Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/5177 E. 2023/6387 K. 16.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5177
KARAR NO : 2023/6387
KARAR TARİHİ : 16.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/127 E., 2023/151 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı ve düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2022 tarihli ve 2021/166 Esas, 2022/343 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık … hakkında mağdura yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 61 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası, üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (f) bendi ve beşinci fıkrası uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
b) Sanık … hakkında mağdura yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ve birinci fıkrası ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası, üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (f) bendi ve beşinci fıkrası uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
c) Suça sürüklenen çocuk … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 01.02.2023 tarihli ve 2023/127 Esas, 2023/151 Karar sayılı kararı ile sanık … ve suça sürüklenen çocuk … haklarında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, sanık … hakkında ise istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 286 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma olmadığına, sanığın mağdurenin gerçek yaşını bilmediğine, sanığın suçu işlediğine yönelik her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, mahkemenin gerekçesinin yeterli olmadığına ilişkindir.

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi
Eksik inceleme ve değerlendirme yapılarak mahkumiyet kararı verildiğine, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemine yardım suçu ve unsurları oluşmadığına, takdiri indirim uygulanması gerektiğine, sanığın cezalandırılması için her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına ilişkindir.

C. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Mahkemenin gerekçesinin yeterli olmadığına, dosyadaki delil ve ifadelerin yeterince incelenmediğine, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece ” Sanık … hakkında yapılan değerlendirmede;
Mağdur bulunduktan sonra ilk görüşme dolayısıyla düzenlenen 29/04/2021 tarih, saat 00:55 zamanlı ön görüşme tutanağında annesinin bahsettiği tecavüz olayının gerçekleşmediğini belirtse de, mağdurun aşamalarda uyumlu beyanlarda bulunarak, polisler kendisini bulduktan sonra eve gidip eşyalarını alırken sanığın tehdit ettiğinden bahsettiği gözetilerek olayı ilk aşamada anlatmamasının korku sebebiyle olduğu kanaatine varıldığı, ayrıca mağdurun beyanlarında geçen sanığın, sol kolunun içini kestiğini, kolunu çakmakla yaktığını, karnına tekme vurduğu hususunun uyumlu olarak 03/05/2021 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda tespit edildiği, mağdur kayıpken sanıkla iletişim kurduğunun tespit edilmesi üzerine sanığın ifadesinin alındığı ancak sanığın, mağduru tanımadığını belirttiği, yine sanığın soruşturma aşamasında poliste cinsel ilişkinin gerçekleşmediğini, mağduru tanımadığını, evlerinde kalmadığını söylediği, Savcılık savunmasında ise, mağdurla rızasıyla birden fazla kez ilişkiye girdiğini ancak evine gelmediğini, parkta buluştuklarını, mağdurun çadır getirdiğini, o çadırda ilişkiye girdiklerini belirttiği, Sulh Ceza Hakimliğinde; mağdurun ikametinde kalmadığını beyan ettiğini ancak o anki psikolojiyle öyle söylediğini, mağdurun yanına gidip geldiğini ancak sürekli olarak evde kalmadığını, rızasıyla cinsel ilişkiye girdiklerini, günde dört kez ilişkiye girme hususunun doğru olmadığını ifade ettiği, mahkememizde de; mağdurla birden fazla kez ayrı ayrı günlerde mağdurun getirdiği çadırda ilişkiye girdiklerini savunduğu, sanığın her aşamada önceki ifadesinde yer alan bir hususu değiştirerek savunma yaptığı, aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunduğu, son tahlilde sanığın, cinsel ilişkinin gerçekleştiğini kabul ettiği ancak mağdurun rızasıyla olduğunu savunduğu, mağdurun aşamalarda istikrarlı olarak cinsel ilişkinin rızası dışında gerçekleştiğini ifade ettiği ve beyanlarında geçen bıçakla kesme ve yakma hususlarının adli tıp raporuyla desteklendiği, mağdurun annesi olan katılan …’ın da mağdurun beyanlarıyla uyumlu beyanlar verdiği, 02/05/2021 tarihli adli görüşme değerlendirmesine göre, mağdurun yaşadığı olayı duygu ve düşüncelerini açık, anlaşılır, samimi ve nesirsel bir şekilde aktardığı, görüşme sırasında ses tonunun normal ve sakin olduğu, kurallara uyduğu ve dikkatini toplamakta zorlanmadığı, sorulan sorulara net ve amaca yönelik cevaplar verdiği, bunun olayın kurgusal olmadığı düşüncesini güçlendirdiği, mağdurun verdiği ifadesinin olay örüntüsü, yer, mekan, kişi olarak detaylı, tutarlı ve güvenilir olduğu kanaatine varıldığı şeklinde kanaat bildirildiği, sanıklar ve SSÇ’nin savunmalarında çelişkiler bulunduğu, mağdur kayıpken annesi olan katılan …’a “beni kurtar” şeklinde attığı mesajlar da gözetilerek sanığın suç tarihinde 15 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşından küçük mağdura karşı silah zoruyla, birden fazla kez cinsel ilişkiye girdiği ve silah zoruyla eve götürerek 22 gün boyunca evde tuttuğu anlaşılarak sanık hakkında zincirleme şekilde organ sokmak suretiyle cinsel istismar ve nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık … hakkında yapılan değerlendirmede;
Mağdurun beyanında sanık …’ın annesi olan sanık …’in eve zorla getirildiğini ve istemeden ilişkiye girdiğini bildiğine ilişkin beyanı bulunduğu, hatta ilişki sonrasında çarşafta kalan kanı temizlediğini, sanık …’ın cinsel organını soktuğuna ilişkin ifadesine karşılık olarak “iyi yapmışsın” dediğini beyan ettiği, sanık …’in, mağduru evde hiç görmediğini, pazara giderek çorap, tişört tarzı şeyler sattığından evde pek durmadığını, mağdur eve gelmişse de haberi olmadığını savunduğu, SSÇ …’in, mağdurun eve hiç girmediğini savunduğu, sanık … ise, mağdurun eve girdiğinden bahsettiği, mağdurun aşamalarda evde sanık …’in de bulunduğu, parkta tanıştıkları sırada karşı bankta sanık …’in de bulunduğundan bahsettiği, sanıklar ve SSÇ’nin birbirleriyle uyumsuz savunmaları birlikte değerlendirilerek sanık …’in suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarda bulunduğu anlaşıldığından mağdur evde zorla tutulup zorla cinsel ilişki yaşanırken evde olduğu kanaatine varıldığı, silah zoruyla gerçekleşen cinsel ilişkiden haberdar olduğu ve aynı odada bulunmadığı ancak aynı evde bulunduğu için sanığın eylemine manevi yardımda bulunduğu, suçun işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırdığı gözetilerek sanık … hakkında zincirleme şekilde cinsel istismar eylemine yardım suçu ve nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
SSÇ … hakkında yapılan değerlendirmede;
SSÇ …’in mağdurla parkta tanışıp sohbet ettikleri, SSÇ …, mağdurun eve girmediğini, sanıklar … ve …’in haberleri olmadığını savunsa da sanık …’ın mağdurun eve girdiğini belirttiği, mağdurun eve girdiği ve sanığın silah zoruyla cinsel ilişkiye girdiği ve sadece cinsel ilişki süresi içerisinde değil, cinsel ilişki sonrasında da evde kilitli tuttuğu hususunun sabit görüldüğü, ancak SSÇ’nin mağdurla konuşma amacının sanık …’ın ve sanık …’in bahse konu suçları işlemesi için yaptığına ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, yasal delil bulunamadığı, zira mağdurun beyanında polis tarafından yakalandığı gün akşam saatlerinde …’le yumurta almaya gittiklerini, çıkarken abisinin …’e bıçak verdiğini, “kaçmaya çalışırsa öldür” dediğini belirtmişse de, SSÇ yakalanırken üstünde bıçak bulunduğuna ilişkin bir tespit olmadığı, mağdurun zorla evde tutulma ve zorla cinsel ilişkiye girme olaylarının yaşı itibariyle SSÇ’nin bilgisi dahilinde olmamasının ihtimal dahilinde olduğu, SSÇ …’in de atılı suçlamaları kabul etmediğini savunduğu birlikte değerlendirildiğinde SSÇ …’in atılı suçları gerçekleştirdiğine ilişkin şüphe bulunduğu gözetilerek SSÇ hakkında beraat kararı vermek gerekmiştir. ” şeklindeki gerekçeyle kabul edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükümlere yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

