Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/16552 E. 2023/6764 K. 06.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16552
KARAR NO : 2023/6764
KARAR TARİHİ : 06.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/121 E., 2022/161 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I.HUKUKÎ SÜREÇ
A.Asıl Dava Yönünden;
1…. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2014 tarihli ve 2013/657 Esas, 2014/298 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi gereği 2 yıl 6 … hapis ve 1.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve eşya müsaderesine karar verilmiştir.

2.Anılan kararın sanık tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay Kapatılan 19. Ceza Dairesi’nin 28.11.2019 tarihli ve 2019/10012 Esas, 2019/14729 Karar sayılı ilâmıyla; ”..1-Gümrük kaçakçılığı suçlarında korunan hukuki yarar; Devletin egemenlik hakkının bir kısmı olarak ortaya çıkan kendi milli sınırları dahilindeki her türlü eşya giriş ve çıkışını kontrol etme ve düzenleme yetkisidir. Anılan fiiller ile devletin söz edilen egemenlik hakkının ihlali ile birlikte devletin vergilendirme hakkı ve mali yararlarını da ihlal ettiği kuşkusuzdur. Verginin ise devletin kamu hizmetlerini finanse etmek için toplumu oluşturan kişilerden zorunlu olarak alınan ekonomik değerler olduğu nazara alındığında gümrük kaçakçılığı suçlarının vergi kaybına sebep olması sonucu, kamu hizmetlerinin finansmanında güçlükler doğuracağı muhakkaktır. Bu itibarla, gümrük kaçakçılığı suçlarının mağdurunun da devletin yürüttüğü kamu hizmetlerinden yararlanan bireylerden oluşan toplum olduğu cihetle;
UYAP ortamında yapılan araştırmada, sanık hakkında 04/05/2013 tarihinde işlediği aynı suç nedeniyle açılan kamu davası üzerine, … 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 2014/73 (E) ve 2014/378 (K) sayılı hükmün dairemizce incelenerek aynı gün bozulmasına karar verilmesi karşısında;
Anılan dava ile iş bu dava birleştirilerek, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek sureti ile sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK’nin 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
2-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de,24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
3-Bandrolsüz olduğu hususunda tereddüt bulunmayan sigaralara ilişkin keşif yapılarak sanığın sebep olmadığı yargılama giderine hükmolunması,.. ” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3…. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2022 tarihli ve 2020/121 Esas, 2022/161 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (kaçakçılık) suçundan 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollaması ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları ile 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi, 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası 5237 sayılı Kanun’un 62, 52, 51, 53 ve 54 üncü fıkraları uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, hak yoksunluklarına, eşya müsaderesine karar verilmiştir.

4.Birleşen … 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/1081 Esas sayılı dosya yönünden eylemin müstakil suç kabul edilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.12.2022 tarihli ve 2022/98381 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

B.Birleşen 2014/73 Esas sayılı dosya yönünden;
1…. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.05.2014 tarihli ve 2014/73 Esas, 2014/378 Karar sayılı kararı ile sanık ile temyiz dışı sanık … haklarında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi gereği 2 yıl 6 … hapis ve 2.500,00 TL adlî para cezası ile

cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve eşya müsaderesine karar verilmiştir.

2.Anılan kararın sanık tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesi’nin 28.11.2019 tarihli ve 2019/8851 Esas, 2019/14730 Karar sayılı ilâmıyla; ”..1-Gümrük kaçakçılığı suçlarında korunan hukuki yarar; Devletin egemenlik hakkının bir kısmı olarak ortaya çıkan kendi milli sınırları dahilindeki her türlü eşya giriş ve çıkışını kontrol etme ve düzenleme yetkisidir. Anılan fiiller ile devletin söz edilen egemenlik hakkının ihlali ile birlikte devletin vergilendirme hakkı ve mali yararlarını da ihlal ettiği kuşkusuzdur. Verginin ise devletin kamu hizmetlerini finanse etmek için toplumu oluşturan kişilerden zorunlu olarak alınan ekonomik değerler olduğu nazara alındığında gümrük kaçakçılığı suçlarının vergi kaybına sebep olması sonucu, kamu hizmetlerinin finansmanında güçlükler doğuracağı muhakkaktır. Bu itibarla, gümrük kaçakçılığı suçlarının mağdurunun da devletin yürüttüğü kamu hizmetlerinden yararlanan bireylerden oluşan toplum olduğu cihetle;
UYAP ortamında yapılan araştırmada, sanık hakkında 25/05/2013 tarihinde işlediği aynı suç nedeniyle açılan kamu davası üzerine, … 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 2013/657 (E) ve 2014/298 (K) sayılı hükmün dairemizce incelenerek aynı gün bozulmasına karar verilmesi karşısında;
Anılan dava ile iş bu dava birleştirilerek, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek sureti ile sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK’nin 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
2-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
3-Bandrolsüz olduğu hususunda tereddüt bulunmayan sigaralara ilişkin keşif yapılarak sanığın sebep olmadığı yargılama giderine hükmolunması,..” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma uyarınca yapılan yargılama sonrasında … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2020 tarihli ve 2020/127 Esas, 2020/85 Karar sayılı kararı ile dava dosyasının, aynı Mahkemenin 2020/121 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine ve yargılamanın 2021/121 Esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.

