Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2023/938 E. 2023/5798 K. 23.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/938
KARAR NO : 2023/5798
KARAR TARİHİ : 23.10.2023

K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI : 2021/5199 D.İş

İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Nitelikli hırsızlık suçundan meçhul şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Van Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06.12.2019 tarihli ve 2019/21371 soruşturma, 2019/12944 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Van 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 02.11.2021 ve 2021/5199 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 23.11.2022 … ve 2021/26669 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.01.2023 … ve 2022/149166 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müştekinin 28/08/2019 tarihli ifadesinde olay günü saat 00.40 sıralarında 30 … 917 plakalı Belderia BD 125 marka ve model siyah … motosikletini … korkuluğa kilitleyerek apartmanın önüne … ettiğini, sabah 08.00 sıralarında uyanıp işe gitmek için aynı yere geldiğinde motosikletini bulamadığını, yerde kilit ve zincirin olduğunu gördüğünü, olay yerine polisleri çağırdığını, inceleme yaptıklarını, bu hırsızlama olayı nedeniyle şikayetçi olduğu somut olayda Van Cumhuriyet Başsavcılığınca, meçhul şüpheli hakkında her ne kadar soruşturmaya başlanmış ise de yapılan tüm araştırmalara rağmen şüphelinin tespiti açısından somut bir delil ve tespitin bulunmadığı, bu aşamada soruşturmaya devam edilemeyeceği, bu nedenlerle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, başlatılan soruşturma kapsamında Van Cumhuriyet Başsavcılığınca sadece müştekinin beyanına başvurulduğu gözetildiğinde şüphelinin kimlik bilgilerinin tespit edilmesi için gereken araştırmanın yapılması ve ulaşılamaması halinde ise zamanaşımı süresince daimi arama kararı verilerek araştırmaya devam edilmesi gerektiği nazara alınmadan, eksik soruşturma ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

I. GEREKÇE
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160/1. maddesinde, “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.”, 5271 sayılı Kanun’un 160/2. maddesinde “Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve … bir yargılamanın yapılabilmesi için. emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” aynı Kanun’un 170/2. maddesinde, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler. Aynı Kanun’un 172/1. maddesinde, “Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.” hükümleri düzenlenmiştir.
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen mahkeme, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
5271 sayılı Kanun’un 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikâyeti yoluyla soruşturma yaparak maddî gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hâkimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Aynı Kanun’un 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnat edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkûmiyete yeterli olup olmadığı ve tam bir vicdanî kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir.
Somut olayda, şikâyetçinin ikametinin önündeki … korkuluğa … ile kilitlemiş olduğu motosikletin çalındığını beyan etmesi üzerine soruşturmaya başlandığı, Cumhuriyet Başsavcılığınca, “Yapılan araştırmalar neticesinde olay yerini gören görüntü kaydına ve … şahidine rastlanmadığına ve ayrıca şüphelinin kimliğinin tespit edilemediğine dair tutanak tanzim edildiği, yapılan soruşturma neticesinde; her ne kadar faili meçhul şüpheli hakkında soruşturma başlatılmış ise de, yapılan tüm araştırmalarda şüphelinin tespiti açısından somut hiçbir delil ve tespitin bulunmadığı, gelinen aşamada iddialarla ilgili olarak kovuşturmaya geçilemeyeceği ve/veya soruşturmaya devam edilemeyeceği belirtilerek” kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, itiraz merciince “Yapılan soruşturma kapsamında yeterli araştırma sonucunda delillerin toplandığı, gerekçeli olarak hukuki nitelendirmelerin yapıldığı, Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kovuşturmaya yer olmadığına dair kararındaki gerekçenin yerinde olduğu, hakimliğimizce de soruşturmanın genişletilmesine gerek görülmediği, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı” belirtilerek şikâyetçi vekilinin itirazının reddine karar verilmiş ise de; soruşturma dosyası kapsamında yeterli ve etkili soruşturma işlemi yapılmasının gerektiği, bahse konu olayın açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen ve tespiti için etkin soruşturma yürütülmesi gereken meçhul bir kişi tarafından gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, 5271 sayılı Kanun’un 172/1. maddesindeki, kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinin somut olayda mevcut olmadığı, dolayısıyla şüphelinin tespitine yönelik olarak gerekli tüm soruşturma işlemleri yapıldıktan sonra, şüphelinin tespiti halinde iddianame düzenlenmesi, tespit edilemediği takdirde ise, daimi arama kararı alınarak dava zamanaşımı süresince soruşturmaya devam edilmesi gerekirken eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

II. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Van 2. Sulh Ceza Hakimliğinden kesin olarak verilen 02.11.2021 tarihli ve 2021/5199 Değişik İş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, dava dosyasının itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.