YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6634
KARAR NO : 2012/24864
KARAR TARİHİ : 13.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
l)İmar Kanunun 5.maddesi uyarınca binanın “kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılar” olarak tanımlanması ve bilirkişi raporu ile İzsu görevlilerince 26/01/2009 tarihinde tutulan kaçak inşaat duyuru tutanağına göre ruhsatsız yapının tek katlı, çatısı eternit ve etrafı naylon ile kapatılmış ahşap baraka olması karşısında, uzman bilirkişi ile birlikte yeniden keşif yapılıp, tutanak tanıkları usulünce dinlenerek, kaçak inşaat duyuru tutanağında açıklanan ruhsata aykırı inşaatın nelerden ibaret olduğu ve TCK’nın 184/1. maddesi kapsamında bina niteliğinde bulunup bulunmadığı kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanmadan, eksik inceleme ile mahkumiyet kararı verilmesi,
2)Kabule göre de;
a)5271 sayılı CMK’nın 231/6-c bendinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşullarından biri de mağdur ya da kamuya verilen maddi, ölçülebilir somut zararın sanık tarafından giderilmesidir. 5237 sayılı TCK’nın 184. maddesinin beşinci fıkrasına göre failin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde açılmış olan kamu davası düşecek olup, hükmolunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkacağından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi mümkün olmayacaktır. TCK’nın 184. maddesinde tanımlanan suçun işlenmesi ile kamuya doğrudan maddi bir zarar verilmiş olmadığından, CMK’nın 231.maddesinin uygulama olanağı 6. fıkrada gösterilen objektif ve subjektif şartlara göre değerlendirilmelidir.
Somut olayımızda; imar kirliliğine neden olma suçu dolayısıyla kişilere ya da kamuya yönelik giderilmesi gereken ölçülebilir, belirlenebilir(somut) maddi bir zarar bulunmaması karşısında, sabıka kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılması dışında hükümlülüğü bulunmayan kişiliği ve yargılama aşamasındaki saygılı davranışları olumlu görülerek TCK’nın 62. ve 50. maddeleri uygulanan sanık hakkında mahkemece “suça konu yapıyı yıkmadığı ve henüz ruhsat da almadığından” bahisle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b)Sanığın suça konu yapıyı kendisinin yıktığını belirtmesi karşısında, 5237 Sayılı TCK’nın 184/5. maddesinde belirtilen koşulların oluşup oluşmadığının tartışılmaması,
Yasaya aykırı ve sanık …’nin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.