B. Sanıklar … ve … Haklarında Kurulan Hükümler Yönünden
Mağdurenin soruşturma aşamasında alınan beyanında evde sanık …’ın sol kolunu kesip çakmakla yakarak zorla tecavüz ettiğini, bu ilişkiden sonra kan akıp bir hafta acı hissettiğini, defalarca tecavüz ettiğini, mağdurenin anal bölgesinden de cinsel ilişkinin gerçekleştiğini beyan etmesine karşın duruşma beyanında kollarını bağladığını, bir veya iki kere cinsel ilişki yaşadığını belirttiği, yine ilk beyanında gezici polislerin kendilerini gördüğünü arandığı anlaşılınca polisler tarafından götürüldüğünü beyan etmesine rağmen daha sonraki beyanında kendisinin polis ekiplerine giderek olayı anlattığını belirtmesi karşısında anılan mübayenetlerin giderilmediği anlaşıldığından mağdurenin temin edilerek sanık …’in eylemlerinin ne şekilde olduğu, sanıklara gerçek yaşı konusunda aralarında konuşma geçip geçmediği, kolundaki yanığın ve kesinin ne zaman ve nasıl olduğu, mağdurenin tutulduğu süre içinde elinin ne şekilde bağlandığı, sanık … ile dışarı çıktıkları zaman kurtulmak için herhangi bir şey yapıp yapmadığı gibi zora ilişkin husularda beyanının teferruatlı olarak alınıp çelişkiler giderildikten sonra sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuk … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 01.02.2023 tarihli ve 2023/127 Esas, 2023/151 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B. Sanıklar … ve … Haklarında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanıklar müdafileri ile katılan mağdure vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 01.02.2023 tarihli ve 2023/127 Esas, 2023/151 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.10.2023 tarihinde karar verildi.