C. Birleşen 2020/1081 Esas sayılı dosya yönünden
Sanık hakkında … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.04.2014 tarihli 2014/31 Esas, 2014/302 Karar sayılı kararı ile 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan mahkûmiyetine karar verildiği, anılan kararın temyizi üzerine Dairemizin 19.10.2020 tarihli ilâmıyla 7242 sayılı Kanun değişikliklerinin değerlendirilmesi gerekçesiyle bozulduğu ve bozma sonrası dosyanın temyiz incelemesine konu … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/121 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; 04.05.2013 tarihli atılı suçu kabul etmediğine, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, asıl dava yönünden gümrüklenmiş değerin iki katını ödemek için ek süre verilmesi talebine ilişkindir.

III.OLAY VE OLGULAR
1.Asıl davaya ilişkin olay tutanağında; 25.05.2013 tarihinde sanık tarafından işletilen büfede kaçak sigara satışı yapıldığı ihbarı üzerine Varsak isimli büfede sanığın huzurunda, kolluk görevlilerinin kontrolü sırasında, iş yerinin tezgahının üzerinde görünür vaziyette çeşitli markalarda toplam 525 paket kaçak sigara ele geçirilmiştir.

2.Birleşen davaya ilişkin olay tutanağında; 04.05.2013 tarihinde, kolluk ekiplerinin Yurtiçi Kargo Şubesinin önünden hareket eden 07 … 25 plakalı aracı sokak üzerinde durdurdukları, sürücüsünün temyiz dışı sanık … olduğu, aracın arka kısmında bulunan kolilerde ne olduğunu temyiz dışı sanık Lider’e sorduklarında, kolilerin içinde bandrolsüz sigara olduğunu, kendisinin araç kiralama işi yaptığını, sigaraların aracı kiralayan sanık … …’a ait olduğunu, sanık …’ın polisleri görünce kaçtığını beyan ederek ne olduğunu bilmediğini kendisini gizli numaradan arayan bir kişinin kargo şubesinden rızasıyla koliler açıp gösterdiği ve toplam 1500 paket kaçak sigaranın ele geçtiği anlaşılmıştır.

3.Sanık asıl dava kapsamında alınan savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmiş, birleşen dava kapsamında ise üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, hakkında mahkûmiyet kararı kesinleşen sanık …’ın beyanı dışında mahkûmiyeti için somut delil bulunmadığını, kargo göndericisi, alıcısı ve teslim alanın kendisinin olmadığını beyan etmiştir.

5.Ana ve birleşen dosyalara ait kaçak eşyaya mahsus tespit varakaları dava dosyasında bulunmaktadır.

6.Ana ve birleşen dosyalara ait bilirkişi raporlarında; ele geçen sigaraların kaçak ve bandrolsüz olduğu tespit edilmiştir.

7.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Sanığın 04.05.2013 tarihli eylem yönünden, sigaraların ele geçirildiği kolilerde arama yapılmasına dayanak teşkil eden mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet Savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, sanığın kaçak sigaraları ticari amaçla bulundurduğuna dair ikrarının da olmadığı cihetle, Anayasa’nın 38 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı Kanunun 217 nci maddesinin ikinci fıkrası ve yine aynı Kanunun 230 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre, hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, sanığın ikrarı da bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde bu eylemi nedeniyle mahkûmiyetine karar verilmesi;

2.Kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2022 tarihli ve 2020/121 Esas, 2022/161 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.07.2023 tarihinde karar verildi.