Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2023/1575 E. 2023/3926 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1575
KARAR NO : 2023/3926
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/503 E., 2022/417 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Açılmamış Sayılması

Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı araç sürücüsünün kullandığı araçta yolcu olarak bulunduğu sırada davalılardan …’nun sürücüsü, diğer davalı … Çimento AŞ’nin ise işleteni olduğu aracın çarpması sonucu gerçekleşen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek maddi ve manevi zararlarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … Çimento A.Ş. vekili davanın reddini istemiştir.

Davalı … ise davaya cevap vermemiş, duruşmalara da katılmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.07.2014 tarihli ve 2008/319 Esas, 2014/260 Karar sayılı kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 78,22 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 29.06.2007’den itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairenin 25.01.2021 tarih ve 2020/1735 Esas, 2021/175 Karar sayılı kararı ile; “somut olayda; olayın meydana geliş şekli, tarafların kusur durumu, davacının yaralanma derecesi ve yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu davacı yararına daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmesi” gerektiği gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın 17.03.2022 tarihinde yapılan duruşmasında dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davanın o tarihten bu yana davacı tarafından yenilenmediği, 6100 sayılı HMK’nun 150 nci maddesinin 5 inci fıkrası gereği işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay için yenilenmeyen davaların, sürenin dolduğu gün itibari ile açılmamış sayılacağı ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kaydın kapatılacağı gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilin dava konusu olayla alakalı zamanaşımı süresinin bittiği ve yaşamış olduğu hak kaybı göz önünde bulundurulduğunda 14 yılı aşkın bir süredir kendisini vekil ile temsil ettiği haklı davasında en azından bir defa daha duruşmanın yapılmasını, davanın hiç açılmamış sayıldığına karar verildiği 17.03.2022 tarihli celseden bir gün önce 16.03.2022 tarihinde annesini kaybettiğini, duruşma günü defnedilme işlemleriyle ilgilendiğini, müvekkilinin yıllardır sonucunu beklediği, yaşadığı mağduriyetin giderilmesini istediği söz konusu davanın 17.03.2022 tarihli son celsesinde mazeretli sayılarak en azından bir kere daha yargılama hakkının değerlendirilmesini talep ettiklerini belirtmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; 29.06.2007 tarihinde davalı …’nun sevk ve idaresindeki diğer davalı adına kayıtlı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 427 inci maddesi, 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı Kanun’un 150 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 ve 56 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.