi Takım Komutanına anlatmasından ötürü mağdurun kendisine olay gününe kadar sataştığını, olay günü servis görevinden döndüğünü, yemeğini yedikten sonra garaj bölgesinde nöbete gitmek için beklerken sigara içtiğini, nöbet yerinde sigara içmenin yasak olduğunu, genel uygulama olarak nöbet öncesi üst kontrolü yapılarak yasak olan malzemelerin alındığını, sigara içtiği esnada mağdurun yanına gelerek sigarayı söndürmesini istediğini, nöbete gideceklerini bu nedenle sigara içmesine müsaade etmesini söylediğini, kendisi buna müsaade etmediği gibi sen beni takım komutanına şikayet ettin, ben de sana eziklik yapacağım şeklinde sözler söylerek kendisine … yaklaştığını, parmağının ucu ile göğsünden ittirdiğini, öncesinde de kendisine salak, manyak gibi hakaret içeren sözler sarfettiğini, mağdur ile burun buruna geldiklerini, mağdurun kendisine vurabileceğini düşünerek anlık bir refleks ile mağdurun yüzüne kafa attığını, akabinde kendisinin alnı ve mağdurun burnunun kanamaya başladığını, olayın mağdurun davranışlarının kendisini tahrik etmesi sonucu meydana geldiğini, pişman olduğunu beyan etmiştir.
3.Sanık Askeri Yargıtay bozma ilamına karşı beyanlarında; bozma ilamına uyulmasını talep ettiğini, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını kabul ettiğini ifade etmiştir.
4.İhbar üzerine sanık denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğini ve cezasının kesinleştiğini beyan ederek hükmün açıklanmasına bir diyeceğinin olmadığı şeklinde savunmada bulunmuştur.
5.Mağdur sigarasını söndürmesi konusunda sanığı uyardığını, sanığın söndürmeyerek bana karışamazsın, ben senden büyüğüm dediğini, ısrar edince yüzüne kafa attığını ve burnunun kanadığını ve şikâyetçi olmadığını beyan etmiştir.
6…., …, …’ın tanık sıfatı ile mahkeme huzurunda usulüne uygun olarak alınmış yeminli beyanları da maddi vakıayı destekler mahiyettedir.
7.GATA Askeri Tıp Akademisi’nin 18.05.2009 tarihli yazı ekinde bulunan raporda mağdurun nazal fraktüre neden olacak şekilde yaralandığı ve yüz sınırları içerisinde tarif ve tespit edilen lezyonun yüzde sabit iz niteliğinde olup olmadığının değerlendirilebilmesi için olay tarihinden altı … sonra muayenesinin uygun olduğu belirtilmiştir.
8.Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Dairesinin 31.03.2010 tarihli raporunda yüz sınırları içerisinde tesbit edilen yara izinin sabit iz niteliğinde olduğuna oy birliğiyle karar verildiği bildirilmiştir.
9.Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan … 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2017 tarihli ve 2016/685 Esas, 2017/121 Karar sayılı kararı dava dosyasında mevcuttur.
10.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan sanığın, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç
işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca, hakkındaki hükmün ilk şekliyle açıklanacak olması karşısında sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz sebeplerine itibar edilmemiştir.
2.Olay tarihinde sanığın rütbesiz … er, mağdurun ise onbaşı rütbesine haiz olduğu, 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanun’un 10 uncu ve 1632 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre aralarında ast-üst ilişkisinin bulunduğu, sanığın rütbece üstü olan mağdurun yüzüne kafa atmak suretiyle doğrudan onun vücut bütünlüğüne ve üstlük nüfuz ve otoritesine yönelik fiili saldırı gerçekleştirdiğinin kabulü ve dosya kapsamında bulunan ve usulüne uygun ifadeleri alınmış mağdur ve tanık ifadelerinin de bu yönde olduğu göz önüne alınarak Mahkemece üste fiilen taarruz suçuna konu eyleminin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasında, bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.
4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.11.2018 tarihli ve 2017/1619 Esas, 2018/1246 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,22.05.2023 tarihinde karar verildi.