Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2023/2091 E. 2023/6066 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2091
KARAR NO : 2023/6066
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/357 Değişik İş – 2021/359 Karar
SAYISI : 2021/İHK-9539
HÜKÜM/KARAR : Kabul/İtirazın kabulü, … kararının kaldırılması,
SAYISI : K-2021/19874

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince kabulüne, … kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.

… kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan aracın 22.12.2019 tarihinde yaya olan davacıya çarptığını ve davacının yaralanarak malul kaldığını, davalıya başvuru yapılmasına rağmen zararın giderilmediğini belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 1.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 143.218,40 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı tarafından sunulan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunu, raporun 18 aylık iyileşme süresi dolmadan düzenlendiğini, sigortalı araç sürücünün kusurunun belirlenmesi gerektiğini, avans faizi talebinin yerinde olmadığını, sigortalı araç sürücüsü ile davacı arasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. … KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…heyetçe alınan adli tıp heyeti bilirkişi raporunda davacının %8.1 oranında sürekli maluliyeti olduğu belirlendiği, meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacının zararının PMF Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak belirlendiği” gerekçesiyle başvurunun kabulüne 143.218,40 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 21.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre düzenlenemediği, raporun engelin kalıcı hale gelmesi için geçmesi gereken 18 aylık süre dolmadan düzenlendiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz yöntemi ile yapılması gerektiğini, ceza dosyasında uzlaşma sağlanıp sağlanamadığının tespiti gerekirken bu eksiklik giderilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacı lehine fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek … kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacının sürekli maluliyeti bulunup bulunmadığı ve kaza ve illiyetinin bulunup bulunmadığı hususlarında adli tıp konusunda uzman hekim bilirkişi heyetinden rapor alındığı, sunulan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olduğu, dosya kapsamında uzlaşmaya ilişkin herhangi bir belgeye rastlanmadığından davalının bu yöndeki itirazının yerinde olmadığı, davalının anılan hususlara yönelik itirazlarının reddi gerektiği, ancak davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiği, bu nedenle heyetçe ek rapor alındığı, ayrıca kaza tarihi itibariyle heyetçe Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’e göre belirlenen %5 maluliyet oranının esas alınması gerektiği, alınan ek rapora göre davacının zararının 60.890,25 Tl olduğu belirlendiği, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinde Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrasının esas alınması gerektiği, davalının bu yönlere ilişkin itirazının yerinde olduğu” gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, … kararının kaldırılmasına başvurunun kısmen kabulüne, 60.890,25 Tl sürekli iş göremezlik tazminatının 21.10.2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının sürekli maluliyet oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespiti gerektiği, davacıya ait iki ayrı maluliyet raporu bulunduğu, raporlar arasında fahiş fark olması nedeniyle çelişkinin giderilmesi gerektiği, davacı lehine fazla vekalet ücretine hükmedildiği, soruşturma dosyasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespit edilmesi gerektiği gerekçeleriyle … kararının bozulmasını talep etmiştir.

2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; … kararında müvekkili lehine hükmedilen vekalet ücretinde 1/5 oranında indirilmesinin hatalı olduğunu, … kararında dayanak alınan yönetmeliğin kanuna aykırı olduğunu, kanuna aykırı olan yönetmeliklerin iptal edilmemiş olsa bile dikkate alınmayacağını belirterek … kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan aracın sebebiyet verdiği trafik kazasında yaya olan davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun’un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
1. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.

11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 22.12.2019 tarihinde meydana gelmiştir.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

2. Dosyanın incelenmesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacının sürekli iş göremezlik tazminatının belirlenmesine yönelik alınan hesap raporunda PMF-1931 Yaşam Tablosu kullanılarak prograsif rant yönteminin esas alındığı, davacı vekili tarafından PMF-1931 Yaşam Tablosu esas alınarak yapılan hesaplamaya göre davanın ıslah edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince de ıslah doğrultusunda başvurunun kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından karara itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi ile yapılan hesaplamaya itibar edilerek davalı vekilinin itirazının kabulüne, … kararının kaldırılmasına ve başvurunun kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.

Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Bu itibarla; … kararının dayanağı tazminat hesaplamasında, TRH 2010 Yaşam Tablosunun kullanılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak davacının hak kazanabileceği işgücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve … tarafından da karara esas kabul edilen aktüer bilirkişi raporunda, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi ile tazminat hesabı yapılmıştır. Tazminat hesaplamasında, yeni genel şartlar ve ekindeki cetvellere göre hesaplama yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı kararı ile; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90 ıncı maddesindeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir” bölümündeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan yapılması gereklidir ki, … tarafından esas alınan hesaplama bu yönüyle hatalıdır. Ne var ki, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile birlikte progresif rant formülünün uygulanması lehe olmasına rağmen, davacı vekili tarafından … kararına karşı itiraz edilmediğinden davacının zararının PMF-1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak belirlenmesi gerekir. Kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

3. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında “Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir.” hükmü yer almaktadır.

Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” düzenlemesi mevcuttur.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise “Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir…” şeklinde düzenlenmiştir.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davacı yararına maktu ücretin altında kalacak şekilde vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.

4. Bozma nedenlerine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin, (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan … kararının BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (4) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ile davalıya iadesine,

Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,

08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.