Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/10418 E. 2023/12623 K. 11.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/10418
KARAR NO : 2023/12623
KARAR TARİHİ : 11.12.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/252 E., 2023/1403 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 25. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/314 E., 2021/373 K.

Taraflar arasındaki maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 16.04.2009 tarihinde TSK’da uzman erbaş olarak göreve başladığı; 13.04.2016 tarihinde … Mevkii Hastanesinden “TSK’da Görev Yapamaz” raporu verilmesi nedeniyle ilişiğinin kesildiği; davalı Kurum tarafından adi maluliyet işlemlerinin yapılması gerekirken Kurumun 17.05.2016 tarihli yazısı ile 7 yıl 2 ay 29 gün fiili, 1 yıl 9 ay 22 gün fiili hizmet zammı olmak üzere toplam 9 yıl 21 gün hizmeti bulunduğu, dolayısıyla toplam 10 yıllık hizmet süresini doldurmadığı gerekçesiyle talebinin reddedildiği; oysa bu hesaplama yapılırken davacının 15 aylık askerlik hizmetinin birleştirilmediği; askerlik hizmetinin de birleştirilmesi için 17.03.2016 tarihinde müracaat edildiği; davacının 11 ay 9 gün eksik hizmetinin görünmesi nedeniyle mağdur edildiği; 10 yıllık hizmet süresini fazlasıyla tamamlayan davacının maluliyetinin kabul edilmesini, ikramiyesinin ödenmesi ve maaşının bağlanması gerektiği iddiasıyla davalı İdarenin işleminin iptaline, özlük haklarının hakediş tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili aşamalarda 10.07.2017 tarihinden itibaren davacıya maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ettiğini beyan etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; 6552 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesi ile 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7/ç maddesine eklenen hüküm uyarınca dava açılmadan önce Kuruma usulüne uygun başvuru yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiği, 16.04.2009 tarihinde J. Uzm. Çavuş olarak göreve giren ve 14.07.2016 tarihinde sözleşmesi feshedilen davacının, her ne kadar 1800 günden fazla 19 yıl 21 gün hizmeti mevcut ise de en az 10 yıldan beri sigortalılık süresi olmaması ya da mevcut hizmet süresi dikkate alındığında başkasının sürekli bakımına muhtaç derecede malul olmaması nedeniyle maluliyet aylığı bağlanamadığı; ayrıca davacı askerli borçlanması yapmak istemekte ise de borçlanmasının sigorta başlangıcını geri çekmeyeceği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacının, muvazzaf askerlik döneminin kazanılmış hak aylığına esas süreye ve emekliliğe esas hizmet süresine eklenebilmesi için muvazzaf askerlik dönemine dair sigorta primlerinin ödenilmiş olması gerektiği; Kurumla yapılan yazışma sonucunda, davacının bu süre için yaptığı borçlanma işleminin tamamlanmadığı; davacının, 5510 sayılı Kanun’un 26/1-b maddesinde düzenlenen en az 10 yıldan beri sigortalı bulunma şartını taşımadığı; her ne kadar Kurum tarafından 05.01.2019 dan itibaren davacıya aylık bağlanmış ise de 02.12.2021 tarihli celsede davacı vekilince 2017 den itibaren aylık bağlanması taleplerinin devam ettiğine dair beyanı gözetildiğinde davacının iş bu davadaki talebinin 10.07.2017 den itibaren maluliyet aylığı bağlanması talebinin reddine dair Kurum işleminin iptali talebi olduğundan davacıya ilk tahsis talep tarihi olan 10.07.2017 den itibaren maluliyet aylığı bağlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının askerlik hizmetinin birleştirilmesi halinde 11 yıla yakın hizmetinin bulunduğu, adi maluliyet aylığı bağlanması talebinin reddine dair Kurum işleminin bu nedenle yerinde olmadığı, yargılamanın devamı sırasında maluliyet aylığı bağlandığından davanın esasının konusuz kaldığı ancak hangi tarihten aylık bağlanacağının uyuşmazlığı oluşturduğu ve bu nedenle davanın açılmasına sebep olan Kurum aleyhine vekalet ve yargılama giderine hükmedilmesi gerektiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 21.08.2005 – 22.11.2006 arası 15 ay askerlik görevini yerine getirdiği, 16.04.2009 tarihinde uzman erbaş olarak açıktan atandığı, 14.07.2016 tarihinde sağlık nedeniyle sözleşmesinin feshedildiği, askerlik borçlanma talebinde bulunmakla birlikte ödeme yapmadığının bildirildiği, 10.07.2017 tarihli maluliyet aylığı talep tarihi itibariyle 10 yıllık sigortalılık süresinin dolmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge adliye mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti davasıdır.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 25 ve 26 ncı maddeleri ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.