Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/3049 E. 2023/6765 K. 22.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3049
KARAR NO : 2023/6765
KARAR TARİHİ : 22.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/205 E., 2022/425 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşya ile nakil aracının müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bitlis Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.03.2014 tarihli ve 2013/896 Esas, 2014/181 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi, aynı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası gereği 2 yıl 6 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, eşya müsaderesine ve nakil aracının müsaderesine yer

olmadığına karar verilmiştir.

2.Anılan kararının, sanık ile katılan … İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 19.01.2021 tarihli ve 2019/6432 Esas, 2021/189 Karar sayılı ilâmıyla;
“…Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklinde düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Kabule göre de;
1-Sanıktan ele geçirilen 1.000 karton gümrük kaçağı sigaraların miktarına göre, temel cezada TCK’nin 61 ve 3/1. maddeleri uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Suç tarihi itibarıyla suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu’nun davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
3-Suça konu eşyanın nakil aracının ağırlıklı bölümünü oluşturduğu, nakil aracının değeri ile suça konu eşyanın değeri karşılaştırıldığında nakil aracının müsaderesinin hakkaniyete aykırı olmayacağı anlaşılmakla, malen sorumlunun 31.01.2014 tarihinde talimat ile alınan beyanında araç kiralama işi ile uğraştığını, suça konu aracı sanığa kiraya verdiğini belirtmiş ise de dosya kapsamında sanığa kiraladığına dair araç kira sözleşmesinin bulunmaması karşısında, nakil aracının sanığa kiralandığına ilişkin sözleşme ve ödeme belgeleri getirtilerek, araç kiralama bedelinin ne şekilde ödendiği, malen sorumlunun ticari faaliyet alanı ve suç tarihi itibarıyla faal olup olmadığı, ticaret sicili ve gerekirse banka kayıtları getirtilerek incelendikten sonra malen sorumlunun … niyetli üçüncü kişi konumunda olup olmadığı araştırılarak nakil aracının müsadere edilip edilmeyeceğinin takdiri gerekirken eksik kovuşturma ile nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmesi,…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bitlis 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2021/205 Esas, 2022/425 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ve 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği 2 yıl 6 … hapis cezası ve 1.250 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kazanılmış hak nedeniyle sanığın sonuç olarak 2 yıl 6 … hapis ve 80,00 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, eşya ve nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi, üst sınırdan ceza tayin edildiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine ve hakkında yardım eden indirimi yapılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde kolluk ekiplerince yapılan uygulamada sanığın kullanmakta olduğu 33 HN … plakalı araca dur ihtarında bulunulmuş, ancak aracın durmayarak kaçmaya çalışması üzerine durdurulduğunda, araçta usulüne uygun olarak yapılan aramada 1.000 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık aşamalardaki savunmasında, sigaraların kendisine ait olmadığını, 0 538 063 .. .. numarayı kullanan … isimli şahsa ait olduğunu, para karşılığı nakliyesini yaptığını, ticari amacı olmadığını beyan etmiş, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödeyecek maddi durumunun olmadığını belirtmiştir.

3. 0 538 063 .. .. numaralı hat sahibinin bulunmadığına dair 06.11.2013 tarihli kolluk tutanağı dosyada mevcuttur.

4.Dosyada mevcut kaçak eşyaya mahsus tespit varakasındaki gümrüklenmiş değerin normal kabul edildiği, Dairemiz yerleşik uygulamasına uygun olduğu anlaşılmıştır.

5.Malen sorumlu beyanı dosyada mevcuttur.

6.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.

IV. GEREKÇE
1.Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen sanık savunması, malen sorumlu beyanı, bilirkişi raporu, ele geçen eşyanın miktar itibarıyla ticari mahiyette olması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında ve nakil aracının müsaderesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

2.Mahkemenin 05/03/2014 tarih ve 2013/896 Esas ve 2014/181 sayılı Kararının, katılan … İdaresi vekili tarafından sadece müsadereye ilişkin karar yönünden temyiz edildiği yanılgısıyla sanığa eksik ceza tayini temyiz edenin sıfatı göz önünde bulundurularak bozma nedeni yapılmamıştır.

3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın ve malen sorumlunun yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

4.Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen,
a.Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 21.12.2020 tarihli ve 2019/12341 Esas, 2020/20249 Karar sayılı ilâmıyla; bozulmasına karar verilen mahkemenin 25.09.2014 tarihli hükmünün yalnızca sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle, sanık hakkında 5607 sayılı Kanun uyarınca temel ceza belirlendikten sonra 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son cümlesi gereği kazanılmış hakkı gözetilerek sanığın cezasının 2 yıl 6 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken sonuç ceza olarak 2 yıl 6 … hapis ve 4 gün karşılığı adlî para

cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
b.Malen sorumlunun suçtan haberi olmadığına ve aracın sanığa kiralık olarak verildiğine dair aksi ispat edilemeyen beyanına istinaden iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olması, suça konu aracın daha önce başka bir suçun işlenmesinde kullanıldığına dair dosya kapsamında herhangi bir şerhin mevcut olmaması karşısında nakil aracının iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (4) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2021/205 Esas, 2022/425 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği,

1.Gerekçeli bölümünde (4-a) bendinde açıklanan, hükmün kazanılmış hakka ilişkin (d) ve (e) paragraflarının hükümden çıkarılarak yerine “Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2014 tarihli, 2013/896 Esas, 2014/181 Karar sayılı kararının yalnız sanık tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle CMUK 326/son gereği kazanılmış hakkı nedeniyle sanığın cezasının 2 yıl 6 … hapis ve 80,00 TL olarak infazına” ibaresinin eklenmesi,

2.Gerekçe bölümünde (4-b) bendinde açıklanan nedenle nakil aracının müsaderesine ilişkin (3) numaralı paragrafın hükümden çıkarılarak yerine “suçta kullanılan 33 NR 421 plakalı nakil aracının trafik sicil kaydındaki şerhin kaldırılması suretiyle hak sahibine İADESİNE,” paragrafının eklenmesi, diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.06.2023 tarihinde karar verildi.