Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2023/21776 E. 2023/6271 K. 31.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/21776
KARAR NO : 2023/6271
KARAR TARİHİ : 31.10.2023

T U T U K L U

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/826 E., 2023/1564 K.
ŞİKÂYETÇİ : …
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
SUÇ TARİHLERİ : 25.10.2022, 27.10.2022
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanık … ve sanık … müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

I- Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Yapılan İncelemede
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 25.04.2023 tarihli ve 2023/826 Esas, 2023/1564 Karar sayılı kararının, sanık … ve sanık … müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Sanık hakkında, Ankara Batı 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.01.2023 tarihli ve 2022/802 Esas, 2023/81 Karar sayılı kararı ile mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 43/1, 62/1, 58. maddeleri uyarınca kurulan 1 yıl 15 … hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizlerin niteliği karşısında;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, REDDİNE,
II- Sanığın Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 25.04.2023 tarihli ve 2023/826 Esas, 2023/1564 Karar sayılı kararının, sanık … ve sanık … müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanığın yokluğunda verilen ve 08.06.2023 tarihinde tebliğ edilen karara yönelik, 5271 sayılı Kanun’un 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 14.06.2023 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak aynı Kanun’un 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak REDDİNE,
III- Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafiinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının, 2022/12184 Esas No.lu iddianamesi ile sanık hakkında, hakkında 01.11.2022 tarihli hırsızlık suçundan da kamu davası açıldığı halde bu konuda herhangi bir karar verilmemiş ise de, zamanaşımı içerisinde bu suçtan dolayı karar verilmesi mümkün görülmüştür.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının, 2022/12184 Esas No.lu iddianamesi ile sanık hakkında, şikâyetçiye ait bina içerisinden farklı tarihlerde suça konu malları çalması şeklindeki eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143, 43/1, 53, 58. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davasının açıldığı,

2.Ankara Batı 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.01.2023 tarihli ve 2022/802 Esas, 2023/81 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143/1, 43/1, 62, 53, 58. maddelerinden 9 yıl 4 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına, cezanın ikinci kez mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği,
3. İlk Derece Mahkemesinin anılan ilâmının sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 25.04.2023 tarihli ve 2023/826 Esas, 2023/1564 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi, cezanın üst sınırdan tayin edilmesine, suça konu eşyaların değerinin az olmasının hükmün gerekçesinde yer almaması ve sanık lehine yorum yapılmamasına, sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ve temyiz dışı sanığın 25.10.2022 tarihinde havanın karanlık olduğu gece vakti sayılan zaman diliminde ancak tam olarak belirlenemeyen bir saatte fikir ve eylem birliği içinde şikâyetçiye ait olan ancak faal durumda olmayan okul binasına tel örgülerden atlamak suretiyle girdikleri ve binanın yangın girişini zorlayarak okul binasının içine girerek buradan suça konu eşyalardan kamera ve kayıt cihazını alarak oradan ayrıldıkları, ertesi … bu eşyalardan kamerayı ikinci el satım işi yapan tanık H.B.’nin dükkanına gidip sattıkları, 27.10.2022 günü … vakti sayılan zaman dilimi olan sabah 08.30 sıralarında yeniden suça konu binaya gelip aynı yöntemle içeri girip suça konu diğer eşyaları çaldıkları ve 1 adet kombiye ise kullanılamayacak derecede parçalayarak zarar verdikleri, şikâyetçinin hırsızlık yapıldığını fark ederek şikâyette bulunması üzerine yapılan kontrolde, suça konu binadan 4 adet toplam 6-7 metre uzunluğunda kombi peteği, su pompası motoru, itfaiye hortumu bağlantı parçası, okula ait IP kamera (8 adet), 4 TB kayıt cihazı,1 swich, 300 metre cat 6 kablo, su tahliye motoru, 2 adet kombi pompası, 30-35 adet musluk, 30-35 adet aliminyum kapı kolları, 15-20 adet sifon musluklarının çalındığının ve 1 adet kombinin ise kullanılamayacak derecede parçalanarak zarar verildiğinin anlaşıldığı, her ne kadar sanık suçlamayı kabul etmese de; iş yeri bodrum katta bulunan yerinden sökülmüş kalorifer peteği yüzeyinden tespit edilen parmak izinin sanığa ait olması, işyerinden çalınan malzemelerden kamera kayıt cihazının sanığın kimliği ile tanık H.B.’ye satıldığının … olması ayrıca tanık H.B.’nin beyanında sanığın kimliği ile kamera kaydını satan kişinin diğer kişinin temyiz dışı sanık … olduğunu ve bu sırada bir kişinin de dışarıda beklediğini beyan etmesi dikkate alınarak sanığın suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olan savunmasına itibar edilmeyerek cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Anayasa’nın 138/1. maddesi hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak sanık hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan “suçun işleniş şekli ile kastın ağırlığı” gerekçesiyle alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamış, suça konu binadan 4 adet toplam 6-7 metre uzunluğunda kombi peteği, su pompası motoru, itfaiye hortumu bağlantı parçası, okula ait IP kamera (8 adet), 4 TB kayıt cihazı,1 swich, 300 metre cat 6 kablo, su tahliye motoru, 2 adet kombi pompası, 30-35 adet musluk, 30-35 adet aliminyum kapı kolları, 15-20 adet sıfon musluklarının çalındığının ve 1 adet kombinin ise kullanılamayacak derecede parçalanarak zarar verildiği, şikâyetçinin soruşturma evresinde alınan beyanında zararının yaklaşık 150.000,00 TL olduğunu beyan ettiği gözetildiğinde mahkemenin kabul ve değerlendirmesinde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık her ne kadar üzerine atılı suçu kabul etmediğini aşamalarda alınan savunmalarında beyan etse de; iş yeri bodrum katta bulunan yerinden sökülmüş kalorifer peteği yüzeyinden tespit edilen parmak izinin sanığa ait olması, işyerinden çalınan malzemelerden kamera kayıt cihazının sanığın kimliği ile tanık H.B’ye satıldığının … olması, tanığın alınan beyanında sanığın kimliği ile kamera kaydını satan kişinin temyiz dışı sanık … olduğunu ve bu sırada bir kişinin de dışarıda beklediğini beyan etmesi nazara alındığında mahkemenin kabul ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
İlâmda 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesi uygulanıp ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre cezanın infaz edilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesine karşın 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108/3. maddesinde belirlenen ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 25.04.2023 tarihli ve 2023/826 Esas, 2023/1564 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesine göre hüküm fıkrasından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümden “…cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,” ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkartılmasına karar verilmek suretiyle temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara Batı 11. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.