Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/19343 E. 2023/26060 K. 20.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19343
KARAR NO : 2023/26060
KARAR TARİHİ : 20.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/67 E., 2016/228 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, 62 ve 50 nci maddeleri uyarınca iki kez 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve verilen cezaların 5 ay süreyle kamuya yararlı bir işte çalıştırılma tedbirine çevrilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sübuta, haksız tahrik indiriminin yüksek oranda yapılması gerektiğine, kararın usule ve Yasaya aykırı olup açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerle bozulması gerektiğine vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
… L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak kalmakta olan sanığın rahatsızlığı nedeniyle revirde muayenesi yapıldıktan sonra doktora yarın tekrar gelmek istediğini söylediği sırada infaz koruma memuru olan şikâyetçi F.Y.’nin sanığa “Biz hergün seninle mi uğraşacağız, sürekli reviri meşgul edemezsin.” şeklinde tepki vermesi üzerine sanığın F.Y.’ye hitaben “Ağzına sı.tığımın g.vatı, hayvan oğlu hayvan, öküz, eşşek oğlu eşşek, eşşek, sen kimsin.” diyerek hakaret ettiği, revirden alınarak koğuşuna götürüldüğü sırada da yüksek sesle konuşması nedeniyle infaz koruma memuru olan diğer şikâyetçi A.S. kendisini uyardığında A.S.’ye hitaben de “Sen kim oluyorsun g.vat, sen git evdekine söz geçir, sana ne oluyor.” diyerek hakaret ettiği, iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere (şikâyetçilerin istikrarlı beyanları, bu beyanları doğrulayan olay tarihli tutanaklar ile tanık beyanları, olay yeri görüntüleri ve görüntü izleme birimince tutulan tutanak içeriği, adli sicil kaydı ve tüm dosya kapsamı), Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine ve incelenen dava dosyası içeriğine göre; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş ve sair yönlerden yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Sanığın ”Olay ve Olgular” bölümünde anlatıldığı şekilde şikâyetçilere yönelik hakaret sözlerini aynı kasıt ve olay bütünlüğü içerisinde, kısa zaman aralığında gerçekleştirmiş olması nedeniyle hakaret suçundan, zincirleme suç hükümleri gereğince tek hüküm kurulduktan sonra 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca artırım yapılması gerekirken, ayrı ayrı mahkûmiyetine karar verilerek fazla ceza tayini,
2.Şikâyetçiler ve tanıkların beyanları ile tüm dosya kapsamından, şikâyetçilerden kaynaklanan ve sanığa yönelen haksız bir söz veya davranışın bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında koşulları oluşmadığı halde haksız tahrik hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
3.17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının d bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.12.2023 tarihinde karar verildi.