YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10328
KARAR NO : 2023/6272
KARAR TARİHİ : 31.10.2023
T U T U K L U
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/3683 E., 2022/3473 K.
ŞİKÂYETÇİ : …
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2022 tarihli ve 2022/35781 Esas No.lu iddianamesi ile sanık hakkında olay günü, saat 17.52 sıralarında Pull and Bear isimli mağazadan alarmını sökmek suretiyle mont çalması şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 53/1 ve 58. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davasının açıldığı,
2.İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2022 tarihli ve 2022/435 Esas, 2022/836 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına ve aynı Kanun’un 58. maddesi gereği cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği,
3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 25.11.2022 tarihli ve 2022/3683 Esas, 2022/3473 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, eylem nedeniyle zararın oluşmamasına, olayı ikrar etmesine, eylemin teşebbüs aşamasında kalmasına, şikâyetçinin şikâyetçi olmamasına rağmen hakkında lehe hükümlerin uygulanmamasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın olay tarihinde alış veriş merkezinin farklı mağazasından hırsızlığa teşebbüs etmesi nedeniyle yakalandığı, sanığın poşeti incelendiğinde Pull and Bear mağazasına ait montun ele geçirildiği, şikâyetçinin yaptığı kontrollerde ele geçirilen montun stok kaydının hala bulunduğu, mağaza içerisindeki kameraları incelediğinde sanığın saat 17.39’da mağazaya girdiği, mağazada bulunan montun alarmını söktüğü, üzerine giyerek saat 17.42’de ayrıldığının tespit edildiği, sanığın mahkeme huzurunda alınan savunmasında üzerine atılı suçu kabul ettiği, tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçu işlediği … görülerek sanığın hırsızlık suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 6 yıl hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 50/1. maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilmesine, aynı Kanun’un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine, 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı, dosya kapsamına göre sanığın aynı alış veriş merkezi içinde farklı mağazada hırsızlık yaparken yakalandığı ve yapılan araştırma neticesinde şikâyetçinin yetkili olduğu mağazadan hırsızlık yaptığının anlaşıldığı gözetildiğinde; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 35 ve 168. maddelerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
İlâmda 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesi uygulanıp ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre cezanın infaz edilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesine karşın, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108/3. maddesinde belirlenen ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 25.11.2022 tarihli ve 2022/3683 Esas, 2022/3473 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirdiğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesine göre hüküm fıkrasından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümden “…cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,” ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkartılmasına karar verilmek suretiyle temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.