YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17784
KARAR NO : 2023/25937
KARAR TARİHİ : 19.12.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/277 E., 2016/141 K.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜMLER : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanıklar hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan açılan kamu davalarında, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşme kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz isteğinin; eylem tarihinde suç sayılan bir düzenleme olmadığı, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi ve avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıkların, dosya içerisinde mevcut yapı tatil zabıtlarında belirtildiği şekilde imar kirliliğine neden oldukları iddia edilen olayda; suça konu imalatların 1999 depreminden sonra yapıldığı, zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle Yerel Mahkemece düşme kararları verildiği belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanıkların suça konu imalatları hangi tarihte yaptıkları hususunda bilirkişi incelemesi yapılmadan eksik inceleme sonucu suç tarihi 1999 yılı kabul edilip zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi hukuka aykırıdır. Ancak;
2. Sanıkların yargılama konusu imar kirliliğine neden olma eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanıklar … ve … için 15.09.2015 tarihli savunmaları, sanık … için ise 14.10.2015 tarihli savunması olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.12.2023 tarihinde karar verildi.