YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14459
KARAR NO : 2023/328
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/2943 E., 2020/3916 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/2943 E., 202073916 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin boşanma davasının İstanbul Anadolu 16. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2013/125 esas sayılı dosyasında derdest olduğunu, müvekkilinin biriktirdiği paraları davalının çekerek ortadan kaybolduğunu, müvekkilinin İngiliz Devletinin çocuk başına verdiği 50.000 Pound ile biriktirdiği 75.000 Pound paradan oluşan toplam 125.000 Pound parayı davalı eşinin hesabında sakladığını, davalı eşin bu parayı bankadan çekerek dava dosyasında bildirilen hesaplara ya da başka hesaplara aktardığını, davalı eşinin dükkan ve Mercedes CLK ve BMW X5 otomobilleri de 145.000 Pounda sattığını, bu suretle davalının çektiği paranın toplam 320.000 Pound olduğunu, ortak mal rejimindeki 1/2’si 160.000 Pound paranın müvekkiline ait olduğunu, davalının annesi ile babasına mal kaçırma amaçlı aktarmada bulunduğunu, annesinin üzerine ev satın aldığını, davalının bu eylemlerinin müvekkilini maddi zarara uğrattığını, 6098 sayılı yasanın 49.maddesine göre davalının müvekkiline verdiği 160.000 Pound zararı gidermekle yükümlü olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; İngiliz Devletinin çocuklara verdiği 50.000 poundun ortak mal rejimine girmediğini, 75.000 pound ile ilgili iddiasının da doğru olmadığını, Aile Mahkemesi dosyasındaki vergi kayıtları ve tanık beyanlarına göre davacının iflas etmiş olduğunu, hesaptan para çekerek anne ve babasına aktardığı iddiasının da gerçek olmadığını, müşterek çocuklarına annesi ve kardeşinin yardımları ile baktığını, otomobillerle dükkanın satılarak hesabına para geçirdiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, davalılardan …’ın çeşitli sektörlerdeki kazançları ile 5-6 dairelik mülk edindiğini, …’ın ev kadını olduğunu ve mal varlığı bulunmadığını, davacının İngiltere’ye ziyaret amaçlı gelen kız kardeşi …’e konut alımına yardım etmek için 10.000 Pound elden, 4.800 Pound’u da yeğeni …’ın banka hesabından Garanti Bankası … Şubesinde çalışan yeğeni … üzerinden gönderdiğini, kardeşinin bu paralarla birlikte Kadıköy’de oturduğu evi satın aldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında toplanan tüm deliller doğrultusunda; eldeki davanın tarafların İngilterede evli oldukları sırada davalının birlikte kazandıkları paraların davalı tarafından banka hesaplarına ve diğer davalılara geçirildiği ve davacının bunların iadesini talep ettiği, incelenen banka hesaplarının ortak hesap olmadığı, davalının şahsi hesapları olduğu, hesap yıllarının 2004-2008 yıllarına ilişkin olduğu, taraflar arasında görülen boşanma davasında davacının bu hususları da ileri sürerek boşanma davası açtığı, davacının açmış olduğu boşanma davasının red edildiği, davalı …’nin açmış olduğu karşı boşanma davasının kabul edildiği, davacının maddi manevi tazminata ve davalı … için yoksulluk nafakasına hükmedildiği, davalının eyleminin kanıtlanamadığı, hesapların davalıya ait olduğu, davacı tarafından dava konusunun geri istenmek amacı ile verildiğinin de kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın konusunun aile içinde edinilmiş mallara istinaden ortak mal rejimindeki malların müvekkiline ait 1/2 paylık kısmının davalı eşin haksız fiilleri neticesinde kullanılmış olmasından kaynaklandığını, müvekkilinin zaman zaman davalının da çalışıp kazandığı parayı davalı … … adına Türkiye’de açılan hesaplara göndererek birikim yaparken davalı … … tarafından müvekkilinin haberi olmadan bu paraların bankadan çekildiğini, müvekkilinin bu dosya karara çıkmadan önce İngiltere’ye gidince olayı temelinden çözecek kişi olan … Kızılaslan ile karşılaştığını, bu kişi tarafından yapılan araştırma ve sunulan hesap hareketlerinde davalı … …’e gönderilen havale dökümünde ismi olan kişi olduğunu, buna ilişkin belgenin karar duruşmasından önce mahkemeye sunulduğunu, bu kişinin Türkiye’ye gelerek mahkemede dinletileceğini yazılı olarak talep etmelerine rağmen bu süre verilmeden karar verildiğini belirterek, hukuka ve hakkaniyete uygun olmayan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara ilişkin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken husular yönünden yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, banka hesaplarının ortak hesap olmamasına, davalının şahsi hesapları olmasına, davacının süresinde bildirdiği tanıkların dinlenmiş olmasına göre, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin HMK.nun 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; açılan davanın yerel mahkeme tarafından hukuka aykırı olarak reddedildiği, bu karar üzerine kararın istinaf edildiği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, ancak istinaf incelemesinin yetersiz yapıldığı, hukuki gerçekleri göz ardı edilerek istinaf talebinin reddinin hatalı olduğu gerekçesi ile kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı eşten edinilmiş mallara katılma mal rejiminin tasfiyesi nedeniyle alacak hakkının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 177 nci maddesi, 4787 sayılı Aile Mahkemesi’nin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Yasa’nın 4/1 inci maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 202. maddesinin 1. Fıkrası ile 218 ilâ 241. maddeleri.
3. Değerlendirme
4787 sayılı Aile Mahkemesi’nin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Yasa’nın 4/1. maddesi gereğince, 4721 sayılı Medeni Yasa’nın İkinci Kitabı’ndan doğan dava ve işlere aile mahkemesince bakılır.
Somut olayda; taraflar 26.10.1999 tarihinde evlenmiş,19.02.2013 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 02.02.2016 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir.
Eldeki davanın; dava dilekçesi, iddianın ileri sürülüş şekli ve davacı vekilinin duruşmalardaki beyanından “davaya konu ortak hesapta bulunan paranın gerçekte eşler tarafından edinildiği halde diğer davalı üçüncü kişi konumundaki kayınvalide … ve kayınpeder … hesaplarına aktarıldığı” iddiasıyla, davalı eş ve diğer davalılar … ve … aleyhine açılan edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan katkı payı alacağı istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Daha açık bir anlatımla davacı, üçüncü kişilerin mal varlığına yaptığı katkıyı, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi nedeniyle davalı ve üçüncü kişi konumunda olan eşinden ve kayınvalide … ve kayınpeder …’tan istemektedir.
Evlilik birliği devam ederken birlik yükümlülüklerine uyulup uyulmadığını, dolayısı ile maddi manevi tazminat isteme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğini belirleme görevi Aile Mahkemesine aittir. Görev kamu düzeni ile ilgili olup yargılamanın her aşamasında dikkate alınır. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin
Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.